Etiket arşivi: uyku

Uyku kaçarsa ne olur…

Sık sık uykularım kaçmakta, hatta neredeyse hiçbir gece diğer insanlar gibi yatağıma gidip uyuyamıyorum. Bu günde ekstra bir durum olarak uykum kaçtı, sabaha karşı uyuyamadım. Gezindim durdum internet aleminde yazmak istediğim konular vardı, ama yazamadım. İnsanın bir blogunun olmasıda sorun yahu. Yazı yazmak istiyorum ama yazamıyorum çünkü yazıların sonunu bağlayamadan kapatmaktan hoşlanmıyorum. Bu yazılarda öyle olacaklardı çünkü aynı anda birçok şey düşündüm. Mesela dedim “Aşık olmayı düşünenlere öneriler” yada “gereksiz işlerle zaman kaybetme” diye başlasak, ama başlamadım başlamakta istemedim. Şimdide başka biryerlerde acaba uykusuzluk sorununa çözüm bulan birileri var mı diye arıyorum. İşe de yaradı galiba ararken biraz daha rahatladım.

Aman demek lazım aslında, bugün arkadaşlarımla konuşmalarımnda güzel noktalar yakaladım.

Birisi “Allah ol derse, geçirir dişini mermere, Allah dilemezse, muhallebi yerken kırar otuziki dişi” Yani her iş olacağına varır. Bizde rolümüzü oynayalım perdede.

Evet şimdi içimdeki yazma aşkını biraz söndürdükten sonra artık gönül rahatlığı olmasada laptopumu kapatım attaaaa gidebilirim.

Laptop Kucakta Yazılar…

Konuların aklıma gelmesi sanki uykumuzun gelmesi gibi birşey sanırsam. Uyumaya çalışırsınız da yatağa girene kadardır uykunuz. Girince kaçıverir sonra da dön dur.  Benimkide aynen öyle oldu uzanmıştım ve uyumaya çalışıyordum ama birden aklıma birşeyler geldi, bunları yazmalıyım yoksa unutacağım dedim içimden ve yerimden kalkmadan laptopuma uzandım, kucağıma aldım, başladım yazmaya yani yazamamaya  aklıma gelenler uçup gitti:) Habuki ne tatlı olacaktı. Yazacaktım ve bir daha aklıma geldiğinde gülecektim sadece. Şimdi başka bir zaman yine bu laptop aniden dinlenmekte olduğu sehpanın üzerinden kalkacak, gecenin bir yarısı bacaklarımın üzerinde, battaniye tarafından sarmalanmış ve ısınmaktan mutsuz bir şekilde yazılarımı yayınlamaya uğraşacak. Benimde zaten zor gelen uykum aynı sebepten yine kaçacak… Görende beni ne sanacak, sanki 🙂 yüzüklerin efendisini yazıyorum. Hoş rahat rahat yazamıyorum ama olsun : ) Bu başlık güzel bir dahakine 2 3 diye seri yapalım 🙂

Sevgiyle…

Ankara’ya ilk kar düştü…

Ankara’ya ilk kar düştü saat 01 sıralarında, zayıf zayıf yağmakta idi. Saat 2 civarlarında biraz hızlandı ve yağdı yaklaşık 2 saat boyunca ince ince. Ben yine bilgisayar başındaydım. Özlemişim her yeri kaplayan bu beyaz örtüyü. Şİmdi baktım 10 cm kadar kaplamış her yanı kar, eskisi gibi öyle çok fazla yağmadı ama bu bile güzel geldi bana. Beyaz bir örtü her yanda beyaz bir temizlik. Tabi sabah bu kadarcık kar bile sorun çıkartabilecek bize işe giderken, bir yerlere ulaşmaya çalışırken. Altyapımız çok zayıf maalesef. Şurda özlediğimiz karın yağmasının bile tadını çıkartamayacağız.

Gene, gece ayaktayım ben tabiki .) Yarın ki planım ise uyumadan işe gitmek çünkü bu saatte yattığımda sabah kalkmakta sorun yaşayacağım o yüzden bu gece de böyle olsun varsın ne yapalım. Hem sonra kendimide eleştiriyorum, başkaları da beni eleştiriyor haklı olarak.

Uzun yıllardır bu devram böyle gelmiş böyle gider ama ben, kendi  yapmak istediklerimle tamamen uyumsuz bir yaşama biçimine sahibim.  Bu bir sorun aslında bu durumu düzeltmek istiyorum ama bir türlü başarılı olamadım. En temel problem bu konuyu çözünce diğer herşey arkasından gelecek bunu da biliyorum.

Hakkımda hayırlısı diyorum ne diyeyim 🙂

Sevgiyle,

Organize olalım :)

Bu aralar cep telefonlarım kulağıma yapıştı. Sürekli birşeyleri organize etmeye çalışıyorum. Bunların çoğu işimle ilgili olanlar ve işler yetişmiyor aksaklıklar cıkıyor. Zamanı yönetmek gerçekten zor iş. Bazen telefonla konuşurken veya ekrana bakarken artık konuşmalarım ve yazılarımın anlamsızlaştığını hissediyorum. Artık yeter diyorum dinleneyim biraz ama dinlenme moduna geçemeden yeni işler yada özel hayat aklıma geliyor. Burada teknolojiyi kullanıp beynim TV ile uyuşturuyorum ancak bundan sonra uyumak ve biraz olsun dinlebilmek mümkün oluyor. Bir de sabahları şöyle civa gibi yataktan fırlayabilsem süper olacak ama ona henüz ne teknolojik ne de başka bir yolla çözüm bulamadım. Geceleri sevmeye devam ve de az uyuma 🙂

Ama artık eskisi kadar genç değilim. Gençlik değerli hazine. Filan falan derken… Uçusa geçtim ben hadi gidip biraz uyuşturayım kafayı uyuyalım…