Küçük Kızın İsmi…

the_beautiful_enigmatic_flower.jpg

Sabah 4 ve saatlerimin
Akrebi, sensizlikte gösteriyor saati…
Yelkovan, bi haber dönüp durur…
Sıyrılmaya çalışsam da,
Unutmaya ha keza,
Bedenimi ve zihnimi meşgul etsem de,
Seni bana getirmeyen herşeyle,
Senin yanında herşeyim yine…

Bilmem nedendir, bu sevgi, yada ismi herneyse
Bilmem nedendir, kaynağı belirsiz bu acı, acı çektiren isimsiz olsa bile…

Belirlenmiş yolların verdiği belkide…
Belirlenmiş, ikimizin adı olmadan,
Bana sorulmadan,
Sen demeden herşeyin olduğunu söylediğin hiçbirşeyi,

Neden sorusu yok,
Acı çekmek var belki,
Belki de sensizlik yok,
Sevdamı yalnız yaşamak var…

Belki biz yokuz ama,
Şarkılar çarptıkça kalp duvarlarıma,
Titreren yüreğimi;
Hasret yankıları var,

Belki sen yoksun ama,
Benim içimde büyüttüğüm küçük bir kıza verdiğim isim var…

Berkant, 03 Haziran 2007 04:00

Küçük Kızın İsmi… için 24 yorum

  1. Sevdim bu şiiri ama gerçeklik payı biraz düşük..Belli de oluyor…
    Bu kadar acı belki sen yoksun belki biz yokuz dedirtmez, inadına varız dedirtir; var olmak için çaba getirir.
    Sonunu çok sevdim özellikle..Gerçekten güzel ifadeler şiirde..Tebrikler.. Bir de “de”leri ayırsanız “yalnız” yazsanız 🙂

  2. Şiiri sevdiğinize sevindim…Gerçeklik payı düşük bu aşkın evet 🙂 Ayrıca inadına varız demek tek taraflı olmaz.. Tek taraflı aşkların gerçeklik payı düşük oluyor.. İki tarafta aynı şiirleri yazacak kadar duygulu, inançlı olmalı. Hem şiirler nedendir… Evet teşekkür ederim editörlüğünüz için 🙂

  3. İki taraf da aynı şeyleri hissedemez ki..İki taraf aynı yoğunlukta hisseder belki ama aynı şeyleri hissetmez zaten aşka güzellik katan da budur bence..Tabi ben sizin duygularınızı sadece şiirden anladığım kadarıyla yorum yapabiliyorum gerçi sizin duygularınıza dair de değil yorumlar öyle serbest dalış benimki işte 🙂

  4. Bende zaten onu kast etmemiştim. “inadına varız dedirtir” demişsiniz ya onun için. Yani tek taraflı inat bi anlam ifade etmez sadece bir tarafı yer bitirir. Hoş diğer taraf desede demesede karektere bağlı yine yemeye devam eder. Serbest dalışta güzeldir, okyanusla bütünleşirsiniz. Benim duygularım tıplı şiirlerim gibidir… Ne anlaşılır ne de vazgeçilir. (benim tarafımdan) 🙂 Ama helbet bir anlayan çıkacak…. 🙂

  5. Çok iddialı olmamaış mı sizce de 🙂 Ne anlaşılır ne vazgeçilir demek…Neyse ki parantez içiyle mütevazilik biraz sezilir olmuş 🙂
    Yoğunluk dedim evet, bayanlarda bulunur ama hani şey gibidir insanlar belirli frekans aralıklarını görür koklar ve duyarlar ya erkekler de kadınların yoğunluğunu anlayamaz 🙂
    Bazen çok düşük bazen çok yüksek frekanstadır..Genelde yüksek frekenstadır ama..

  6. Nasıl gidiyor bu arada İstanbul anketi? Pek güzel değil galiba İstanbul 😉

  7. Şimdi iddialı oduğum doğrudur. Mütevazilikde öyle. Ama dediğim gibi bir benim ne kadar iddialı olduğum değil birlikteliğin ne kadar iddialı olduğu önemlidir. Bence 🙂 Bayanlardaki yoğunluk konusunda da erkeklerin anlaması şudur ki: eger yüksek frekans varsa hatun kişi erkeğinin yanındadır. Yok eğer yanında olamıyorsa, bu kadar gücü yoksa öle bir frekans yoktur. Onun frekansı birlikteliği getiremez. Görüp koklamak konusuna gelince: frekansı zaten yüksekse, yanındadır hatun kişi 🙂 vede doğal olarak olur. Yani anlarım 🙂

    İstanbul anketi gördüğünüz gibi… Yalnız şehir, güzeldir ama ama bana göre hüzün ve yalnızlık şu sıralar…Herkese göre öyle demekki ….

