Ben merkezinde yolculuklar…
Zannediyorum bu yalnızlık yolculuğu zamanımıza has değil, her zaman olmuş, her zaman yaşanmış. Bende zaman zaman neden böyle hislerin içerisinde kaybolduğumuz sorusunu kendime soruyorum. Kendime verdiğim cevaplar farklılık gösterebiliyor. Bu gece cevabım herkesin ben merkezine çıktığı yolculuklar oldu. Ne demek bu biraz açmak istiyorum:
Etrafımıza baktığımızda herkes yalnızlıktan şikayet etmekde ama kimse dönüpte kendisine bakmıyor. Hepimiz kendi merkezlerimize yolculuğa çıkmışız.
Esasen asla doğru bir varış noktası yok çünkü biz yolcluğa çıktığımızdaki benliğimizin merkezini hedeflemiş oluyoruz oysa varsak bile bir yerlere zamanın hızlı değişimi içinde vardığımız nokta hedefimiz olamıyor merkezimiz değişmiş oluyor.
Öyle yada böyle bir yolculukta tüm insanlık, bu yazıyı yazan, okuyanlar ve değerlendirenler. Ulaşamayacağımız hedefimize o kadar kilitlenmişiz ki etfrafta olan bitenden, kendimize neler yaptığımızın farkında değiliz. Zaman hızla akıp gidiyor ne zamanımızı ne duygularımızı ne de aklımızı paylaşabiliyoruz başkalarıyla. Arttıracak olsakda paylaşımlarımızla sahip olduklarımızı.
Bizi buna iten sebepse güven ve gönlümüz. Bir tepe halinde duran güvenimizden değer verdiklerimiz birer avuç alıp götütüyor kalmayıncaya dek. Sonra gönlümüz güvenecek bir liman arıyor umutsuzca. Sonra etkileşim içerisinde bulunduğumuz insanlardan anlayış bekliyoruz, bizi anlamalarını. Ama bu imkansız. Herkes kendi işinde gücünde gönlünde.
Bencilleşiyoruz, yalnlızlaşıyoruz, yok oluyoruz… İnanıncaya kadar. Yalnlızlığı içimizden atıncaya kadar, gerçek birlikteliği bulma şansını yakalayana kadar.