Tekrarlı süreçlerinde kan,kemik,et ve ruhun…
Yaşamlarımıza bakalım: neler yapıyoruz günlük hayatımızda. Sabah kalkan, öğlen yemeğini yiyen, akşam evine dönen , geceleri uyuyan birer organizma olan bizlere bir bakalım istedim. Bir bakalım istedim ki bu kısa ama tekrarlı süreçlerde neler yaşıyoruz görelim.
Kan, kemik ve et olan bedenlerimizin taşıdığı ruhumuzda neler oluyor bir bakalım istedim. Ama kalemimim gücünün ne bu süreçleri açıklamaya ne de kendi cesedim ve ruhumdan oluÅŸan bu adamı tam olarak açıklayamayacağını biliyorum. Bunu bir kazanç sayıyorum. Kendimi tanımak adına. Kendi çapımda yazmak istedim…
İnsanların hayatında öenmli süreçlerden birisinin etkileÅŸim olduÄŸunu düşünüyorum. Neden diyeceksiniz. Bende size küçük küçük cümlelerde yazacağım, ellerim yürüdüğünce klavyemde. Okuma sabrını gösterirseniz bulursunuz umuduyla yazmaya çalışacağım… EtkileÅŸimlerimizi.
Ben güzel betimleyebildiysem… seveceksinizdir yada yargılayacaksınızdır yada yereceksinizdir. EtkileÅŸeceksinizdir yazımla…. Her ne ÅŸekilde olursa olsun, çirkin bir yazı belki, belki anlaşılmaz düşünceler ve cümleler… Ama hepsi içten, perdesiz ve sadece benden, ben olmaya çalışan bir dünya yolcusundan…
Nerde, ne zaman, nasıl baÅŸlar acaba diye sordum kendime baÅŸlangıçları etkileÅŸimlerin…Erken günden baÅŸlar, baÅŸlangıç dersek eÄŸer günün baÅŸlamasına… Sabah yataktan kalkarken etkileniriz güneÅŸli yada yaÄŸmurlu bir günden. Bizi uyandıran müzikten yada alarmdan etkileniriz.Yatağımızın sıcaklığından etkileniriz. GiyeceÄŸimiz kıyafetten, sevgiliden aldığımız mesajlardan, eÅŸimizin gülüşünden, kahvaltı masasından….
Yüzümüzü yıkadığımız sudan: kokusundan, sıcaklığından….
Gün boyu bir etkileÅŸim vardır, cansız neslerle aramızda. Sadece biz hissederiz ama onların duyguları yoktur. EÅŸyadırlar bizi etkileyen kendi ruhumuzdaki yansımalarıdır onların.. Hepsi birere elemanıdır bu kümenin, bilgileri olmasada…
Bir de canlılar vardır, etkileÅŸimlerimizde iÅŸteÅŸ fiillerle betimlenen….Çiçeklerimiz gibi… YaÅŸarlar, bilmesede kimsecikler, onlardan etkileniriz , onlarda bizden etkilenir bence…
Sevdikçe onları açar çiçeklerini, güzelleÅŸir yaprakları, su bile istemezler bazen. Dayanırlar susuzluÄŸa, topraksızlığa ve de güneÅŸsizliÄŸe, yaÅŸamlarının özü olsada temel elementleri dünyanın. Sevgimiz oldukça zorluklarına direnirler bizim ve yoksunluklarının, sevgimiz oldukça besleriz onları sevgimizle, su bulamazsak gözyaşı dökeriz yapraklarına bir kaç damla belkide…..
Canlılar vardır yürüyen nefes alan, bilirler kimler sever kendilerini, her gün sabah geçerken köşedeki duvarın altında yatan bir sokak köpeÄŸi hisseder içinizdeki sıcaklığı, kuÅŸlar görür gözlerinizdeki ışığı tepenizde döner selam verirler, vesahire vesahire…
Sonra kainatı hissederseniz…
Tüm ihtiÅŸamıyla yaratılışlarındaki güzelliÄŸin, Yaratan’ın benzersiz sanatını hissedersiniz, sevgiyi hissedersiniz kainatta…. ALdığınız nefesteki güzellikleri hissedersiniz, verirken ki rahatlamayı, nefeslerinizi paylaÅŸmak istersiniz… PaylaÅŸmak istediÄŸiniz tüm güzelliklerinizle berabe, nefesle baÅŸlayıp ecelle biten….
AÄŸaçlara bakınca sakin ve titremeyen yaprakları görürsünüz, görürsünüz izinsiz hiçbirinin kıpırdamadığını, içiniz titrer… AÄŸlamak gelir… sonra dünyanın bu kadar güzelliklerinin özünü kavramaktan uzaklaşıp, telaÅŸelerine dalarız….
TelaÅŸelerinden etkileniriz, etkileÅŸiriz birbirimizle, mutsuzluklarıyla etkileÅŸiriz… Mutlulukları görmeye hasret…
Dünya üzerinde yaratılmış milyarlarca insan vardır: farklı coÄŸrafyalardan, ırklardan, dinlerden, farklı dillerden…. Onlarla etkileÅŸirsiniz… ÇoÄŸunlukla bazı özellikleriyle bizimle aynılarını paylaÅŸanlarla….
Ama artık bu etkileÅŸimler hislerinizle anladıklarınızın dışına çıkar, sizin gibi olmasada kendine ait hisleri olanlarla etkileÅŸirsiniz….
Devreye girer sonra bazı araçlar, dokunmak gibi, konuÅŸmak gibi, gözler gibi, tavırlar gibi….Ne yazıktır ki anlaşılmak zordur… Devreye giren bu araçların bizleri yanıltmalarıyla,yanılsamalarıyla, yansımalarıyla baÅŸka sizin gibi olanları….
Sonra deliler gibi istersiniz araçların aradan kalkmasını, ama acıdır baÅŸaramazsınız… BaÅŸarmak istemek için çalışırsınız ama kirli cam kırar ışıklarınızı, kırar ve yansıtır baÅŸka açılardan…. Onlardan gelenlerde yansır size ışık kırılmaları ile.. Elinizi uzatırsınız temizlemek için aranızdaki camı… Bazen kırılır camlar keser ellerinizi, kanla kirlenir camlar… EtkileÅŸiriniz cansız bir nesne ile, belkide tek aradan çıkarmak istediÄŸiniz cansız nesne o olsada…..
Yargılanırsınız…. AÄŸlarsınız…. Kendi küçük ülkenizin camları açık bırakırsınız ki…. Cam olmadan, küçük kuÅŸlar gibi girsinler içeriye, sizi hissedip dönen etrafınızdaki… Sevsin istersiniz, perdeler olmadan, yargılamalar olmadan, yükseltilmiÅŸ pencerelerinizi seyredersiniz bazen olmayan camları gagalayan kuÅŸlar gibi… En temiz kırıntılarınızı yemeye çalışan… Camın açık olmasına aldırmadan…İçerdeki uzanmış ellerdeki taze tahıllardan uzak….

Beklersiniz, Yaratan’ın sizin için çizdiÄŸi yolu… Selam ile kainata, ibadet ile Yaratan’a, sabır ile tüm zamana……
Sevgiyle (yeni doÄŸmuÅŸ bir bebeÄŸin annesine olanlardan…),
Berkant, 20.03.08/00:58 Bir Ankara akÅŸamında hüzünlü çeÅŸitlemeler saatinden….
Sphere: Related ContentHangi Kategoride: Ana Sayfa

Yorumlamak ister misiniz ?