  8. Ben hala aynı şeyi iddia ediyorum..Mecnunun frekansı çok mu düşüktü ki Leylaya gitmeyi reddetti..?
    Kadınlarda da benzer durumlar olabiliyor.
    Ayrıca bir kişinin iddiası birlikteliği de iddialı kılar.
    İstanbul anketinde de itiraf ediyorum sonucun böyle çıkmasında payım büyük 🙂

  9. Hmm,demek öyle. Peki siz ne önermektesiniz. Benim bildigim Leyla gel der mecnun gider. Bizim oralarda derler ki “Yar elinden gel olmazsa yare varılmaz” (Neşet ERTAŞ). Eh benzer durum oldu demekki. E kanında bir son damlası var elbet… Tükendi mi akamaz… Nasıl ki gözyaşı bitrer kan akar… O da bitince ne akar… Karışık bir durum… Mecnun da yok leyla da..

    Ankete gelince, bende aynı kanıdayım yalnızlık konusunda. Ama sorun yok. İstanbul yalnız şehir olsun… Bensiz daha da yalnız kaldı demek ki…

  10. Leyla gel der, fakat Mecnun gerçek aşkı bulmuştur; Leyladan Mevla’ya giden yolu bulmuş belki vasıl olmuştur kim bilir..
    Tabi haklısınız artık ne Leyla var ne Mecnun..
    İstanbul aslında yalnız değil yalnızlık veren bir şehir..Kalabalık yalnızlaştırıyor insanı, güven duymak zorlaşıyor,inanmak, sevmek..
    Neyse ki ben şanslıyım..İstanbulda olmama rağmen harika dostlarım var, yalnız değilim
    -hemen link göndermeliyim onlar için böyle dediğimi görmeliler 🙂 –

  11. Mükemmel bir yorum. Ondan sonra herşey anlamsızlaşır. Vasıl olmasını bilemem. Ama yollar zaten hep vardır ki leyla vasıl olsun. Ama esas olan leyla değil mecnundaki aşktır.

    İstanbul evet iyi tanırım hemde çok iyi… Dostlarınız olduğuna sevindim. Bende yalnız değilim… O duyguyu çoktan öğrendim. Onunla dost olursan hiç yalnız kalmıyorsun 🙂

    Evet dümetülcendel öyle dedi… Yalnız değil… Sizleri seviyor ona iyi bakın….

  12. 🙂 Dûmetülcendel aslında 🙂 Şam yakınlarında bir yer..
    arkadaşlarımdan birine link gönderdim görsün sevdiğimi buralarda da söylüyorum diye..Ama gönderirken ama öyle olmaz dedim kendi kendime burada da söylemek lazım diye ona da söyledim onu sevdiğimi aslında cevabi oldu biraz ama neyse..
    Leyla Mecnun konusuna girmeyeceğim tekrar çok uzayacak ve ben konuya haklarında konuşacak kadar vakıf olmadığımı düşünüyorum, sizi bilemem 🙂
    anket değişmiş yenisi hakkında fikrimi söylemek istiyorum kendini vefakar kabul eden birisi olarak kesinlikle karamsar olmayın..

  13. Bu arada ankette bir problem var galiba oy vermek istiyorum veremiyorum 🙂

  14. Hmm Şam yakınlarında. Kayısı da yetişir mi orda 🙂

    Hmm konuya vakıf olamam da, yorum yapabilirim sanırsam… O konuya vakıf olmak ne mümkün.

    Denerim. Pek karamsar değilim, güçlü yürekler tüm duyguları harmanlamalı. Vefa, Ahde vefalı olmak önemlidir 🙂 Vefalı insanların sayısı azaldı. Vefalı olanlar/vefalı olmayanlar=0 değerine doğru yaklaşıyor.

