Hissetmenin dayanılmaz hafifliği

Çok yoğun bir yaz dönemi geçirdim hatta adam akıllı bir tatil yapamadım. Bunun konuyla alakası yok. Ama konuşan ağaçlarda dahil hissedişlerim var. Kimi zaman insanlar suskun olsa da bildiklerim var.

Yoruldum hissetmekten. Her ne kadar hissetmeyi sevsemde…

Kaybolan değerlerimiz, mutsuzluk getirdi

Ben merkezli olmak sadece kendine değil diğer insanlarada zarar veriyor. Bu yazıda hoşuma giti bazı bölümleriyle paylaşmak istedim.

İSTANBUL -OZEL- Türkiye Gazetesi Yazarı Betül Altınbaşak’ın; bu haftaki konuğu Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Pazar Kahvesi köşesinde Altınbaşak’ın sorularını cevaplandıran Nevzat Tarhan, “Ben” merkezli olmak, zevke düşkünlük ve sadece almakla mutlu olabileceğini sanmak; yalnızlığı ve beraberinde depresyonu getiriyor.

Click to continue reading “Kaybolan değerlerimiz, mutsuzluk getirdi”

Bilmem ki hangisi…

Gece gene uyuyamadım. Diğer geceler gibi. Bazen kendi kendime soruyorum sebeplerini ama bir türlü normal insanların yakaladığı düzeni yakalayamadım. Gündüz sabah erken kalk işine git. Sıradan şeylerle yaşa. Sıradan duyguların ve sıradanlıkların olsun herşey sıradan…

Yaşam tarzımın bana birçok dez avantajı oluyor ama bir türlü düzeltemedim .Düzeltmek de gerekli mi o da ayrı bir mevzu.

Elbetteki sadece ben düşünmüyorum, herkese Allah akıl vermiş herkesin kendi yaşantısına ve çapına göre düşünceleri var.. Ama benimkiler beni uykusuz bırakıyor.

Bazen düşünüyorum da farkındalıklar insanı mutsuz edebiliyor. Farkındalık derken aklınıza ne gelirse artık. Olayların farkına varmazsanız eğer daha mutlu olabiliyorsun galiba. Çok leziz bir yemeği mutfağını düşünmezsek yada geçerken farkına varmazsak süper diyerek afiyetle yeriz. Ama farkında olursan ve umursarsan  tabaktaki leziz yemek birden mide bulandırıcı bir besine dönüşebilir. Hoş bu durumda mesela cinsiyete göre farklılık gösterebiliyor bayanlar daha titiz biz erkekler genelde tabi daha umursamazız.

Farkındalıkta durduk yere olmuyor tabi yaşadıklarınızla orantılı olarak farkında oluyorsunuz. Okuduklarınızla ve bildiklerinizler. Bunların hepsi objektif şeyler. Ölçülebilir nesneler. Kainatı yaşamak  ve hissiyatlar hakkında farkındalık uçsuz bucaksız ve ölçülemez… Hoş kendimizin bu noktadaki farkındalığınıda ölçemiyoruz zaten. Bizden daha farkında kimdir bilemeyiz tabiki.

Zaten bu tarz biz yaşam biçimi ancak onu Yaratan’ın farkında olmak ve gereklerini yapmakla birlikte gelir diye düşünüyorum. Derinleştirirsek bu farkındalığımızı ve anlamaya başlarsak birdenbire göreceğiz ki kocaman bir yalan olan imtihan dünyasında kendi çapımızda sığ sularda yüzmekteyiz.

Sonrası bir derya, kocaman bir derya ve bizi şu anki düşüncelerimizden ve yaptığımız boş işlerden alıkoyacak…

Hasılı kelam gecenin köründe yine yatagımdan kalktım etrafıma baktım, düşündüm, yoruldum, yeniden uyumayı deneyeceğim…

Arıyorum…

Çeyrek var…

Hüznümüm saatine
Çeyrek var,
Ve aşkınkine beş,

Saatlerimde kaybolmuşum,
AKrep yelkovanı arar, buluşamaz…

Çeyrek kala ve aşka beş,
Umutların saatleri beni gösterir,
Benim saatlerimse seni arar,

İsminde buluşan iki parlak göz,
Hüzne ve aşka ne beş kala nede çeyrek,
Akrep ve yelkovan üzerinde durur,

Tam orada benim yüreğimden dökülenler…
Ne akrep bulur nede yelkovan,
Ne beş kala nede çeyrek,
Tam saatlerimde orada kal….

Berkant, geceyarısını henüz geçmiş, Ankara’da bir çeşitleme saatinden, pınarları arkasında gelenlere yol verirken….

13/08/2008

Noktalama İşaretleri…

Bazen işaretler, kelimelerden çok şey anlatabiliyorlar. Bence o yüzden isimlendirirken onları “Noktalama İşaretleri” olarak tanımlamışlar.

Bazıları gerçekten noktalarken, bazıları arkasında noktalanması çok zor bazı kelimeleri bırabiliyorlar.

O kadar…

Üç nokta… vesahire vesahire…