Kategori arşivi: Şiirler

21. Yüzyıla Yabancı Seyyah…

Yabancı bir seyyah sokaklarda dolaşır durur,
Gögsünün içinde atan,
Küçüçük ama kocaman hissedişleriyle…
Modern çağın, umursuzlaşmış insanlarıyla…

Bakışlarını salar her yöne, tüm içtenliğiyle
Yeni ülkenin bilgisizliğinde,
Bilgisizliğinde kaybetmek ister,
Bilgeliğinin sınırlarında,
Yeni ülkenin tüm sokaklarını

Şefkatli bir yüreğin bakışını kaldıramayışlar,
Erir, sıcaklıkla eriyen mum gibi…

Kuşlar kanatlarını açar,
Yükselemezler,

Balıklar nefessiz kalır,
Yüzemezler…

Homurdanır yanardağlar,
Patlamak isterler ama yanamazlar…

Bir yürek olur içime girer,
Yabancı seyyah…
Serbest bırakır, Kuşları balıkları ve yanardağları….

Gecenin derin saatlerine ilerler, seyyahın yolculuğu,
Adım adım…

Yabancı bir seyyahtır gecenin en sessiz saatlerinde yüreğim,
Bir sessizlikktir,
Konuşmasını bilmeyen….

Yabancılaşır gittigide en sessiz saatlerinde gecenin,
Bir anlaşılmazlıktır,
Anlaşılmayı öğretemeyen…

Anlaşılmazlıktır belkide yüreğim….
Yabancı bir seyyah gibi,

Kalın kabukları, küçük kelimelerle kırılacak….

Berkant… 04/07/2008 Ankara’da klasikleşen hüzünlü çırpınışlar saatinden….

Açık kapılar…

Açık kapılar,
Derinliklerinden….
Derinlerinde yaşayan kayalıklarda kaybolmuş renkli balıklardan,
Bir balık kadar ürkek.,

Bir balık kadar unutkan belkide,
Elini uzatıp yaklaştığında kaçan,
Kaçamak hisler belkide….
Anlam veremeyip, hissettiklerimden…

Hislerim, korkularım ve de yüreğim,
Tamamen içimden, tamamen ben….

Berkant.. 02 Temmuz 2008, çeşitleme etkileşimlerden….

Yıkık Dökük Virane…

5.jpg

Yıkık dökük virane bir şehre döndü ülkem,
Ve içindeki küçük şeylerde dahil…

Susuz kalmış bir nehir gibi,
Karıncaların balıkları yediği bir yatak oldu,
Yürümeye çalıştığım yollar,

Sular yükseldi yollarımda,
Balıklar hücum etti sonra karıncalara…
İntikam gütmeden. Açlıkla.
Yollarımda sular yükselirken,
Kuraklık oldu sularımda, sonsuzlaşmışcasına….

Hüzün oldu gözlerimde,
Sonsuzlaşmışcasına akan damlalarım,
Damlalarım kayboldu ,
Sonsuzlaşan kuraklığında bu ülkemin…..

Berkant, Ankara, 16/08/08-03:24

Kararmakta…

Kararmakta yine bir gece daha…
Yalnızlıklar karartıların arasında kaybolmakta…
Kaybolmakta isimsiz şeyler..
Ve hatta ismi olanlarda…

Kaybolmakta benden kalanlar
Dair olanlara kayboluşların…
Kararmakta…

Başlamakta kararışların gölgeleri güneşsiz…
Uzamakta gölgeler…
Yok olan gölgelerinde güneşin..

Bir anlamı olmalı…

two-adelies.jpg

Bir anlamı olmalı diye düşünüyorsun,
Bir anlamı olmalı,
Kısa yada uzun,
Tüm yaşanmışlıkların,
Dört duvara hapis yada gökyüzüne serbest

Bir anlam yüklemeli diyorsun,
Zamana,
Yalanda olsa tüm sözler,

Bir anlamı olmalı diye inanıyorsun,
Tüm anlamsızlaşmaların inadına….

Bir anlamı olmalı diyorsun sonra,
Yeni yıkılışlarında tüm başlanğıçların,

Anlamlaştıramıyorsun yaşanmışlıklarını,
Yaşanmamışlıklarını anladığın anlamsızlaşmaları,

Manasız bakışların altındaki yalanların, kaybettirdiklerinin,
Anlamı olmalı diyosun,

Bugüne kadar veremesede anlamını,
Kattığı kadarı, kendine olduğundan çok,

Bir anlamı olmalı….
Bizim anlamak istediğimizden daha çok….
Daha azına razı olduğumuz anlamları,
Anlayamamamızın..

Bir anlamı olmalı….
Yüreğimdeki sevgiden daha çok….

Berkant…
Ankara- 14/02/08

Donsun…

sogukta_ask.jpg

Yine berbat bir tane 🙂

Soğuk olsun her yan,
Kıpırdayamasınlar,
En ufak tanecik bile,
Kara ait olanlar hariç,

Sadece uzakları seyretmek olsun,
Uzaklardan gelmeyecek olanları beklemek olsun,
Beklemek olsun,sıkılmadan,
Sonsuza dek belkide

Sıkılmak donsun,
Yalnızlık donsun,
Donsun ne varsa hüzünlere dair,

Donsun gözlerimden süzülen bir kaç damla,
Hüzün olsun sadece…

Let me…

red_poppies.jpg

Horribble one, only i want to write for when i m searching for a lil presence…

Let me love you so much..,
Let me lay on you near the stars over there
Let me feel you inside me..
Let me, That is only thing i want…

You keep your walls… so high,
Let me keep it up but only one door,
Let me open it,
Just,just let me…

I dont wonder about apologies,
I dont wonder about your clothes,
You already wear enough chain…

You already wear,
Which is not warm me,
Only cold skin,
Like a cloak for knights….

Let me, coz already i let you for open my door,
Which is middle of my castle..
I let you for a change,
I only let you…
You ll choose what you like….

Now…I m keeping my walls up…
Till, when you come back…
Even i wrote inside my heart, wont be

Berkant,Ankara

Saat sabaha karşı 4’ken….

the_last_tear.jpg
Gece…
Saat sabaha karşı 4 yine,
Donmuş yollarda herşey,
Su donmuş,
Bayrak donmuş dalgalanırken,
Gökyüzü donmuş,
Donmuş herşey,

Sensizlik donmuş,
Seninle olmakta öyle,
Saat sabaha karşı 4’ken,

Donmuş gölgeler,
Güneşsiz kalmış,
Donmamamış saatler akıp giderken…

Donmuş bir hüzün,
Acı dolu şarkılar çalarken donmuş,
Gözbebekleri donmuş,
Donmamış yalnızlık ,
Süregelmiş ben özlemlerime devam ederekn,

Donmuş özlemeler,
Donmuş tüm kanayan yaralar,
Donmuş gözyaşları,
Dağlanmış bir yunusun gözbebeklerinde,

Beklemek donmuş,
Beklentiler donmuş,

Bir tek Sevgi kalmış,

Herşeye karşı dimdik ayakta,

Manaları adında gizli,gozyasi_donuk.jpg

Yüklenen anlamları kaybetse de,
Gözbebeklerinde aşkına yanan bir aşığın, beklerken,
İçimi eriten, özlenen, beklenen, süregelmeyen
Yok olmaya yüz tutmuşlarından,
Saat sabaha karşı 4’ken….

Berkant, Ankara,20/01/08