Okunaklı bir defter yazısında,
Okunamayan harflerimi yazdım,
Kendi alfabemdeki harflerle…
Alfabeme her gün yeni bir harf yazdım,
Her yeni günde bir harfin anlamını aradım,
Harfler eklendi ard arda,
Ardışık birer sayı oldu sonsuza varan toplamlarında,
Sonsuzluktu kapının ardında,
Kapılar sonsuzdu açılsa da arka arkaya,
Gecelerle olan birlikteliğim başlayalı çok olmuş, bu gece yeniden farkına vardım. Lise yıllarına kadar gerilere gittim. O zamanları geceleri bilgisayar başında olmak yada tv seyretmek gibi aktivitelerde bulunmuyordum. Yıllar geçtikçe daha faydalı şeyler yapmak gerekirdi belki, ama bakınca kendime gördümki hayatıma sonradan giren ve yer eden teknoloji, almış benden sevdiğim şeylerin bir kısmını : geceleri inat edip bitirdiğim kitapları, dinleyip derinlere daldığım, çok eskilerden kalma hüzünlü şarkıları, onların ruhumdan yansımalarını döktüğüm kağıtları… 60 yapraklı 4 orta defterlere yazdığım günlüğümü…
Ama değişmemiş oturmuş düşünmüşüm çoğu geceler. Sonuçsuz kalan denemelerde, doğal olarak ve değişmez kural gibi. Belki biraz yorumlamalar öğretmiş bana daha az üzülmeyi öğretmiş, ama değişmemiş hüzünlerim yine… Kural gibi… Sebepli sebepsiz, çözülen yada çözümsüz…
Gecelerle oturmak ve arkadaş olmak belki sorun değildi bir zamanlar ama çalışma hayatına başlayınca değişmez kural olmuş bazı şeyler hayatımda, kırılamayan zincirler kurulmuş her bir gece halkasıyla…
Sorgulamayacağım bu gece oturuşumu, hüzünlenişimi ve bu gecenin sabahını…
Uykusuzluktan başım dönsede… Vesahire vesahire….
Yorumlamalar ve kurbağa seslerine ile ilgili detaylar daha sonra gelecek ama şimdilik birkaç kare burda olsa güzel olacak. Zaten bu aralar işten güçten nefes bile alamadık diyebiliriz. Blogum öksüz kaldı 🙂 Birkaç bomba yazı var aklımda…
Bende sigara kullanan insanlardan biriyim, evet biliyorum kötü bir alışkanlık. Hatta çok kötü. Şu sıralarda tamamen 2. sınıf olduk. Bir haber gördüm bloglayayım istedim. Bu konu hakkında bende birşeyler yazacağım. Sonra ama 🙂
Kapalı alanlar için uygulanmaya başlanan sigara içme yasağı, Atatürk Havalimanı’nda da etkisini gösterdi. Yolcular uçaklarına binmeden önce son dakikaya kadar sigaralarını terminal dışında içerken, bazı tiryakiler sigara sevdasından uçaklarını kaçırma tehlikesi yaşıyor. Dışarıda sigara içenler kontrol noktalarından tekrar tekrar geçmek zorunda kalınca, havalimanındaki yoğunluk arttı. 19.05.2008 İSTANBUL
Yorgun ve baharlı akşamların,
Geceye yaklaştığı saatlerde, sensizliği hissettiğim bir yürek,
Yüreğinin içinde, orta yerine yakında oturmuş kalmış bir ince sızı,
Baharları gelememiş bir akşamın,
Saatlerinin kayboluşunda bir direniş gibi,
Direnen saatlere karşı yüzmeye çalışan akrep ve yelkovan,
Gözlerinde bir ışık,geceye direnen,
Işıklarını uzatmaya çalışan, Derinlerine doğru… Bir diğeri
Belkide kalbine saplanacak bir ok gibi,
Zehri sevgi olan her okla yaralanmaya hazır bir yürek…
Yorulmuş şairlerin şiirleri gibi…
Berkant
Ankara 25/04/08-0:17
Son günlerde yaşam öğretmeye devam ediyor. Devam edecekde Allah ömür verdikce. Ama ilk önce öğrendiğim ama sonralarında kavramaya başladığım gerçeklikler arasında önemlileride var.
Ama yazmak istemiyorum, belkide yazacak gücümde kalmadı. Hüzünlere göm bir geceyi daha…
Yaşamlarımıza bakalım: neler yapıyoruz günlük hayatımızda. Sabah kalkan, öğlen yemeğini yiyen, akşam evine dönen , geceleri uyuyan birer organizma olan bizlere bir bakalım istedim. Bir bakalım istedim ki bu kısa ama tekrarlı süreçlerde neler yaşıyoruz görelim.
Kan, kemik ve et olan bedenlerimizin taşıdığı ruhumuzda neler oluyor bir bakalım istedim. Ama kalemimim gücünün ne bu süreçleri açıklamaya ne de kendi cesedim ve ruhumdan oluşan bu adamı tam olarak açıklayamayacağını biliyorum. Bunu bir kazanç sayıyorum. Kendimi tanımak adına. Kendi çapımda yazmak istedim…
İnsanların hayatında öenmli süreçlerden birisinin etkileşim olduğunu düşünüyorum. Neden diyeceksiniz. Bende size küçük küçük cümlelerde yazacağım, ellerim yürüdüğünce klavyemde. Okuma sabrını gösterirseniz bulursunuz umuduyla yazmaya çalışacağım… Etkileşimlerimizi. Devamını oku →
Boz kırın tezenesi derki : Sen ağladın bense yandım… Bu ezgide biraz anımsatır bana, yanmalardan…
Sözler:
Güneş ağır ağır giriyor güne
Vurur ışıkları yorgun yüzüme