Kendi içine kapalı..
…. olmadı….
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
…. olmadı….
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Uzun süredir lastik tercihlerimde bridgestone yada lassa tercih ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde de yazdığım üzere Bridegestone GR-80 almıştım. Arabanın eskiyen ayakabıları için. Ancak performans ultra yüksek performans sınıfında Lassa İmpetus Sportu yakalayamadı.
Bende satın aldığım yerdeki arkadaşlarıma bu durumu ilettim, sağolsunlar çok ilgilendiler.
Bölge şefimizle görüştürdüler. Bana daha evveldende ismini duydugum Bridgestone adrenalin modelini tavsiye ettiler, biraz düşünmem gerekti tabi… Duygusal nedenlerden. Ama arabamı kullanırken zevk alamıyordum. Bir miktar zarar edecek olsamda denemeye karar verdim. Diğer lastiklerimi vererek 4 adet adrenalin taktırdım.
Sırt dizaynı, dokusu ve hamuru çok iyi. Asimetrik. İç ve dış yanak yapıları da farklı.
Şimdilik şehiriçinde kullandım. Çok fazla yüksek süratlare çıkamadım. Ancak ilk izlenimlerim: adrenalin, arabanın stabilitesi, yük dağılımı yönünden gayet başarılı. Virajlarda daha önceki lastiklerime göre daha iyi bir tutunma ve kontrol sağlıyor. Fren mesafesi kısaldı… Düz yolda giderken akış mükemmel.
Tabi teknik testler yapma imkanım yok ama yapmışlar üretenler. Teknik özellikleri için aşağıdaki adresten yararlanabilirsiniz.
http://www.bridgestone-adrenalin.com.tr/
Yani keyifli bir sürüş, agressif isteklere tepki ve zevk almak istiyorsanız tavsiye ederim…
[poll=7]
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Bir bebek gibi emekleyerek,
Emekleyerek, yürümeye çalışıyor bu beden,
Yardım almadan kalkamayacak kadar güçsüz…
Sevmeye çalışıyor bu yürek…
Bir bebeğin gözlerindeki gülümseme kadar saf,
Şarkıların altını çizdiği sözsüz nakaratlar kadar acıklı,
Düşünmekten yorulmuş bedenler kadar ıssız,
Bir o kadar,
Umutsuzca…
Berkant.. Ankara 26/06/07-03:07
No Comments »
Filed under: Şarkılar ve Sözleri, Şiirler

Tortuları kalmıştı herşeyin,
Tortular eriyordu dolan her yeni bardak suda,
Her yeni dolan su tortularınla karışıyordu,
Her karışan su içimde erimek bilmeyen yeni tortular bırakıyordu.
Azalmıyordun içimde tortu tortu birikiyordun
Biriktikce bana gelmiyor…
Uzaklaşıyordun
Bir tutam uzaklık
Bir tutam hasret
Bir tutam uykusuzluktun
Kalbimde biriken tortulardın,
Eridikçe kanımda, beni zehirleyen…
Berkant.. Ankara 26/06/07-03:35
No Comments »
Filed under: Şiirler
Doğuşla başlayan bir hikayemiz var hepimizin. Uzun yada kısa bir zaman geçtikten sonra yaşama veda edişle biten, hikayemizin kısa kısmının sonu. Bu süreçte herkes bir “öz” e sahip. Belki bilinçli olarak belkide bilinçsiz olarak kendimize eklediklerimiz var. Kimi zaman “öz” e ek kimi zaman “öz”e karşı.
Her ne olursa olsun nefes alıp verdikçe etkileşimlerimiz var. Yaşadığımız ortamdan,birlikte olduğumuz insanlardan, uzaklarda öten bir kuş sesinden etkileşimlerimiz. Kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz. Bu oluşların etkilerini kendimize bakıp dışardan değerlendiremediklerimiz var. Değerlendirdiklerimiz var aklımızla, aklımızın yetmeyip ruhumuzun hissettikleri var iyiliğini, kötülüğünü. “Öz”ü geliştiren yada “öz” e zarar veren her anın bizde bıraktıkları var, aldıkları var. Zaman zaman kontrolümüzde zaman zaman bizden izinsiz yada bize sormadan kendiliğinden.
Ya hayatı akışına bırakacağız kontrolsüzce akıp gidecek umarsız, nereye gittiği belli olmadan ya da bir yol çizeceğiz : Hedefimizi belirleyip, asla nihayetlendiremeyeceğimiz aşikar olsa da. O yolda yürümek var.
