Dünya Üzerinde İnsanlar…
Konuyu belirlemiştim aslında kafamda, heşey yazmak için müsaitti ama birden farkına vardım, daha doğrusu ellerim klavyenin üzerinde hareketsiz kalınca farkına varmak zorundan kaldım. Bu farkındalık beni rahatsız etti, hiçbirşey yazmadan kapatmak istedim yazma aracını. Ama bir taraftan içimde büyüyen bu şeyi kendi kendimi yazarken anlayabilirim diye düşündüm. Halen daha başarılı olabilmiş değilim anlamak hususunda.
Benim yazmak istediğim açıklamak istediğim şeyler başarması öyle kolayca yapılamayacak bir işti. Yargılamak gerekiyordu tarihi çok eskilerden bugüne kadar. Yargılamakta deil esasında anlamak, farkına varmak, yorumlayabilmek ve herşeyden önemlisi bu nimete sahip olabilmek. Anlayıp uygulamış olabilme nimetine.
Kendimi şanslı olan kulların arasında görüyorum ama bir taraftanda kendimi sorguluyorum, bana verilmiş olam bu nimete ne kadar saygı gösterebiliyorum. Kendi kendini sorgulmaya geldiğinde kafamın içindeki birçok şey daha beliriyor. Bu yazıyı yazarken bile, kendimi yazdığım bu sayfayı kendim okurken bile. Bu zihin kurcalayan düşüncelerimin ne hepsi burda birkaç kelimede açıklanabilir ne de ben o derecede etkili bir şekilde kendimi tanıyarak ifade edebilirim ruhumda fırtınlar estiren o duyguyu.
Melankolik birkaç şarkı eşliğinde yazarım yazımı, gene kalır içimde yazacaklarım gene hüzünlenirim gene neden sorusunu sorarım sormamam gerektiğini bilerek.
Bu kısma kadar sabırlı iseniz, açıklama yapmak istediğim şey nedir diye en azından başlığınu vereyim. Başlık milyarlar arasından karşılaşılan tekilliklerin yanlış-bana göre- bir “milyarlık” grubun içinde oluşu… Ne kadar açıklayıcı olursa artık.
Umarım daha sonra belki bu yazıyı okudukca kendi kendime düşüncelerim durulur…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa