Etiket arşivi: istanbul

İstanbul’da sevgiyle karışık…

İstanbul’u geçen haftaki ziyaretimde trafik boğucuydu katlanılmaz bir hal almıştı. Randevularımdan bazılarını iptal etmek zorunda kaldım. Perşembe gecesi uzun süredir görmediğim bir arkadaşımı görmek için çıktım yola, 40 km yol gittikten sonra onunla buluştuk, beraber çay içtik biraz muhabbet ettik o da aldatılış hikayelerini anlattı bana. Bende onunla tecrübelerimi paylaştım: Boşver dedim yalanlara üzülmenin alemi yok. Gerçekse zaten olurdu…

İlerleyince saatler İstanbul’da yolların boş olmasını fırsat bilip biraz dolanayım dedim. Yağmur şiddetli yağıyordu, yollar yalnız sayılırdı İstanbul için. Yakınlarından geçerken “Yalan Merkezi”nin hatıralarım canlandı. Şehrin kötülükleri aklıma geldi, sevgi yaşamıyor bu şehirde dedim. Yavaş yavaş ölüyor değerler dedim. Bir yandan da haksızlık ettiğimi düşünüyordum. Çünkü o şehirde herşey var kötülüğün en uç noktası ve doğası gereği eşyanın iyiliklerinde uç noktaları.

Bu düşüncelerle seyrederken E-5 üzerindeKartal’dan Kadıköy’e doğru Kozyatağında bir karaltı gördüm sol şeridin sol tarafındaki küçük cepte. Korktum biraz kimdir bu diye önüme atlar filan yavaşladım. Sol şeritte duranın geceleri yolda yaşayan birisi olduğunu düşündüm. Ama baktığımda manzara farklı idi. Çoğu zaman insanların bile değer görmediği yurdumda, bir bayan araba tarafından yaralandığı muhtemel bir sokak köpeğinin başını okşuyordu. Gece o saattle korkmamış arabasını parketmiş sağ şeride hayvancağızın yanına gelmiş ona moral vermeye çalışıyordu. Belliki yaralı köpek zor durumdaydı. Bir yandan insanlara verilen değeri düşündüm, bir yandan da zor durumda kalan bir canlıya yardım eden o bayanı takdir ettim. En azından sadece bu yönünü. Umarım o sevgisi tüm hayatını kaplamıştır.

Yani sevgi ölmemiş henüz… Ama can çekişmekte…

Ankara’ya dönüş…

Cuma günü İstanbul trafiği ile biraz uğraştıktan sonra, işlerimi olabildiği kadar toparlayıp Ankara’ya doğru yola çıktık. Özlemişim evimi, geldim attım eşyalarımı içeri dinlenmeden bilgisayarımın başına geçtim.

Ankara yolculuğu biraz süratli geçti, yol zaman zaman bozuldu ancak Allah’a şükür güzel bir yolculuktu. Yolda yediğimiz yemek ve ilgileri de güzeldi arkadaşların.

Ekip arkadaşlarımı evlerine bırakmaya çalıştım ancak bir dönüşü kaçırınca bir abimizi bırakamadık umarım bir yanlış anlaşma olmadı.

Biraz yorgunluk biraz kafa karışıklığı biraz biraz… tonla şey aklımda yine…Bir de bu kötü ifadeler.

Dinlenme vakti geldi…

İstanbul Kasım…

İstanbul’a bu gelişim birçok duyguyu barındırdı içinde. Bir yandanda gündemdeki bir konuyla ilgili problemleri halletme endişesi. (Herkesin konuştuğu burda yazamayacağım). Trafik yazınki gibi değil o yüzden nefes almak zor şehirde. Bende biraz bunaldım ama ne kadar yetiştirebilirsem o kadar halletmeye çalıştım.

Perşembeyi cumaya bağlayan gece de İstanbul’un caddelerinde akmadan edemedim. Fırsat bildim gece boş yolları. Levent,samandıra,kadıköy,altunuzade ve Beşiktaş sonunda ortaköyde portakal suyu ile tamamladım. Portakal suyuda bahane oldu esasen :).

Herşey var bu koca şehirde sevgide var. Gece enteresan bir olay gördüm ama burda yazılıp geçilecek gibi değil… Bilahare…

Şimdi boğaza karşı bir sigara ordan da kitap okuyarak uykuya bırakma aklı bedeni ve …. yalnızlığı..