Gece ve Müzik

Yaşı küçük olanlar bilmez diye başlayabileceğim bir yaşa geldim galiba. Otururken aklıma geldi bu gece. Biraz nostalji yapmak gerek dedim içimden.

Eskiden radyoda gece ve müzik diye bir program vardı. Ben iki katlı ranzanın üst katında ,abi olduğum için, yatarken dinlerdim hep geceyi. Ve öylede kaldı bende gece ve muzik. Radyo da eskilerden kalma bir grundig, sadece  radyosu çalışırdı. Kaset dinlemek için ise çok dikkatli kullandığımız bir nordmende vardı. Ama o bizim muzik setimizdi. Küçük bir memur ailesinin muzik seti, ama her nağmede müzik setleri değil, son sistem ses teknolojilerinden bile daha fazla mutluluk verirdi bize.

Grundig radyoyu yatağın yün döşegi ile kasvetli demir ranzanın arasına sıkıştırıdım, kardeşim rahatsız olmasın diyede sesini kısardım, birazda anne-baba duymasın diye tabi. O zamanlar bu yeni moda yataklardan da yoktu fazlaca, yada biz alamamıştık. Ama çok rahattı.  Gece ve muziğin nameleri ile uykuya dalardık. Gece dostumsa sabaha kadar çalardı belki bazen, yada yayın bitene kadar. O zamanlarda belliymiş esasen geceyle maceram, benim çevremdeki pek de fazla insanda olmayan bu dostluk.

Şimdilerde bakıyorum, iletişim araçları, bilgisayarlar, oyunlar herşey pek bir samimiyetsizleşti. Doğal olarak da ilişkiler, aşklar vesair tüm herşey. Bizde bu olan biten farkındasızlığımıza rağmen payımıza düşeni aldık yada aldırıldık bi şekilde, her ne kadar korumak istesekde ruhumuzu.

Bu gece demir ranzasında uyuyan bir berkant varsa uzaklarda, köyde yada kentte, benim bilmediğim, okuyamayacak bile olsa, ulaşamıyorsa bile bu teknolojiye,  bu sayfadan ona armağan ediyorum, bu küçüçük parçalarımı dökülen ellerimden. Güzelliklerinin hepsini ranzanın demir parmaklıkları gibi hapsetsin içine diye.

Sevgiyle…  

Berkant