Gereksiz İşlerde Üst Sıradayız…

Bu haberi okuyunca ilk aklıma gelen cümle oldu. 🙂 Acaba bende bu gereksizliğe bir katkıda bulundummu diye kendime sormadan edemedim. Zaman çalınan en değerli şey. Belki paradan bile önemli.

Zamanımızı nelerle geçiriyoruz. Heleki arkadaş arasında yapılam feyzbuk muhabbettleri adamı öldürüyor. Seni ekledim haaa, ee diyeceğim geliyor ekleyince ne oldu tavana mı vurdu.

Haber:

Türkiye; Facebook’u en çok kullanan 4. ülke
Facebook’tan yayınlanan açıklamada, 2 binden fazla Almanca konuşan Facebook üyesinin yaklaşık iki haftada siteyi İngilizceden Almancaya çevirmek için gönüllü olduğu belirtildi. Facebook’un Almanca hizmetinin devreye girmesiyle birlikte Almanca konuşulan bir ülkeden siteye girenler siteden Almanca faydalanabilecek. Almanya Facebook kullanıcıları arasında ilk 10 ülke arasında bulunmazken, Türkiye siteye üye sayısı bakımından dördüncü sırada yer alıyor. Facebook kullanıcıları sıralamasında ABD ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 8 milyon üyeyle İngiltere ve 7 milyon üyeyle Kanada takip ediyor

Biraz bencilce gibi…

can_dundar.jpg

Just PLay… Game the world…

Sometimes, we need time for our needs. Coz we cant get what we want. So this is the exact thing for get what we want even our life way is structrured on “Right now, right here”. If God let us for wait, we have time for…

Lately i realize so many things on the life, i know i m getting old 🙂 This situation include bad sides and good side. Experinces lighthening our ways. So when my mind become confused. I prefer waiting for a while… Only see what gonna happen next 🙂

And also i know this writing from there and from here… Bullshit soon. But i want to write someting on here and i did what i want coz i dont need to wait for 🙂

So this time, soon coming late night who i missed not here,  i decided play a game, game my world and waiting come after i get tired so much… till sleep ll take me on inside….

Gamet the world, like a world a big game…

Even computers cant answer me when i ask, even they dont lie… Lool what i m telling

Ok, Berkant come on…. Lets play

Suyu özleyen ağaçlar…

kis_agaclar.jpg

Ağaçlar suyu özlemiş,
Her yanları suyla kaplı olsada,

Her yanı istediği ile dolsada,
Dokunanamış donmuş,
Ağaçlarda, sularda, zamanda….

Özlediğim…

Eski günleri özlemek vardır hani, nostalji derler, ah çekmek derler. Tanımlanır farklı şekillerde. Bugün bende eskiyi özlediğimi fark ettim. Ama yaşamadığım bir eskilikti belkide.

Benim için artık geç kalınmış bir özlem bu. Çoktan ögrenmişiz ve içimize işlemiş yaşadıklarımız.

Ama ben,  sıvı sabun kutusunun butonuna basmayı bilmemek istedim, musluğun başını çevirmeyi bilmemek istedim, asansörü görünce anlamsız gelmesini, klavye, ekran yada pc nedir bilmemek istedim.

Çok geçti, sürekli akan çeşmelerden su içmek için, kille ellerimizi yıkamak, kirlenmemişliklerin fazla olduğu yerleri bulmak için çok geçti.

….

Ne ekmek ne de su…

Bu adamı sevmem, babasınıda sevmem di zaten:) Berbat oldu ama sözler neyse … öyle ortaya karışık ama atom değil.

Yok öyle birşey 🙂

Ne ekmek ne de su..

Uyanıver gökyüzüyle sonsuzluğa
Unutuver
Hatırlarsa ellerin
Süzülsün dudaklarından
Yıllar boyunca
Son bir nefes, acın katlanıncabana yoksun
Biliyorum
Usul usul eriyorum
Kararıyor gözlerim hep
Yorgunum
Yığılır kalır
Yüreğim
Donuk gözlerinde
Ter atar deniz geceler indiğindebana yoksun biliyorum usul
Usul eriyorum kararıyor gözlerim hep yorgunum
Ne ekmek, ne de su
Sensizlik korkusu
Istemem yeter ki sen
Yanımda ol.
Yeter!

Damlalarda Mahkum…

Ben mahkum olmuşum,
Birkaç demir parmaklık arasına,
Parmaklıklardan biri,
Gözlerinden akan birkaç damla,
Diğerleri benimkiler,

Kavuşamaz damlalarımız,
Soğuk karlı sulara….

