Mutlu yıllar…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Siteme yapılan saldırıdan dolayı bir süre kapalı kalmak zorundaydı.
Anlam veremedim, yorum yapmıyorum.
Yakında güncemin tarzınıda değiştireceğim.
Teşekkürler…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Çok yoğun bir yaz dönemi geçirdim hatta adam akıllı bir tatil yapamadım. Bunun konuyla alakası yok. Ama konuşan ağaçlarda dahil hissedişlerim var. Kimi zaman insanlar suskun olsa da bildiklerim var.
Yoruldum hissetmekten. Her ne kadar hissetmeyi sevsemde…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Ben merkezli olmak sadece kendine değil diğer insanlarada zarar veriyor. Bu yazıda hoşuma giti bazı bölümleriyle paylaşmak istedim.
İSTANBUL -OZEL- Türkiye Gazetesi Yazarı Betül Altınbaşak’ın; bu haftaki konuğu Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Pazar Kahvesi köşesinde Altınbaşak’ın sorularını cevaplandıran Nevzat Tarhan, “Ben” merkezli olmak, zevke düşkünlük ve sadece almakla mutlu olabileceğini sanmak; yalnızlığı ve beraberinde depresyonu getiriyor.
Click to continue reading “Kaybolan değerlerimiz, mutsuzluk getirdi”
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Gece gene uyuyamadım. Diğer geceler gibi. Bazen kendi kendime soruyorum sebeplerini ama bir türlü normal insanların yakaladığı düzeni yakalayamadım. Gündüz sabah erken kalk işine git. Sıradan şeylerle yaşa. Sıradan duyguların ve sıradanlıkların olsun herşey sıradan…
Yaşam tarzımın bana birçok dez avantajı oluyor ama bir türlü düzeltemedim .Düzeltmek de gerekli mi o da ayrı bir mevzu.
Elbetteki sadece ben düşünmüyorum, herkese Allah akıl vermiş herkesin kendi yaşantısına ve çapına göre düşünceleri var.. Ama benimkiler beni uykusuz bırakıyor.
Bazen düşünüyorum da farkındalıklar insanı mutsuz edebiliyor. Farkındalık derken aklınıza ne gelirse artık. Olayların farkına varmazsanız eğer daha mutlu olabiliyorsun galiba. Çok leziz bir yemeği mutfağını düşünmezsek yada geçerken farkına varmazsak süper diyerek afiyetle yeriz. Ama farkında olursan ve umursarsan tabaktaki leziz yemek birden mide bulandırıcı bir besine dönüşebilir. Hoş bu durumda mesela cinsiyete göre farklılık gösterebiliyor bayanlar daha titiz biz erkekler genelde tabi daha umursamazız.
Farkındalıkta durduk yere olmuyor tabi yaşadıklarınızla orantılı olarak farkında oluyorsunuz. Okuduklarınızla ve bildiklerinizler. Bunların hepsi objektif şeyler. Ölçülebilir nesneler. Kainatı yaşamak ve hissiyatlar hakkında farkındalık uçsuz bucaksız ve ölçülemez… Hoş kendimizin bu noktadaki farkındalığınıda ölçemiyoruz zaten. Bizden daha farkında kimdir bilemeyiz tabiki.
Zaten bu tarz biz yaşam biçimi ancak onu Yaratan’ın farkında olmak ve gereklerini yapmakla birlikte gelir diye düşünüyorum. Derinleştirirsek bu farkındalığımızı ve anlamaya başlarsak birdenbire göreceğiz ki kocaman bir yalan olan imtihan dünyasında kendi çapımızda sığ sularda yüzmekteyiz.
Sonrası bir derya, kocaman bir derya ve bizi şu anki düşüncelerimizden ve yaptığımız boş işlerden alıkoyacak…
Hasılı kelam gecenin köründe yine yatagımdan kalktım etrafıma baktım, düşündüm, yoruldum, yeniden uyumayı deneyeceğim…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa

Hüznümüm saatine
Çeyrek var,
Ve aşkınkine beş,
Saatlerimde kaybolmuşum,
AKrep yelkovanı arar, buluşamaz…
Çeyrek kala ve aşka beş,
Umutların saatleri beni gösterir,
Benim saatlerimse seni arar,
İsminde buluşan iki parlak göz,
Hüzne ve aşka ne beş kala nede çeyrek,
Akrep ve yelkovan üzerinde durur,
Tam orada benim yüreğimden dökülenler…
Ne akrep bulur nede yelkovan,
Ne beş kala nede çeyrek,
Tam saatlerimde orada kal….
Berkant, geceyarısını henüz geçmiş, Ankara’da bir çeşitleme saatinden, pınarları arkasında gelenlere yol verirken….
