Arşiv

2008

97 yazı

İstanbul Ocak..

İstanbul’suz duramıyorum sanırsam galiba 🙂 Bir şekilde fazla aylar geçmeden orda oluyorum. Canımı sıkan bir çok adresten geçsemde, sevdiğim şeylerde var. İstanbullllll, İstanbuuuuullll Ocak ‘ta,  karda kışta İstanbul resimleri. Fotoğraf makinemi unutmuşum fazla güzel pozlar yakalayamadım.

Devamını oku →

Laptop Kucakta Yazılar…

Konuların aklıma gelmesi sanki uykumuzun gelmesi gibi birşey sanırsam. Uyumaya çalışırsınız da yatağa girene kadardır uykunuz. Girince kaçıverir sonra da dön dur.  Benimkide aynen öyle oldu uzanmıştım ve uyumaya çalışıyordum ama birden aklıma birşeyler geldi, bunları yazmalıyım yoksa unutacağım dedim içimden ve yerimden kalkmadan laptopuma…

Devamını oku →

Statpress Türkçe Çevirisi…

Gece, blogumda kullandığım istatistik plugin’in yazarı “Sizde kendi dilinize çevirebilir misiniz ?” diye sormuş bende faydalı olur umuduyla çevirdim dosyayı buradan yayınlıyorum. Çorbada bizim de tuzumuz bulunsun. İndirmek için tıklayınız. (Download Language File).

Devamını oku →

Ankara’ya ilk kar düştü…

Ankara’ya ilk kar düştü saat 01 sıralarında, zayıf zayıf yağmakta idi. Saat 2 civarlarında biraz hızlandı ve yağdı yaklaşık 2 saat boyunca ince ince. Ben yine bilgisayar başındaydım. Özlemişim her yeri kaplayan bu beyaz örtüyü. Şİmdi baktım 10 cm kadar kaplamış her yanı kar, eskisi…

Devamını oku →

X…

Eski yazdıklarımı okumaya başladım bu aralar. 🙂 Neler yazmışım neler. Bu da “X” ne demekse. Ama enteresan bir yazı olmuş . Hep bir arama modum var sanırsam. Buyrun : X Olumlu düşüncenin sınırlarını zorlayan yaklaşımların limitlerinde dolaşan bir gezgindim ben. Hep arayan araştıran bulamadan umutsuzluğa…

Devamını oku →

Saat 22.32 Sen yokken…

Çok hoşuma giden yüreğimin tellerini titreten bir yazı 🙂 Saat 22.32 Sen yokken… Altında sohbetler kurduğumuz ağaçlar bana cevap vermedi seni görmeyince. Kaldırımlar bile sustu bana, seni bulamayınca yanımda. Gökyüzündeyıldıza sordum seni; o an, ” git bul onu ” deyip kaçıverdi gözden. Sen olmayınca hiçbir…

Devamını oku →

Bana bir öpücük verdi…

Eskilerden kalmış bir yerlerde yarım 🙂 Devamı gelmemiş her zamanki gibi. Sene 2000 sanırsam. Bana bir öpücük verdi, sabahın o henüz kör vaktinde uğurlarken beni. -Nereye gidiyorsun? dedi. O an hiçbir şey söylemeyecektim, boşuna bekliyordu. Elinde tuttuğu bir dizi CD arşivini, elinden alıp arka koltuğa…

Devamını oku →