Arşiv

Mart 2007

39 yazı

Ne Seni, Ne Beni, Ne Bizi.

Ne bıraktılar bu yolculukta beni benle beraber, Ne bıraktılar seni sana yanlız, Ne de izin verdiler “biz” e Ne güzellikler, ne aradığımız sesler Ne de hayaller kaldı. Acı verdi süresizlikler zamanla silinip gidecek belkide bizi de silecek silinmez lekelerle iz bırakarak beyaz bir yaprakta arkasında…

Devamını oku →

Beyaz ve Sen..

  Bu bir yasak aşk öyküsü çokta acıklı birazdan evleniyor yarim ondan bu acı birde başımda dönüyorken bizim bu şarkı mutluluk hediyem şarkımda senin olsun Ey Tanrım dayanabilirmiyim buna ben yardım et çıkart onu al aklımdan lütfen taşıyamıyabilirim düşerim birden nede güzel olmuşsundur beyazlar içinde…

Devamını oku →

İstanbul Ağlıyor

trende biletsiz sevdalar vardı vagonlar kaçaklara göz yumarlardı aksada yüreklere kar pınarları sevdanın arkası var ardı bahardı istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun hadi git git artık (sevdiğin bekliyor) ne duruyorsun yolcular hep kaçak bizse tutuklu gözler ağlıyor tutkulu çocuksu yıldız avlarım göğün mavisinde her dem bakışlarını…

Devamını oku →

Yakan…

sebebsiz yere sevgini vermek yakan seni, güçsüz bir aşka gönül vermek yakan seni farkındasız bir insana farkındasızlıgını anlatamamak sesini gecelerle paylaşmak güçsüzlüğünü anlamak olancasına rağmen.. Berkant…

Devamını oku →

Hıçkırmalısın… Yoksa ne anlamı var…

Hep birileri, hep yaşamış, aynı şeyler… Acaba bizde hıçkırıyor muyuz? Burda sözler:

Devamını oku →

Hırçın bir sahil.

Prestige..

Son yıllarda izlediğim iyi filmlerden. Eski zamanlarda geçiyor. Sürükleyici  tahmin edemeyeceğimiz bir biçimde sonuçlanıyor. En azından ben tahmin edemedim. İzlemenizi tavsiye ederim. Biraz mistik biraz duygusal biraz da kendinizden bulabilirsiniz. Değer…

Devamını oku →

You gave the name : “Nostalgia”

Come again to me… Come again and take a small flower Into your hand, Not from your arms From your heart Again give it to me Want to feel and want to smell it again Want to keep it in my heart with your soul…

Devamını oku →

Dökülen bir yapraktan bana düşen.

Uykuların saadetine inanma sakın ben uyurken beni izleme izleyeme beni bana acı vermeye devam et farkında olmadan farkında olmadan yaşa ve unut beni unut beni, bana veremediklerinle beraber vaatlerini hatırlama sakın sen ve onlar uzak iki kavram olsun kavramları benim adıma kurma veremeyeceklerini söylediğin gibi…

Devamını oku →

Ankarada Bulutlu Bir Gün..

Camdan bakmamıştım gökyüzüne, meğer beyaz bulutlarla kaplanmış bir hüzünlü hava var Ankara’da. Yağmur  yağacak diye umutla bekliyorum, bakalım ağlayacak mı bulutlar bakalım yıkacayacaklar mı yine. Tutulmuş bir kalem var elimde, yeni moda olanlardan üstünde bir sürü harf şekil vs. var. Yazmak bile değişti artık. Yazmanın…

Devamını oku →