Seni Düşünürüm…
Geceler sözlerle aydınlanır demekki, umutla beklenir bazı sözler, söylenmeyeceğini bile bile bekleriz. Bekleriz taki yorgun düşene kadar yüregimiz… Yürek de dayanmaz vurur kendini düşlere, şarkılara ve kendine… Burada Sözler:
Geceler sözlerle aydınlanır demekki, umutla beklenir bazı sözler, söylenmeyeceğini bile bile bekleriz. Bekleriz taki yorgun düşene kadar yüregimiz… Yürek de dayanmaz vurur kendini düşlere, şarkılara ve kendine… Burada Sözler:
İstanbul beni yordu galiba, birkaç gündür elim kolum kalkmıyor. Eskilerin verdiği yorgunluk devam ediyor. Orda aldığım ve anlam veremediğim bazı telefonlarda öyle. Yalnız şehirden yine yalnızlık bulaştı üzerime. Yine aldı benden biraz. Herkesin yaptığı gibi.
Bridgestone adrenalinlerle Ankara şehiriçinde düşük hızlardaki testlerimden sonra İstanbul-Ankara Otoyolu’nda yüksek süratlerde, stabil sürüşte ve İstanbul şehiriçinin yüksek süratlere ulaşan ama kıvraklık gerektiren yollarında test etme fırsatım oldu. Otoyolda yol tutuş ve virajlardaki performansı gayet iyi idi. Islak zeminde performansı biraz azalmakta ancak zaten ıslak…
Bu hafta İstanbul’dayken radyoda çıktı tesadüf, ilk defa dinledim Nil Abladan kamikaze’yi hoşuma gitti çok.Hatta hafiften vucudum da kıpırdandı biraz. O yoğun ötesi tempoda bir an dinlendirdi. Kendimi kamikaze gibi hissettiğimden midir, nedir sevdim sizde seversiniz belki… Nakarat kısmına bayılıyorum 🙂 ucuyoruz ne güzel kamikazeeeeee,…
Bu şehirden son ayrılışım hüzünlü olmuştu… Olabilecek en hızlı süratle cıkmıştım yollara… Arkamda bıraktıklarıma üzülerek. Ama artık üzüntü yok değersizleşen anılara.. Anladığım gerçekler üzülme dedi bana.. Merhaba İstanbul yeniden… Güzel şehirsin ama yalnızsın. Benim gibi, belkide bu yüzden vazgeçemiyorum senin o gizemli güzelliklerinden…zaman zaman acı…
Sevgiye dair çok sözler söylendi, söyleniyor, paylaşılıyor. Hoşuma gidenlerden: ” Bir soluk kadar yakın, bir yıldız kadar uzak derlerdi sevgi için… Uzanırsın, yetişemezsin… Yetişirsin, dokunamazsın… Dokunursun, vazgeçemezsin… Vazgeçersin, yaşayamazsın…”
[singlepic=53,320,240,watermark,] Hani vardı ya İnanırdın Sihirli olduğunuza Parmaklarımın Ben inanmasam da asla Bildiğim halde Olmadığını sihrin Sadece sende saklıydı Olmayan sihrin, Gözlerinde vardı Daha ötesi Baktığında beni büyüleyen, Teslim ettiğim gözlerimi Onlara bak ve İnandığın gibi olsun parmaklarım Tut ki kalsınlar öylece İlelebet Berkant, 2001…
Dokümanlarımı tararken buldum… Hey gidi günler hey. Tabi ordaki Alein Delon ve Türkan Şoray ne alaka demeyin. Varmış eskiden bir alakası. Eskileri karıştıtmanın en kötü zaten uyuyamıyorum, iyice uykum kaçtı.. sabah sabah nası uyuyacağız şimdi. Bide video dosyası bozulmuş.. ama bilahare artık… 🙂
Bazı şarkıları dinlerken insan “evet işte bu” diyor. Bende ne zaman Berlin’den take my breath away dinlesem öyle diyorum. Oldummu aşk nefessiz bırakacak… Nefesini alacak kadar yakın.. Seni tamamen içine çekebilecek kadar güçlü olacak aşk ve sevgili.. Maalesef rastlamak zorlaştı, belki de bizim nefesimiz yetmiyor artık……
Hep şikayet eder şairler, yazarlar ilham perilerim bende kaçtı diye. Bende şu sıralar nedendir bilmem, yazamaz oldum. Ya bana yeni bir aşk lazım, acı çektirecek, yada ben zaten aşklara inancımı kaybedip aşk adına da birşeyler yazamaz oldum. En azından şimdilik. Hoş işten güçten kendime ayıracak vaktim…