Kesitler…

 

[youtube K-ZVcLh3FFw]

Doğduğumuzda sesleri anlamaktan bile acizdik. Duyularımızın farkında değil, organlarımızı kontrol etmekten uzaktık… Yazılı kaderimizi yaşamaya başlıyorduk, ilk saniyelerden itibaren karakterimiz, geleceğimiz belliydi aslında. Sadece biz ne zaman nerede onlara ulaşacağımızı ve farkında olacağımızı bilmiyorduk. Yaş orta seviyelere gelince, kanıksanmış acılar, özlemler ve aradan geçmiş yıllarla kendimizi, herkesin kendi sözlüğündeki cümlelerle hayatı yorumladığı bir dünyada buluveriyoruz…

Bir koşturmaca bir hengame nelerin nasıl geçtiğinin farkında olmadan,

Bazende kendimizi ifade etmekte zorlanacağız ve alimlerin sözlerinde dalıp gideceğiz

Mevlanın ‘dediği : “Uğraşma boşuna, Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Kimse, bir sen daha olamayacak bu dünyada. Kimse tam anlamıyla sende seni bulamayacak. Gücün yetmeyecek herhangi bir icat edilmiş dilde kendini tam anlamıyla anlatmaya, Gördükleri ancak kendi anladıkları kadarı olacak…” sözü gibi.

 

Başarı…

Bakalım ben ne kadar başarılı olacağım. Şu an dolambaçlı yollardayım…

Avrupa, taharet musluğunu keşfetti

Bir gün bunun konuşulacağını tahmin etmiş ve alternatif bir ürün prototipi üzerinde kafa yormuştum. :) Onlar biraz geç de olsa farkettiler bu durumu. Belki bizimde de prototipimiz ilgi çeker :)

Belçika merkezli bir firma, otomatik taharet musluklu alafranga tuvalet geliştirdi. Geberit firması, tuvalet kağıdına ihtiyacı ortadan kaldıran klozetleri

Belçika’da piyasaya sürmeyi planlıyor. Belçikalıların temizliğin önemini geç fark ettiklerini belirten, Geberit Satış Menajeri Jose Wyns, “Bu yüzden yeni otomatik taharet musluklu tuvaletlerimizin reklamını bu denli dikkat çekici hale getirdik.” dedi

Hedibon Tarihinden

Hedibon’un temellleri yıllar önce atıldı… Beklediğinize değecek. En yenisi en iyisi değil. Hedibon en iyisi.

Hedibon…

Yıllar önceydi hatırlarım, başladığımızda tasarımına insanları mutlu edecek güzel bir hizmetin,

Çeşitli sorunlar, uçan kaçan makineler, ah bir de sunucumuz olsaydılar…

Mysql hata verdiler….

Herkesin kendi derdinin olması, parasızlık birazda…

Yılmadık…Çalıştık…. Başaracağız birlikte… Ama artık yettiiiii dedik

Ve evet : Hedibonlar çıktı yola geliyorrr…

Hedibon: Mutluluğu paylaşmanın adresi….. Nasıl Mı ?

Çok yakında….

TÜRKLERİ ANLAMA SANATI ADLI KİTAPTAN……..

:) Anımsattığı şeyler var.

Madde 7: Hesap ödeyen erkek, hesabı ödemek için gereken işlemi masanın
altında yapar.Türk erkeği ödediği hesabı masadakilerin  görmesini istemez.
Eğer görürlerse ayıp olacağını düşünür ve karşıdakilerin ‘Ulan amma da
görgüsüz herif, hem ısmarl ıyor hem de hesabı gözümüze sokuyor’ demesinden
çekinir. Böyle  bir davranışa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanılabilir.

Madde 11: Türkiye’de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora
fark etmez, s ınav kağıtları dağıtılırken, bir öğrenci  mutlaka ‘Hocam
istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?’ sorusunu sorar. Aynı öğrenci,
öğretmen haftaya sınav yapacağını bildirdiğinde kaçıncı sayfaya kadar
sorumluyuz hocam’ sorusunu soran ama yine de sınava çalışmayan öğrencidir.

Madde 25: Tüm ısrarlara rağmen misafir ‘Yemeyeceğim yeter!’ diyorsa, Ev
sahibi  son kozunu değerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde  kullanıp Bak
Allah’ın adını verdim’ diyerek misafiri köşeye sıkıştırır. Misafir bunun
üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan mıdır ka çış yolu
kalmamasından mıdır, ne var ne yoksa bir çırpıda yer.

Madde 34: Üzerinden araç geçsin ve temizlensin  diye işyeri paspasları
cadde  ortasına fırlatılır. Sinek avlayan esnaf Türkiye’de temizlik hastası
kesilir.Alır eline hortumu baştan aşağı dükkanının bulunduğu caddeyi,
kaldırımları bir güzel sular. O da yetmez, yandaki caddeleri ve sokakları
da sulamayı iş edinir. O arada paspaslar da temizlikten payını alır.

Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken  büyüklerin ellerine
çocukların kafasına dökülür.

Madde 46: Durakta değil de, her el kaldıran yolcu gördüğünde duran otobüse
halk otobüsü denir. Halk otobüsü halkı kırmaz, durur. Halk otobüsünün
belediye otobüsünden tek farkı budur.

