İstanbul Ağlıyor

trende biletsiz sevdalar vardı 
vagonlar kaçaklara göz yumarlardı 
aksada yüreklere kar pınarları 
sevdanın arkası var ardı bahardı
istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun 
hadi git git artık (sevdiğin bekliyor) 
ne duruyorsun 
yolcular 
hep kaçak bizse 
tutuklu 
gözler ağlıyor 
tutkulu çocuksu
yıldız avlarım göğün mavisinde 
her dem bakışlarını gözlerinin deryasında 
pusu duran ellerimi sana tuzaklarım 
her tetik düşürdüğünde gözlerin
ölüme az kalır 
yanlız gördüya 
gelir bende kalır 
yanlızlık uzar geceler 
istanbul a yağmur yağar karla karışık 
karı ayıklar yağmur kokularını alırım 
koynuma ot koyarım 
göz ucuma anlarım 
yine yangın yine hasret
yıkanan istanbul dan düşen payıma 
bide yüzünün giderken ki ıslaklığı 
gül damlası düşmüş ateş yurduydu 
dağlara dil uzatan narlı kuyuydu 
yağsada gönüllere gam geceleri 
ceren yarasında aşk(dert)büyütürdü
istanbul ağlıyor ben ağlıyorum 
hadi kalk gel artık dayanamayıyorum 
yolcular geldiler 
sen yoksun içinde 
yüreğim can veriyor 
acılar içinde
Gülay'dan