Yolumuzu belirlediğimizi düşünürsek o yolda kimi zaman sapışlar var, sağa sola değişimler var rotada, elimizde olarak yada kendiliğinden…
Ne zaman akılla kontrol edemedik. Ruhumuz bizi uyardı: Yolları düzeltmek var. Ya da bırakıp beklemek kalbin kararmasını, tercih bizim…
İçimizde hep batan bir sızı var kalp tamamen kapkara olana kadar. Sonra kapkara kalpten bir damla aydınlık beklemek var. Mutluluk aramak, tatmin olmak, maddi beklentiler var. Hepsini elde etsekde bir damla mutluluk bulamamak var.
Yada karardıkca kalpler ne şekilde olursa olsun, elimize alıp silgileri, gerekli temizliyicileri yıkamak var kalbi… “Kim” yada “Ne” artık ne iz bıraktı ise üzerimizde. Gereklileri bırakmak, bize batan tüm dikenleri çıkartmak, etrafında yarattığı karanlık delikleri silmek var… İzi kalsada…
Hayata karşı bir refleks var içimizde, kimi zaman bu refleksler bizi itsede karanlıklara…. “Öz” ü hatırlayıp, “öz” e dönmek var…
Her ne kadar mücadele zorda olsa, tüm dağlarla savaşmak gereksede, yılmak yok ölmek var… Yakalamak var ötesini her ne kadar korkutsa da, inanmak var, güvenmek var…
Beklemek var hep…. Hep var olan oluşumuza dönüşümüzü…
Deneme… Berkant. 04:47 Serinleten bir sabah esintisi sayesinde… 24/06/07/Ankara
No Comments »
Filed under: Yazılarım
Bu gece yine arada sırada yaptığımız arkadaş toplantılarından birindeydim. Sağolsunlar herşey çok güzeldi. Ama nedense bu toplantılardan sonra nedendir bilemiyorum içimde bazı düşünceler gelişiyor. Yazmak istiyorum, anlatmak istiyorum ama bir türlü tarif edemiyorum. Sadece karmaşık diyip geçmekle yetiniyorum.
Çok önceleri de yine aynı grupla yalnız katıldığım toplantılardan sonrada benzeri duygular yaşardım. Sonra bir süre bu toplantılara yanımda bir insanla ama yine yalnız katılmaya devam ettim, düşüncelerim kabuk değiştirdi ama yine vardı bişeyler.
Sonra yine şu sıralar yalnız katılıp yalnız ayrılır oldum. Geldim yine benzer düşünceler, yine bir kendinini kötü hissediş, uyumak istegi ama uyuyamama…
Belkide artık kabullenmeliyim, yada tarif etmeli ve çözmeliyim.. İçimi titreten, aglamaklı yapan, düşündüren, mutsuz eden bu tarz hislerden. Kendime benden başka yardım edecek kimsede yok. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Yine tanınlamadan bitsin…. Her yazımda olduğu gibi…
No Comments »
Filed under: Yazılarım
Efsane, boş bir mekanda çalmaya başlar… Mekan dolar taşar. Biz girdiğimiz yerlerde ne kadar çalabiliyoruz kendi enstrümanlarımızı. Yada mekanları ne kadar mahvedebiliyoruz yaptıklarımızla .
[youtube Wr-XlnZalWQ]
Burda da Sözler:
Click to continue reading “Joe Cocker Unchain my heart”
No Comments »
Filed under: Şarkılar ve Sözleri
İstanbul’a gittiğimde son derece kötü bir şeçim olarak gittiğim bir film. Heleki benim gittiğim o ruh haliyle. Şimdi düşünüyorumda sinemaya gitmek istendiğinde bazen kötü tercihler yaparız. Bu film de en kötülerinden biriydi. Hoş tercih benim değildi. Neyse Film mistik şeyleri araştıran bir ablanın yanına mistik bir kızaran ırmak manzarasını çözmesini isteyen bir adamın gelmesiyle başlıyor. Her yönden sıradan devam eden film. Sonuda tek kalanın haklı olması ve bir devam filmi çekileceği şeklinde imajla amerikanvari gizemle bitiyor. Paranıza yazık olur. Her çıkan filme gitmek gibi bir alışkanlığınız yoksa tabi.
[poll=6]
No Comments »
Filed under: İzlediğim Filmler
Çıktığı günden beri tüm zamanların en iyi şarkısı olarak düşündüğüm bu şarkı, neden yok dedim sayfamda. Nedendir bilmem :” konuşma, açıklama yapmaktan vazgeç kısmı”aslında ,tamamı hoşuma gidiyor. Defalarca dinlerim. Hatta herkesin her yere yazdığı kelimler vardır ya ben dont speak yazarım
Bende bilmem nedendir.
Burdada sözler ve albüm:
Click to continue reading “No Doubt, Dont Speak”
2 Comments »
Filed under: Şarkılar ve Sözleri