Madde 49: Şehirlerarası otobüs yolculuklarında kan bağı yoksa (karı,koca,
yeğen, yenge gibi) bayan yanına erkeğin oturması  firma tarafından kabul
edilmez. Türkiye’de en önemli namus bekçileri otobüs muavinleridir.
Muavinlere göre birbirlerini hiç tanımayan iki karşı cinsin, mesafe
olmaksızın seyahat etmesi, ateşle barutun birbirine bitişik iki koltuktan
bilet alması gibi bir şeydir. Buna asla izin vermezler. Ancak gidilecek
yol boyunca erkeğin yanına oturtmadıkları genç kızı kesmeyi de ihmal etmezler.

Madde 64: Kafa bir yere çarptığında şişmesin diye çiğnenmiş ekmekle
ovalanır. Türklerin ‘Kendi kendine tedavi’ yöntemleri sadece bunlarla
bitmez.Ağrıyan yere sıcak tuğla konur. Isıtılmış çay bardakları  ile sırt
çekilir. Arpacık çıkmış göze sarımsak sürülür.Kesilen ve kanayan yere
tütün  basılır. Paslı çivi batan yer sopayla dövülür. Burkulan yere biftek
bağlanır. Yanan yere diş macunu  sürülür.

Madde 66: Bütün ilaçlar buzdolabında saklanır.Buzdolabının kola, su, gazoz
koyulan bölgesi ilaçlara yetmeyince, ilaçlar yumurtaların bulunduğu
alanda, kurumuş yarım limonlara komşuluk yapar..

Değişen…

Beden değişir, zaman değişir
Ruhun aynı kalır,
Ruhunun aynılığında….
Özüne dönersin….

:)

Açık denizde unutulan dalğıçlar….

Yaklaşık bir ay kadar önce Açık Deniz filmini izlerken, dalış yaparken yine en güvenilir kişinin insanın kendisi olması gerektiğini düşünmüş ve böyle bir olay olabilir demiştir. Aradan daha zaman geçmeden haberi yayınlandı… Allah’tan o arkadaşlar filmdeki gibi balıklara paralarıyla yem olmadılar. Dalış klüplerine dikkat… Hoş Türkiye’de genel olarak açık deniz olayı daha az…

 

ANKARA -AA- Gerilim filmi Açık Deniz”, ABD’de gerçek oldu. Miami’de turistik dalış için denize açılan tekne, dalan turistlerden ikisini denizde unuttu.
Yaklaşık iki saat denizin ortasında bir dubaya tutunarak kurtarılmayı bekleyen turistleri, hava kararmak üzereyken özel bir yatın kaptanı fark ederek sudan çıkardı.
Miami Herald gazetesindeki habere göre, Paul Kline ve Fernando Garcia Puerta, 30 kişilik turist grubuyla dalmak üzere RJ Diving Ventures şirketinin teknesine bindi. İki turist, açık denizde daldıktan sonra yüzeye çıktıklarında teknenin kendilerini almadan gittiğini fark etti.
Hava kararmak üzereyken bir yat tarafından fark edilerek kurtarılan turistlerden Kline, “Şoka girmiştik. Ölebilirdik” dedi.
Yatın kaptanı Elie Trichet, turistleri denizden çıkardıktan sonra Sahil Korumaya haber verdiklerini belirtti.
Dalış turunu organize eden şirket açıklama yapmazken, köpekbalıklarının cirit attığı bölgedeki olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Karınca ile Aslan ….

Uzun zaman olmuş, ne bir yazım var nede bir küçük sözüm, Harun kardeşime teşekkürlerimle keyifle okuduğum bu yazıyı paylaşıyorum.


Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…..
Çok çalışır… Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.

Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.

Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.

Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı.

Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.
 
Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üstyöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı.
 
Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.

Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.
 
Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı.

Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.

Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve, elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı. 

Borajet Edremit

pic308

Ülkemizde ulaşım modlarındaki çeşitlenme ve modların kendi içerisinde yeni alternatifler geliştirmesiyle erişilebilirlik olması gerektiğ seviyede olmasada gelişim gösteriyor.

Ayvalık ziyaretim için Ankara’dan İzmir’e Uçak havalimanından Kiralık Araç kullanmayı tercih ediyordum, programımı yapmakta biraz gecikince uygun saatte bilet ve taşıt bulamdım.

Bu vesile ile Borajetin Ankara’dan Edremit Körfez havalimanına gerçekleştirdiği ilk uçuşu kullanmak nasip oldu.

Yer hizmetleri,destek hizmetleri personelinde acemilik hissetmeme rağmen sorunsuz bir şekilde yer operasyonu tamamlandı ve uçaktaki yerlerimizi aldık.

Rötarsız bir şekilde saatinde havalanmak üzere taksi başladı, pek de sık rastlanmayan ismini anlamakta zorlandığım yabancı uyruklu bayan pilotumuz başarılı bir kalkış, alçak irtifada sorunsuz süzülmeden sonra güzel bir iniş gerçekleştirdi.

Edpic302remit havalimanından henüz ulaşım tarifelerinin yerine oturmaması nedeniyle taksi şöförlerimizler ufak bir sohpetten sonra Ayavlık’a doğru hareket ettim.

Toplam seyahat süren Ankara konut çıkış Ayvalık ikamet yaklaşık 4 saatimi aldı.

Bugün akşam dönüşte de aynı performansı bekliyorum.pic308