Hayata Karşı Refleksler “Biz”i saklayan
Yaşantılarımızın başlangıcından beridir bir refleksi yaşarız bizler. Beslenmek için ağlamakla başlar refleksler. Sonrasında bize ögretilenin haricinde sadece istemsiz kaslarımız tarafından otomatik olarak yönetilmez reflekslerimiz.
Yaşadığımız her olaya tepki verir ruhumuz, vucudumuz ve aklımız. Önceleri ilişkilerimizde saf ve sadece kendimiz olarak başlarız, sonraları ilişkide olduğumuz insanların sayısı gitigide artmaya başlar. İş ilişkileri, duygusal ilişkiler derken bir bakar refleksleriniz gölgelemiş “biz” i.
Peki, nasıl oluyor diyeceksiniz. İş hayatına ilk girdiğinizde temiz duygulara elinizden geleni yapmaya çalışırsınız yetenekleriniz oranında. Ama işten başka şeylere odaklanmış başarınız yada başarısızlıklarınızı hazmedemeyen insanlar vardır: ruhlarını kötülüklerden gelen iplerle işlemeyi meslek edinmişler. Ani olarak karşılaştığınız olaylarıyla onların sizi yoketmek amaclı, refleks verir akıl, beden, ruh. Daha sonra bir kabuk kaplanır üzerinize.. ve sonra birçok diğerleri.
Duygusal ilişkilerinizde de durum farksız değildir, size layık olmayan, denginiz olmayanlara, layık olmayanlara verdiğiniz fazla değerlerle üzeri kaplanacak bir kalbiniz vardır. Tabiki herkes iyi olacak, herkes birbiriyle olabilecek diye bir kural yoktur, ama sorun verilenlere alınan karşılıkların sizde yaptığı reflekslerdir. Önce değer vermekle başlar hayatınıza ilk giren kişiye, sonra onu sevmekle devam eder. Ama sevgiler yalandır genellikle, yaşarsınız. Her yaşadığınız acı, her yaşadığınız yapay mutluluk kaplar kalbinize bir kabuk. Her kabuk yansı bulur ruhunuzda belkide alanı belirli o et parçasına bir kara nokta koyarız kullanmak istemediğimiz kara kalemimizle.
Nihayetinde kabukların altında kendini korumaya almış bir kalp vardır yansılatmaya çalışırşınız korumaya alınmış diğer kalplerde kendi duygularızı. Duygular önce bizim kalbimizde süzülür sonrada karşı tarafınkinden. Orda olan gerçek değil süzülmüş duyguların arınmamış gerçeklikleridir sadece.
Refleksler saklar “ben”i ve “sen”i ve “biz”i korur her yürek kendini… Arayışlar kalır… Yırtmaya gücü olmayan kabuk kaplamış kalpleri….
Berkant 03/08/2007, Ankara