    Anketi düzeltmem lazım, nazar oldu herhalde 🙂 Vakit sıkıntısı var biraz . Durduk yere ne olduysa 🙂 En kısa sürede halletmek istiyorum, kafama takılır, uyuyamam bir işi halletmeden. Ama firefox kullanırsanız çalışıyor en azından. 🙂 Şimdilik.

    Aksaklık için özür dilerim 🙂

  15. Bugün düşündüm bu konuyu, hayatıma giren insanların neredeyse tamamı kalmış, bırakmamışım bir yere.Abartıyorum gibi geliyor bazen, vefayı da aşmış bir durum belki..Birkaç günü bile birlikte geçirdiğim bir insanı eğer sevmişsem bırakmıyorum peşini..

  16. Ne diyeceğimi bilemedim. Umarım incinmezsiniz bir şekilde. Bir gün. Onun haricinde gayet güzel. Tabiki insanın hayatında elemeler vesair oluyor, zaman geçtikçe bence sizinki başka birşey, hissettiğim kadarıyla. Güzel bi şey.

  17. İncinmek bundan dolayı olabilecek birşey midir bilmiyorum, zaman zaman düşünüyorum bu kadar değer vermemeliydim, bu kadar zayıf olmamalıydım diye.. Ama sonra neyse ki geçiyor bu düşünce.Diyorum ki kendime; bununla alakalı değil bu elbette insanlara değer vermeliyim, elbette sevmeliyim,ne çıkar kalbim kırıldıysa ben hala sevebilecek inanabilecek güvenebilecek bir kalp taşıdıktan sonra..
    Hatta sevinmek lazım galiba hala kalbim var diye ya kaybetseydim, ya ben de onlardan olsaydım..Kendimden nefret etmez miydim? Herkese kötü bakmaz hayatı kendime zindan etmez miydim?
    Bu da problem bence,en son yazdığınız yazıda bahsetmişsiniz; yaşadığımız olumsuzluklarla değerlendiriyoruz başkalarını, başka hadiseleri.
    Belki şimdiye kadar da öyle yaptık belki u kadr kötü değildi yaşadıklarımız, bu kadar kötü dfeğildi insanlar..

  18. Yani insan incinebilir çünki değer verirsiniz vefa gösterirsiniz ama karşılık alamazsınız. Bu kadar zayıf olma noktasına gelince insanız, beşeriz ve şaşarız yaşadıklarımızdan ders çıkardığımız müddetçe problem yok. Hayat bu acı da var mutlulukta. Ama dediğiniz gibi geçmesi lazım diğer insanlara göstermeliyiz ben hala “İnsanım”, halen “değerlerim var” ama sen bunları haketmedin ve taşıyamadığın için hayatımdan çıktın 🙂 . İnşAllah beklentilerinize uygun birileri ve karşılıklı değerleri bilecek insanlar olur sizi, benim ve herkesin hayatında.

    Evet en güzel ve benim de en sevdiğim tarafı onlardan olmamak ve farklıklarını koruyabilmek güzel. Aradığımız insanda hangi özellikleri arıyoruz, ondan önce kendimizi, adımızı sevmeliyiz, yoksa bir anlamı olmaz. Kendini sevmeyen kaşısındakine sevgiyi veremez. Hoş aşk meşk işleri karışıktır biraz 🙂

    Başkalarına göre değerlendirmemek lazım her insana ayrı bir şans, ama söylediğim gibi daha önceki bazı işaretlere ve tavırlara dikkat ederek incinmeden.

    Yaşadıklarımız bir şekilde bitsede benim yargıladığım yaşadıklarım değil. Yaşadıklarımıza (birlikte yaşanılan şeylere) verilen değer ve ne derece savunulduğudur. Kanının son damlasına kadar savun, ölürken sevgi dolu gözleri görerek veda et yaşama… Ondan sonra da sorgulanacak bir şey kalmaz. Herşey saf herşey temiz….

