Alıntıdır…. Ama güzel

Uzun bir süre, ‘güzel hayat başlamak üzere’ diye düşündüm. Gerçek güzel hayat! Ama hep bir engel vardı önde. Öncelikle yapılması gereken birşey; bitmemiş bir iş; tamamlanması gereken bir hizmet; ödenecek bir borç… Hemen sonra güzel hayat başlayacak.
Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engellerden ibaretti.
Bu perspektif, mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görememe yardımcı oldu.
Öyleyse, yaşanan her anın keyfini çıkarmalı ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde, daha da çok keyif hissedilmeli.

Zamanın, kimseyi beklemediğini unutmamak lazım. Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için, okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, altı kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, cuma akşamını, cumartesi sabahını, yeni ev-araba almayı, yeni ev-arabanın borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin.Mutluluk bir hedef değil, yoldur.

Hedef..

Bir hedefimiz var…. Hedef

En güzeller için en iyisini yapmak. En güzeller kimler mi ?

Aklınıza geldiği gibi değil inanın bana.
En güzeli sizin bugüne kadar bildiklerinizden değil. En güzelini yarışmalarda seçemezsiniz, aday bile olmazlar.

Bu yüzden size bırakıyorum kavramın altını dolduracak kelimeleri. Artık nasıl doldurursanız.

Ama mutlu olduğum anlarda her saniye anlıyorumki hedefe ulaşmak için çok çalışmak gerekli. Çok çalışmak için doğru hedefler seçmek gerekli ki koştukca ona doğru mutlu olasın, menziline girdiğinde onun daha hızlı koşasın, yorulmak yok, durmak yok.

Herkesin doğru hedefi bulması dileğiyle.

Gezinirken bir laf dikkatimi çekti. Hoşuma gitti. (Uyarladım) Benim için sıradışı olmak aykırılık değil bir mecburiyet. Biryerlerime işlemiş….

Mad About You

Bu gece…

Selimmarm
Gecelerimden biri yine…
sabaha dogru yürüyen saatlerinden arasında
kaybolmadan dolaşmaya çalışıyorum
Yeniden farkına vardım.

Ben bir romantiğim 🙂

E peki şiirlerim ne zaman dönecekler yeniden yenilenen bana.
Özlemlerim aşkımı kendinde kavurmaya başladığı zaman herhalde.

Yahu berkant tamam yaattt artık..

Öylesine-1

ph136533948.jpg

Bir akşam üstü karalamak zamanı gelmişti yine. Yine beklemeye başlaştım sessiz saatlerin gelişini. Sessiz saatler geldiğinde zaman işte bu satırları yazmayı söyledi bana. Kendi hikayemi yazmanın zamanı gelmişti. En azından bir bölümünün başlangıçını. Tetikleyiciliğinde dertli şarkıların ellerim klavyenin harflerinde gezinmeye başladı.

Bir gece vaktinin bitişini beklerken yarın gecenin sabahla kucaklaşmasını özlemek başlayacaktı. Başlayacak ve bitecek birçok olay ikisi arasında belkide önemsizdi. Bazı anları hariç.

Sanki tekrar ediyordu herşey, kafamdan bu buhranlı düşünceleri atamıyordum. Belki de ben hüznü seviyordum. Hüzünde beni seviyordu kimbilir. Ölümle sonlanacak bir ölümsüz aşk hikayesi. Sonlanmayacak ölümle yaşamda neler yaptığını sorgulamak gerekirdi bence.

Kendim için ne yaptım. Ne yaptım sonram için. Herşey çalışmak demek miydi ? Yada güçlerimizi çarpıştırmak başkalarıyla. Daha güçlü olup daha güçlülerle çarpışmak için hazırlamak mıydı ?

Ama eninde sonunda göreceğimiz gerçege her an her yazılış ve silinişle yaklaştığımız gerçegi bilinciyle beklememeliydik.

Beklememe zamanı artık. Dertli şarkıların dügmesini çevirme zamanı. Gerçek dertlerle dertlenme zamanı.

Singlemen….

Kişisel Yazılar, Paylaşımlar, Lojistik