Fare Kapanı…

Koca bir labirent var gözlerimin önünde, yükselen duvarlar iki yandan birden… İlerde görünen ufak bir ışık ama belliki kapandasın belli ki bir yere varmayacak ışıklar….

Belki aç olan midemize bir parça peynir bulmak için koÅŸmaya baÅŸlayacağız. Sonra dönemeçler geçtiÄŸin yollardan bir daha geçiÅŸler olacak… Sonuçta peyniri bulunca, yeniden daha büyük bir labirente koyacaklar bizi.

Zekamızı test etmek [...]

Sendromania…

Hayat deli bir nehir gibi akıp giderken, sahipleniyoruz kendi kendimize sendromlarımızı. Ama güzel bir söz var geçenlerde ögrendiÄŸim. “Kader son sözü söylediÄŸinde bütün diller susar” .

Bu sözü okuma hikayem bile saatler sürecek felsefe tarzı yazılar yazdırabilir. Ama zaman geçiyor.Vakit yok kaybedecek…

Diller sustuÄŸunda bir yerlerinden yakalamak ve tutunmak için… Temel yöntemler kullanılır. Hayat akar gider deli [...]

Üzüntü…

Üzüntüler hayatımızın vazgeçilmez birer parçası olmuş. Onlardan kurtulmak için ne kadar hızlı koşarsak koşalım kaçamıyoruz. Kemik görmüş aç köpekler gibi peşimizden koşuyorlar. İnsanız tabiki nefesimiz kesiliyor ve ısırıyorlar paçamızdan yada nerden yakalarlarsa işte.

Sebepleri çeÅŸitli olabiliyor. Bunları ne ben açıklayabilirim nede baÅŸkası. Herkesin üzüntüye yakalanması baÅŸka baÅŸka…

Her ne kadar hayata negatif bakan bir insan olsamda hayatın [...]

AÄŸlama Anne…

Hatırlıyorum çocukluk günlerimi, pazenden bozma pijamalarla dolaşırdık sokaklarda. Paspal paspal ama bir o kadar mutlu. Yakınlardaki inÅŸaatı hatırlıyorum önüne kum indirdiklerinde kumun içine elimizi sokup yaptığımız maÄŸaraları hatırlıyorum. Sonra kendi yaptığımız maÄŸaracıkların ertesi güne kalmasını heyecanla beklemeyi, çocukluk günleri iÅŸte, o zaman  ne ise adı bilmem ama heyacan demek geldi içimden… Ertesi günlerimizde hep yıkılmış [...]

BaÅŸkalarının deÄŸer yargılarıyla yargılanmak…

İnsan iliÅŸkileri konusunda yazılar yazmaya çalışıyorum, ne kadar baÅŸarılıdır bilemem ama içimden geldiÄŸi gibi yazyorum…

Bugün de genelde çoğunluğun değil ama bazı insanların çektiği belkide o insanları yalnızlığa hapseden bir konudan bahsetmek istiyorum.  Hepimiz günlük hayatımızda sürekli olarak başkaları ike iletişim ve etkileşim içindeyiz. Ama maalesef bu iletişim ve etkileşim her zaman doğru olamayabiliyor.

Çünkü bizler karşımızdan [...]

Sabahın 4′ünde deÄŸiÅŸmeyen…

Kendimi bildim bileli gecelere alışkınım. Gecelere alışkın olmak demek aslında o kadar basit deÄŸil. Gecelere alışkın olmak demek, düşünmek demek, acı çekmek demek, anlayamamak demek, kabul edememek demek ve bence gecelere alışkın olmak: kendi kendini yemek demek…

Gece sabaha karşı evinin duvarları arasında dudaklarının arasında sigara, kafanın içinde düşünceler, huzursuz saatler, bekleyişler, kimsenin bilemediği ve bilemeyeceği [...]

Güdüler üzerine bir deneme…

Bilmem sizlerde izlediğiniz filmlerden etkilenir misiniz? Maalesef ben bazen filmlerin içine girip onları yaşıyorum. Maalesef, çünkü filmlerin içinde yaşamak kendi değer yargılarınızla olayları değerlendirmenize neden oluyor ve de sinir olursanız gece uykusuz kalıyorsunuz. Bu gecede onlardan birisi idi benim için ama maalesef  filmi değerlendirmek için enerjim kalmadı. Enerjimin tamamını sinir olmaya harcamışım sanırım. Güdüler üzerine [...]

Hatıralardaki Hikayeler…

Hatıralarım, herkesin hayatında olan belki biraz benimkinde daha fazla yer tutanlar. Hatıralar garip şeyler aslında, algılama biçimine göre değişiyor insanların. Kimileri hatıralarında mutlu olup, kimileri hatıralarında acı çekiyorlar, kimileri ise hatıralarını hissetmiyorlar bile.

Kontrol lazım hayatımızta olduğu gibi hatıralarımızı da yeniden yaşarken. İzin vermemeliyiz bizi çok etkilemelerine. Geçen geçmiş elimizde şu an var, yarını bir an [...]

Takmatik,Takamamatik…

Ankara’nın yüksek yerlerinden olan Dikmen’de bir iÅŸ toplantısındayız. İçeri girerken kar hafif hafif atıştırmaya baÅŸlamış. Biz içerden çıktığımızda 1 saat kadar ÄŸeçtiÄŸini farkediyorum :) Sonrada sokakları her yer karla kaplanmış. Sokaklarda arabalar patinaj çekerek yada kayarak ilerliyor. Zeki bir adam olan iÅŸ arkadaşımla arabaya biniyoruz. O bana binmeden abi ben giderim sende eve git [...]

Atasözleri:Elden gelen…

Atasözlerimiz süper, çünkü çok zaman olaylardan sonra diyorun “atalar boÅŸa konuÅŸmaz”. Bugünde aynısını söyledim yeniden. Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz sözünü hatırlayarak.

Bu sözü neden söyledim acaba:) Çünkü kendi elimden gelmeyen bir işi yapmaya kalkıştım, organize ederek katma değer oluşturmaya çalışıyordum, ancak bir işi kendiniz yapamıyorsanız ve de ekibinizdeki insanlar sorumluluk sahibi değilse [...]