93 views

Tekrarlı süreçlerinde kan,kemik,et ve ruhun…

crowded.jpgYaşamlarımıza bakalım: neler yapıyoruz günlük hayatımızda. Sabah kalkan, öğlen yemeğini yiyen, akşam evine dönen , geceleri uyuyan birer organizma olan bizlere bir bakalım istedim. Bir bakalım istedim ki bu kısa ama tekrarlı süreçlerde neler yaşıyoruz görelim.

Kan, kemik ve et olan bedenlerimizin taşıdığı ruhumuzda neler oluyor bir bakalım istedim. Ama kalemimim gücünün ne bu süreçleri açıklamaya ne de kendi cesedim ve ruhumdan oluşan bu adamı tam olarak açıklayamayacağını biliyorum. Bunu bir kazanç sayıyorum. Kendimi tanımak adına. Kendi çapımda yazmak istedim…

İnsanların hayatında öenmli süreçlerden birisinin etkileşim olduğunu düşünüyorum. Neden diyeceksiniz. Bende size küçük küçük cümlelerde yazacağım, ellerim yürüdüğünce klavyemde. Okuma sabrını gösterirseniz bulursunuz umuduyla yazmaya çalışacağım… Etkileşimlerimizi.

Ben güzel betimleyebildiysem… seveceksinizdir yada yargılayacaksınızdır yada yereceksinizdir. Etkileşeceksinizdir yazımla…. Her ne şekilde olursa olsun, çirkin bir yazı belki, belki anlaşılmaz düşünceler ve cümleler… Ama hepsi içten, perdesiz ve sadece benden, ben olmaya çalışan bir dünya yolcusundan…

Nerde, ne zaman, nasıl başlar acaba diye sordum kendime başlangıçları etkileşimlerin…Erken günden başlar, başlangıç dersek eğer günün başlamasına… Sabah yataktan kalkarken etkileniriz güneşli yada yağmurlu bir günden. Bizi uyandıran müzikten yada alarmdan etkileniriz.Yatağımızın sıcaklığından etkileniriz. Giyeceğimiz kıyafetten, sevgiliden aldığımız mesajlardan, eşimizin gülüşünden, kahvaltı masasından….

Yüzümüzü yıkadığımız sudan: kokusundan, sıcaklığından….

Gün boyu bir etkileşim vardır, cansız neslerle aramızda. Sadece biz hissederiz ama onların duyguları yoktur. Eşyadırlar bizi etkileyen kendi ruhumuzdaki yansımalarıdır onların.. Hepsi birere elemanıdır bu kümenin, bilgileri olmasada…

Bir de canlılar vardır, etkileşimlerimizde işteş fiillerle betimlenen….Çiçeklerimiz gibi… Yaşarlar, bilmesede kimsecikler, onlardan etkileniriz , onlarda bizden etkilenir bence…
flowerlive.jpgSevdikçe onları açar çiçeklerini, güzelleşir yaprakları, su bile istemezler bazen. Dayanırlar susuzluğa, topraksızlığa ve de güneşsizliğe, yaşamlarının özü olsada temel elementleri dünyanın. Sevgimiz oldukça zorluklarına direnirler bizim ve yoksunluklarının, sevgimiz oldukça besleriz onları sevgimizle, su bulamazsak gözyaşı dökeriz yapraklarına bir kaç damla belkide…..
Canlılar vardır yürüyen nefes alan, bilirler kimler sever kendilerini, her gün sabah geçerken köşedeki duvarın altında yatan bir sokak köpeği hisseder içinizdeki sıcaklığı, kuşlar görür gözlerinizdeki ışığı tepenizde döner selam verirler, vesahire vesahire…

Sonra kainatı hissederseniz…

Tüm ihtişamıyla yaratılışlarındaki güzelliğin, Yaratan’ın benzersiz sanatını hissedersiniz, sevgiyi hissedersiniz kainatta…. ALdığınız nefesteki güzellikleri hissedersiniz, verirken ki rahatlamayı, nefeslerinizi paylaşmak istersiniz… Paylaşmak istediğiniz tüm güzelliklerinizle berabe, nefesle başlayıp ecelle biten….

Ağaçlara bakınca sakin ve titremeyen yaprakları görürsünüz, görürsünüz izinsiz hiçbirinin kıpırdamadığını, içiniz titrer… Ağlamak gelir… sonra dünyanın bu kadar güzelliklerinin özünü kavramaktan uzaklaşıp, telaşelerine dalarız….

Telaşelerinden etkileniriz, etkileşiriz birbirimizle, mutsuzluklarıyla etkileşiriz… Mutlulukları görmeye hasret…

Dünya üzerinde yaratılmış milyarlarca insan vardır: farklı coğrafyalardan, ırklardan, dinlerden, farklı dillerden…. Onlarla etkileşirsiniz… Çoğunlukla bazı özellikleriyle bizimle aynılarını paylaşanlarla….

Ama artık bu etkileşimler hislerinizle anladıklarınızın dışına çıkar, sizin gibi olmasada kendine ait hisleri olanlarla etkileşirsiniz….

Devreye girer sonra bazı araçlar, dokunmak gibi, konuşmak gibi, gözler gibi, tavırlar gibi….Ne yazıktır ki anlaşılmak zordur… Devreye giren bu araçların bizleri yanıltmalarıyla,yanılsamalarıyla, yansımalarıyla başka sizin gibi olanları….

Sonra deliler gibi istersiniz araçların aradan kalkmasını, ama acıdır başaramazsınız… Başarmak istemek için çalışırsınız ama kirli cam kırar ışıklarınızı, kırar ve yansıtır başka açılardan…. Onlardan gelenlerde yansır size ışık kırılmaları ile.. Elinizi uzatırsınız temizlemek için aranızdaki camı… Bazen kırılır camlar keser ellerinizi, kanla kirlenir camlar… Etkileşiriniz cansız bir nesne ile, belkide tek aradan çıkarmak istediğiniz cansız nesne o olsada…..

Yargılanırsınız…. Ağlarsınız…. Kendi küçük ülkenizin camları açık bırakırsınız ki…. Cam olmadan, küçük kuşlar gibi girsinler içeriye, sizi hissedip dönen etrafınızdaki… Sevsin istersiniz, perdeler olmadan, yargılamalar olmadan, yükseltilmiş pencerelerinizi seyredersiniz bazen olmayan camları gagalayan kuşlar gibi… En temiz kırıntılarınızı yemeye çalışan… Camın açık olmasına aldırmadan…İçerdeki uzanmış ellerdeki taze tahıllardan uzak….

flower_2of.jpg

Beklersiniz, Yaratan’ın sizin için çizdiği yolu… Selam ile kainata, ibadet ile Yaratan’a, sabır ile tüm zamana……

Sevgiyle (yeni doğmuş bir bebeğin annesine olanlardan…),

Berkant, 20.03.08/00:58 Bir Ankara akşamında hüzünlü çeşitlemeler saatinden….

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorumlamak ister misiniz ?

Yorum yapmak icin siteye giris yapmak gerekli