Bidon Muhabbeti :)

Evet şu günlerde artık sebebi her ne olursa olsun. Ankara’da su kesintileri başladı. Herkesin gündelik konuşmalarına yeni bir kavram yerleşti “Bidon aldın mı abi” , “Ay kız bizim herif almış 3-4 bidon ne yapacaksak, yetmezde şimdi… ” şeklinde. Daha ne replikler.

Yani biz ülke olarak su açısında çok zengin olmasakda çok da fakir değiliz. Her zamaki gibi kaynaklarımızı etkin ve verimli olarak kullanamıyoruz. Maalesef durum böyle. Ama fırsatçılıkta üstümüze yok 5 milyonluk bidonlar oldu altın, eğer parayı bidona yatırsaydık ne dolar ne avro nede altın deli para kazanırdık :) .

Ankara’nın hemen hemen her yerinde yollarda parklarda bahçelerde araba tamircilerinde, hatta yol üzerlerinde bile bidon satılır oldu. Bizde olduk bir bidon klanı :) Hepinize sabır diliyorum. Vay benim memleketim.

Buyrun burdan bakınız hangi bölgedesiniz, ne zaman sular kesilecek. Gittim mi 48 saat gelmeyecek, susuz hayatta, suların bollaşması ve daha etkin kullanılması dileğiyle.

Click to continue reading “Bidon Muhabbeti :)

Güzel bir gece sabahında eymir kenarında…

Güzel bir gece ve sabahtı, dinlendirici, karışık, karmaşık, felsefi, yalnız. Devamında uyumadan diğer şeylerle uğraştım akşama enerji bitmişti. Sanırım yaşlanıyorum :)
[Gallery=9]

İddialı ama :) öyle…

Gülşen abla ne demiş :) şu birkaç gündür favorim

İstemesende dostlar sorar
Benden konuşacaksın
Evde her eşya sana dedil
Alehimemi kullanacaksın

Sevişirken başkasıyla
Benim kokun odanda
Aynalarda yansımam belirir
Geçemezsin Uykulara

Tutulmadı vaatler
Nerde o sözünün eri
Seni vurdun da yeminler
Yıkanırsın elimin kiri

Hangi aşk vazgeçilmez demiştin
Hangi ten unutulmaz
Benimki unutulmaz
Anlayacaksın

Ve artık..

Ve artık sahnede bir kaç kez oynanmış oyunlar
Artık yeniden sahnelenemiyecek kadar güzeller,
Sahneden çekilen karakterler,
Yeni oyunlarını oynayacak…

Ve artık sahneden kalkmış güzelliklere olan inançlar,
Kalkmış artık sahnelerden gerçek olan sözler,
Oynanan oyunların senaryoları kalmış,
Yeni senaryolara yazacaklar…

Ve artık ben, geriye kalanlarla benden..
Devam edecek artık, bıraktırılmışlarıyla barışarak..
Barışı nefret sağlasa da,
İnanılmayacak artık sahte sözlere… Gözlere bile belki…
Yeni bir hikayeyi baştan kaleme alacaklar…
Yeni bir kalem yeni bir temizliği umutsuzca arayacaklar…..

26/07/07 Ankara…

Geçmişle Barışmak..

Benim olanlar değişmedi. Duygular benim, kime karşı hissetiğin değil, kimin hissettiği önemli. Yankılanmış yada sönümlenmiş…

Güllere…..

Seneler bana güller getirmemişti hiç,
Güller bana seni de getirmemişti,
Sevgi güllerin tomurcuğunda
Gül kadar güzelde olmamıştı,
Ne beyaz ne de kırmızı,
Uzaklardan bir çiçek bana çiçek de göndermemişti,
Bir sabah uyandığımda seni görmekten güzel olmayan
Bir tek onlar vardı.

Sensiz senelerime kırmızı,
Seninle olana beyaz,
Sanki bana gelirken giyeceğin,
Kalan senelerimde bütün çiçeklerimi alacağın günler gibi

Bir Berkant hikâyesi,
Doğumunu bekleyen şiirlerim gibi sana.
Şiirlerim olan doğumlarında her duygunun,
Alırken ömrümü bırakmadan seni geride, en güzel bekleyişlerim.

Ve bir gül şarkısı,
Anlamlarını hissedemeyen sözcüklerin,
Sana yüklediği manalarda buluşmak üzere,
Hep seninle olsun koruyucu meleklerin.

Susmaklar

Sussan da sen,
Konuşmasan da….
bir sesin var senin bende..
söyler seni bana….
Ses olduğunda yanımda,
Kalbimde çınlayan ismin gibi,
söylemezler susarlar seni bana…..

Yağmurlara

Biliyor musun sevdiğim…
Şimdi tek yapmak istediğim ağlamak,
Gözyaşlarımla sulamak tenini,
Peki, biliyor musun neden ağlıyorum,
En az senin kadar bende bilmiyorum,
Tomurcuklarında çiğ taneleri gibi gözyaşlarım…
Sadece seni sevmek istiyorum….

Biliyor musun sevdiğim ağlıyorum
Belki de yıkamak için sana gelen tüm çirkinlikleri,
Bende bilmiyorum gözyaşlarım yeter mi?
Ama yetmediği yerde akar pınarlar,
Senin ve benim için

Berkant/Ankara

16.08.2005

Susma.. Aşkın’dan

Bu gece eskilerden gittik. Hey gidi günler hey ne çabuk ğeçer zaman. Farkında olmadan bazen.. Bazen farkında olsakda durdurma şansımız olmadan akıp gidiyor.

Burda Sözler:

Click to continue reading “Susma.. Aşkın’dan”

Resimlerin Arasından

Bir zamanlar oğlum diye severdim, adı rüzgardı … Babasına çekmişti. Ancak şu sıralar sevemiyorum artık, benden aldılar. Düşündüm burda olmalı mı diye. Sonra oglan bizim dedim. Herneyse içimden geldi koydum. Annesi artık iyi bakar.. Yazık oldu üvey evlat oldu artık…Garip :)

[singlepic=88,320,240,watermark,]

Eski Aşkların Şarkısı…

Sultan-ı Yegah, Nur Yoldaş’tan. Ben ilkokul 1 de iken dinlerdim. Hala severim.. Bir şarkı daha vardı Handan onu bulamadım arşivlerden. Keyifli bir şarkı..

Hata Senin Kanında Var.

E adam yazmış… Sözlerinde katılıdığım en güzel yeri Hata senin kanında var :)
Bu arada ritmi biraz yawaş.. yada benim beynim hızlı çalışmaya başladı.

Burdada sözler

Click to continue reading “Hata Senin Kanında Var.”

Nefret Ettim Bakışlarından…

Nefret ettim bakışlarından,
Nefret ettim sana ait olan her küçük zerreden..
Büyüttüm onu içimde, savaşmak için,
Kontrol ettim,
Gerçekleri anlamak için,
Anlamak için dua ettim…

Bir kırıntı bulmak için, her saniye geçmişimi sorguladım…
Hatırladıkca, Bana bakışlarını ben ağlarken..
Nefret ettim bakışlarından…
Değmeyen birine ağlayan gözlerimi görmesinden,
Nefret ettim…

Gözyaşlarımdam nefret ettim,
Barışmalarından yeniden sevdayla,
Sonra yine onları sevdim,
Vefalarından,
Devam ettim sevmeye,
Hem nefretimi, hem sevgimi…
Devam ettim, Hatırlamaya,
Sonra susturdum düşüncelerimi…
Bakmadan bir daha eski, eskimiş fotoğraflara…