  19. Bence diğer insanlara bunu asıl söylemeyerek gösteririz; sen bunları hak etmedin demek çok da erdemin doruk noktası gibi gelmiyor bana. Bunları hak etmemesine rağmen bir insana saygı göstermek gerekiyor. Hak edenlere saygı sevgi göstermek kolay zaten, herşeye rağman yapabiliyor muyuz bunu?
    Ben yakın bir zamanda böyle bir hadise yaşadım,normalde sinirlerimi kontrol altında tutan biri olduğum halde yaşadığım şokun büyüklüğü sebebiyle olsa gerek dayanamadım ve ağır sözler söyledim,karşı tarafın bunun çok daha fazlasını hak ettiğimi düşündüm onu incitmekten garip bir şekilde zevk aldım. 1 ay sonra konuya dair bilmediğim ve farketmediğim şeyler öğrendim,anladı ki o beni isteyerek kırmamış ama ben onu isteyerek kırmıştım. Özür diledim ama hala büyük bir utanç duyuyorum onun için bu konulardaki hassasiyetim arttı. Suçluluk duygusu işte..

  20. Bu biraz acıdan kaynaklanıyor. Sinir, ulaşamama, kendinize yapılanlar düşünüldüğünde bazen kontrolü kaybedebiliyorsunuz. Ama erdemler karşılıklıdır bazen siz bir yanlışlık yaparsınız bazende karşınızdaki. Ama içine atmak kötüdür.

    Benimde benzer durumlarım var konuya ait herşeyi yaşayandan çok bilmeme ve görmeme rağmen ağır sözler söylemedim. Kendi içimde binlerce defa söyledim ama karşımdakine söylemedim. Gerek te yok. Benim için bir anda değersizleşti. Ağır sözlerde değil en ufak bir kelime bile söylemek istemiyorum.

    Ama hiçbir zaman isteyerek ve kasıtlı birini incitmekten zevk almadım 🙂

    Zamanında yaşadım hayatımdaki bir insan her saniyesinde beni incitmekten zevk aldı ama ben sabrettim. Karşımdaki bilir bilmez önemsiz, herşeyin hesabı bir yerlerden çıkar.

    Bunu bende, zamanda görecek 🙂

  21. Hiç bir zaman yaşayandan iyi bilemeyiz ki..
    Benim yaşadıklarımı kimsenin anlamadığı birşeyler de olmuştu hayatımda iftira boyutuna varan şeyler..
    Kimse aslında ne olduğunu bilmiyor bense görünen herşey aleyhime olduğu için anlatamıyordum ve düşündüm ki anlatmak da gereksiz zaten herkes şartların gösterdiği gibi düşünecek..
    Beni tanıyan bana inanan insanlar destek olmaya devam etti ve benim inandığım şey gerçekleşti; herşey ortaya çıktı,kimsenin yaptığı yanına kalmadı..
    Ama beni sadece zahiri şartlara bakarak değerlendirenleri haksız buldum ister istemez çünkü beni tanıyorlardı..
    Belki hatta belki değil açık ki çok farklı hadiselerden bahsediyoruz.Ama aynı kapıya çıkıyor, hiç bir zaman yargılarımızda kesin ve katı tutumlar göstermemeliyiz bence

  22. Yani yaşanmadan bilinmez tabi. Durumlar faklı tabi neler olduğunu bilmeden de yorum yapmak mantıksız olur.

    Bazen öyle düşünürüz herşey bizim aleyhimize olduğunu ama işte gerçeği sadece ALlah bilir. İnsanların kafasındaki şeyleri kendin parçalasan değiştiremezsin.Hatta aynı durum onların başında olsa onlar bile tepkilerinde mantıksız davrandıklarını anlayacaklardır. Ama o an anlamak istemezler.

    Ama dediğinize katılıyorum, kimsenin yanına yaptığı kalmaz bunu yaşadıkça gördüm. Yakında olan şeyler içinde bunu göreceğimi hissediyorum. Ama görmesek de mühüm degil. Ayakta kalıp gülümsemek yeterli.

    Dediğim gibi insanlar heşeyi yanlış değerlendirebilir. Beni de çok iyi tanıyan insanlar vardı. Ama adamlar birden bire 180 derece dönüverdiler. Demek ki insan önce kendini koruyor ve karşısındakini düşünmüyor. Temel problem burda “önce ben”. Kibir vb gibi şeyler insan işte 🙂

    Katı olmamak lazım, ama, aklımıza ve ruhumuza da güvenmeliyiz. Bu dünyada başka güvenilecek ne kaldı ki zaten.

Yorumlar kapalı.