Kategori

Yazılarım

48 yazı

Gece kuşu

Eskiden yazılar yazdığımı hatırladım bugün, sonra vazgeçtiğimi. Hayatın bizi sürüklediği girdapta kaybolup, hangi girdapta kaybolduğumu unuttuğumu hatırladım. Korkularımı hatırladım. Kimi yerli kimi yersiz. Dünyaya döndüm baktım, döndüm kendime baktım. Kim olduğumu unuttuğunu hatırladım. Nasıl sömürdüğünü hatırladım dünyanın herkesi, uşaklığında herkesin kendi şeytanının. Müslümanlık bile diyen…

Devamını oku →

Bugünden…

Sadece 2 görsel yol gösterici…

Devamını oku →

Fare Kapanı…

Koca bir labirent var gözlerimin önünde, yükselen duvarlar iki yandan birden… İlerde görünen ufak bir ışık ama belliki kapandasın belli ki bir yere varmayacak ışıklar…. Belki aç olan midemize bir parça peynir bulmak için koşmaya başlayacağız. Sonra dönemeçler geçtiğin yollardan bir daha geçişler olacak… Sonuçta…

Devamını oku →

Sendromania…

Hayat deli bir nehir gibi akıp giderken, sahipleniyoruz kendi kendimize sendromlarımızı. Ama güzel bir söz var geçenlerde ögrendiğim. “Kader son sözü söylediğinde bütün diller susar” . Bu sözü okuma hikayem bile saatler sürecek felsefe tarzı yazılar yazdırabilir. Ama zaman geçiyor.Vakit yok kaybedecek… Diller sustuğunda bir…

Devamını oku →

Üzüntü…

Üzüntüler hayatımızın vazgeçilmez birer parçası olmuş. Onlardan kurtulmak için ne kadar hızlı koşarsak koşalım kaçamıyoruz. Kemik görmüş aç köpekler gibi peşimizden koşuyorlar. İnsanız tabiki nefesimiz kesiliyor ve ısırıyorlar paçamızdan yada nerden yakalarlarsa işte. Sebepleri çeşitli olabiliyor. Bunları ne ben açıklayabilirim nede başkası. Herkesin üzüntüye yakalanması…

Devamını oku →

Ağlama Anne…

Hatırlıyorum çocukluk günlerimi, pazenden bozma pijamalarla dolaşırdık sokaklarda. Paspal paspal ama bir o kadar mutlu. Yakınlardaki inşaatı hatırlıyorum önüne kum indirdiklerinde kumun içine elimizi sokup yaptığımız mağaraları hatırlıyorum. Sonra kendi yaptığımız mağaracıkların ertesi güne kalmasını heyecanla beklemeyi, çocukluk günleri işte, o zaman  ne ise adı…

Devamını oku →

Başkalarının değer yargılarıyla yargılanmak…

İnsan ilişkileri konusunda yazılar yazmaya çalışıyorum, ne kadar başarılıdır bilemem ama içimden geldiği gibi yazyorum… Bugün de genelde çoğunluğun değil ama bazı insanların çektiği belkide o insanları yalnızlığa hapseden bir konudan bahsetmek istiyorum.  Hepimiz günlük hayatımızda sürekli olarak başkaları ike iletişim ve etkileşim içindeyiz. Ama…

Devamını oku →

Sabahın 4’ünde değişmeyen…

Kendimi bildim bileli gecelere alışkınım. Gecelere alışkın olmak demek aslında o kadar basit değil. Gecelere alışkın olmak demek, düşünmek demek, acı çekmek demek, anlayamamak demek, kabul edememek demek ve bence gecelere alışkın olmak: kendi kendini yemek demek… Gece sabaha karşı evinin duvarları arasında dudaklarının arasında…

Devamını oku →

Güdüler üzerine bir deneme…

Bilmem sizlerde izlediğiniz filmlerden etkilenir misiniz? Maalesef ben bazen filmlerin içine girip onları yaşıyorum. Maalesef, çünkü filmlerin içinde yaşamak kendi değer yargılarınızla olayları değerlendirmenize neden oluyor ve de sinir olursanız gece uykusuz kalıyorsunuz. Bu gecede onlardan birisi idi benim için ama maalesef  filmi değerlendirmek için…

Devamını oku →

Hatıralardaki Hikayeler…

Hatıralarım, herkesin hayatında olan belki biraz benimkinde daha fazla yer tutanlar. Hatıralar garip şeyler aslında, algılama biçimine göre değişiyor insanların. Kimileri hatıralarında mutlu olup, kimileri hatıralarında acı çekiyorlar, kimileri ise hatıralarını hissetmiyorlar bile. Kontrol lazım hayatımızta olduğu gibi hatıralarımızı da yeniden yaşarken. İzin vermemeliyiz bizi…

Devamını oku →