Arşiv

2007

360 yazı

Eskiden beri değişen pek birşey olmamış :)

Dokümanlarımı tararken buldum… Hey gidi günler hey. Tabi ordaki Alein Delon ve Türkan Şoray ne alaka demeyin. Varmış eskiden bir alakası. Eskileri karıştıtmanın en kötü zaten uyuyamıyorum, iyice uykum kaçtı.. sabah sabah nası uyuyacağız şimdi.   Bide video dosyası bozulmuş.. ama bilahare artık… 🙂

Devamını oku →

Take my breath away…

Bazı şarkıları dinlerken insan “evet işte bu” diyor. Bende ne zaman Berlin’den take my breath away dinlesem öyle diyorum. Oldummu aşk nefessiz bırakacak… Nefesini alacak kadar yakın.. Seni tamamen içine çekebilecek kadar güçlü olacak aşk ve sevgili.. Maalesef rastlamak zorlaştı, belki de bizim nefesimiz yetmiyor artık……

Devamını oku →

Gelip Giden İlham…

Hep şikayet eder şairler, yazarlar ilham perilerim bende kaçtı diye. Bende şu sıralar nedendir bilmem, yazamaz oldum. Ya bana yeni bir aşk lazım, acı çektirecek, yada ben zaten aşklara inancımı kaybedip aşk adına da birşeyler yazamaz oldum. En azından şimdilik. Hoş işten güçten kendime ayıracak vaktim…

Devamını oku →

Karaya Vuran Gemiler…

Funda Arar’dan… Üstüme yıkıldı dağ gibi bir hasret Yaraları sarmaya, alışıp unutmaya Koca bir hayat lazım, yıllar yetmez Senin uzağında hayat çok hüzünlü Şimdi kime yar diye sarılıyor ellerin? Gitsen bile, gözlerin benden gitmez Resimlerde hep o güzel yüzün, Yüreğimde hep ağlayan bir hüzün, Karaya…

Devamını oku →

Leonard Cohen

Dance Me To The End Of Love Dance me to your beauty with a burning violin Dance me through the panic ’til I’m gathered safely in Lift me like an olive branch and be my homeward dove Dance me to the end of love Dance…

Devamını oku →

Love Story..

İnsanın yeteneki yeğeni olunca. Ama Godfather 🙂 Love story değil.

Devamını oku →

Okunacak binlerce sayfa

Okumam gereken o kadar çok şey var ki arkasından yetişemez oldum. İngilizce, Türkçe bi dünya doküman, kitaplar, nası olacak bir iş … Lisanlı okuyucu ve beyne enjekte edici bir cihaz lazım galiba…

Devamını oku →

Die Hard Sonrası Yürürken…

Filme saat 9:30 da girince gecenin ilerleyen saatlerinde başka bir mekana geçmek üzere 3 arkadaş harekete geçtik. Arkadaşlarımızdan birisi süper seviyede elektronikçi ve sırtında bir laptop taşıyor… Yolda yürüken evi aramam lazım ama şarjım bitti dedi. Birden 2 telefon birden uzattık bizimkiler ne güne duruyor…

Devamını oku →

Die Hard 4

   Sinemalara pek film gelmese de biraz ekşın 🙂 yapalım dedik. Die Hard 4 ‘ e  200 kişilik salonu ama 20 kişilik perdesi olan bir sinemaya girerek izlemeye başladık. Filmin teması klasik felaket senaryosu. Hackerlar amerikada yangın satışı diye birşey yaparak ortalığı karıştırıyor. Daha doğrusu…

Devamını oku →

Güzellikleri Görebilmek…

Sabahın ilk ışıkları, ilk ışıklar aydınlatıyor dünyanın kuzey yarımküresini güneyini karanlıkta bırakarak. Aydınlıkla beraber güzellikler ortaya çıkıyor kimi yerlerde, kimi yerlerde ise gecenin sakladığı çirkinlikler ortaya çıkıyor. Biz hangi ruh halindeyse ona göre görüyoruz ona göre yazıyoruz ve ona göre duyuyoruz. Televizyonda karlı dağlar tepeler…

Devamını oku →