13/08/2008
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Bazen işaretler, kelimelerden çok şey anlatabiliyorlar. Bence o yüzden isimlendirirken onları “Noktalama İşaretleri” olarak tanımlamışlar.
Bazıları gerçekten noktalarken, bazıları arkasında noktalanması çok zor bazı kelimeleri bırabiliyorlar.
O kadar…
Üç nokta… vesahire vesahire…
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa
Hatırlıyorum çocukluk günlerimi, pazenden bozma pijamalarla dolaşırdık sokaklarda. Paspal paspal ama bir o kadar mutlu. Yakınlardaki inşaatı hatırlıyorum önüne kum indirdiklerinde kumun içine elimizi sokup yaptığımız mağaraları hatırlıyorum. Sonra kendi yaptığımız mağaracıkların ertesi güne kalmasını heyecanla beklemeyi, çocukluk günleri işte, o zaman ne ise adı bilmem ama heyacan demek geldi içimden… Ertesi günlerimizde hep yıkılmış ve inşaatın içine katılmış mağarıcıklarımızı anımsıyorum biraz buruk biraz tebessümlü…
Sonra babamı hatırlıyorum biraz fazla yaramazlık yaptığımızda kızmasını, babadan duyduğum çabuk eve eşşek sıpası lafı ile salya sümük annemize koştuğumuzu hatırlıyorum, şefkatli ama şımartmayan sevişlerini hatırlıyorum… Salya sümüğe karşımış anneeeeeeeee anneeeeee diyee ağlayarak eve gidişlermizin masumluğunu,
Sonra arka bahçede rahat durmadığımı her gün bir yerlerimden kanlar akarak eve gelişimi, kimi zamanda sesimi uzaklardan duyarak koşup gelen annemin, düştüğüm elma ağacının yapraklarını kanayan yaralarıma basmasını. Değil elma yaprağı o şefkati ile zehri bile bassa iyi edeceğini anımsıyorum… Biraz tebessüm, biraz buruk, birazda kıymet bilmezliğimize kızarak ve hüzünlenerek
O zamanlardan başlıyor şefkate susamışlığımız, ve şefkat pınarının bizi dünyaya getirmiş olmasının güzelliği. Şefkat annelerde zamanla değişmiyor hiç, hep onların bebeği, hep onların salyalı sümüklü çoçukları olarak kalıyoruz. Ondandır ya kimi zaman onlara kızmalarımız oluyor, artık büyüdüm nidalarıyla…
Ama her zorlukta, sıkıntıda, acıda “ahh anam” çekiyoruz… Anaların şefkatlerini içimizde yer etmiş, ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar diyoruz..
Hep o şefkati arıyoruz, kimilerine nasip olan kimilerine nasip olmayan, Yüce Allah’ın herkese nasip etmesini dilediğim…
Arıyoruz da o şefkat şöyle dursun, acı, samimiyetsizlik ve vurdumduymazlıkları gördükce o çok değerli şefkatin anlamını kavrıyoruz… Ondandır, kimbilir, yaş ilerledikce “ah anam” nidalarımızın artması…
Şefkat ve bütünleyicisi merhameti bulanlardan, gösterenlerden, yaşayanlardan ve hissedenlerden olma temennisiyle….
Bulunca yitirmeyin olur mu ?
Berkant, Ankara, 23 Temmuz 2008. Çok geç olmayan ama geceyarsını geçmiş saatlerden….
1 Comment »
Filed under: Ana Sayfa, Yazılarım
Bunu yazarken ne hissetmiş bilemiyorum ama bende de farklı yansılandı. Dİnliyorum bir kaç defadır….
Burda birde dinletmeyi istedim ama teknik bir sorun var maalesef… Umarım yakında çözebilirim.
Kıraç
Karanlık gecelerimin yıldızı sensin
Hep böyle bekletip hep söyletirsin
Hep yalan yeminler hep yalan sözler
Birgün gerçek olup gelemezmisin gelemezmisin?
Yıldızlarda kayar durmaz yerinde
Solar güzelliğin kalmaz yüzünde
Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?
Ayrılık dünyamı karartmadan gel
Simsiyah saçımı ağarmadan gel
Şimdilik güzelsin herşey seninle
Seni son bir defa görmem belkide
Aaahhh
Yıldızlarda kayar durmaz yerinde
Solar güzelliğin kalmaz yüzünde
Sensiz can verirken
Son nefesimde bir yudum su vermeye
Gelemezmisin gelemezmisin?
Oldu galiba ![]()
[podcast]http://berkant.info/blog/wp-content/uploads/2008/07/kirac-yildizlarda-kayar1.mp3[/podcast]
No Comments »
Filed under: Ana Sayfa