Dağlardan gelen buz tutan ama akan altından,
Serin ve liseli aşkları gibi temiz…

Berkant….

Bir anlamı olmalı…

two-adelies.jpg

Bir anlamı olmalı diye düşünüyorsun,
Bir anlamı olmalı,
Kısa yada uzun,
Tüm yaşanmışlıkların,
Dört duvara hapis yada gökyüzüne serbest

Bir anlam yüklemeli diyorsun,
Zamana,
Yalanda olsa tüm sözler,

Bir anlamı olmalı diye inanıyorsun,
Tüm anlamsızlaşmaların inadına….

Bir anlamı olmalı diyorsun sonra,
Yeni yıkılışlarında tüm başlanğıçların,

Anlamlaştıramıyorsun yaşanmışlıklarını,
Yaşanmamışlıklarını anladığın anlamsızlaşmaları,

Manasız bakışların altındaki yalanların, kaybettirdiklerinin,
Anlamı olmalı diyosun,

Bugüne kadar veremesede anlamını,
Kattığı kadarı, kendine olduğundan çok,

Bir anlamı olmalı….
Bizim anlamak istediğimizden daha çok….
Daha azına razı olduğumuz anlamları,
Anlayamamamızın..

Bir anlamı olmalı….
Yüreğimdeki sevgiden daha çok….

Berkant…
Ankara- 14/02/08

Hatıralardaki Hikayeler…

Hatıralarım, herkesin hayatında olan belki biraz benimkinde daha fazla yer tutanlar. Hatıralar garip şeyler aslında, algılama biçimine göre değişiyor insanların. Kimileri hatıralarında mutlu olup, kimileri hatıralarında acı çekiyorlar, kimileri ise hatıralarını hissetmiyorlar bile.

Kontrol lazım hayatımızta olduğu gibi hatıralarımızı da yeniden yaşarken. İzin vermemeliyiz bizi çok etkilemelerine. Geçen geçmiş elimizde şu an var, yarını bir an sonrasını bile bilmiyoruz. İyi değerlendirmeliyiz. Yaşanan herşey kumbaraya attığımız bir madeni para… İyi hatıralar, gözlerimizde canlanacak küçük birer gülümseme acılar ise tecrübe hanesine yazılan kocaman boş yapraklar…

Hatıralar herkes için aynı değil, aynı anı paylaşarak ortak hatıra yaptıklarını düşünenler için bile. Çünkü herkesin algılaması farklı, eşiniz, sevgiliniz, dostlarınız, aileniz olsa bile. Herkes kendi payına düşeni yaşıyor, herkes kendine göre geçmişteki o andan birşeyler alıyor. Hatıralar bize özel, kimseye değil. O yüzden hatıralarımızdaki değerlerde kayboluveriyor bazen…Hatıralar anlamsızlaşıveriyor. Velhasıl hatıralar, garipsetebiliyor, hüzünsetebiliyor, güçlendirebiliyor.

Aynı andan aynı lezzetiği aldıklarınızı düşündükleriniz hariç kapsamından…

Bir iç çekiş, tatlısına da acısına da… Geçip gidiyor 🙂

Dön baba dönelim…

Bence, Ülkemizde ulaşım konularında diğer dünya şehirlerinden farklı bir uygulama yapılmalı. Çünkü her ülkenin hatta her şehrin kendine göre bir yaşamı var. Şehir de yaşıyor, yollar da yaşıyor insanlarla beraber, dolayısıyla genel kabul görmüş ilkeleri göz ardı etmeden düzenlemelerimizi ona göre yapmalıyız.

Kurallar ve kanunlar insanların mutlu ve güvenli yaşamasını temin etmek için varlar. Bazı kurallar uygulanmıyor, bazı kurallarsa insanların hayatını zorlaştıracak cinsten. Çözüm bulunmak istedikten sonra kolay çözüm bulunacak şeyler ama acaba bize engel olan ne çözüm bulmak için.

Bu arada insanlarımızın kuralları son noktaya kadar zorlama ve onlara uymama gibi bir problemimizde var, ama dediğim gibi insanlara güzel bir yol gösterirseniz izleyeceklerdir.

Böyle bir girizgahı neden yaptım, sık sık gittiğim havaalanında 2 gün önce dön baba dönelim oynadım da ondan :). Normal olarak planlarımı iyi yapmaya çalışır ve de havaalanına 15-20 dk önceden gider misafirlerimi alırım yada onları zamanından 10-15 dk önce bırakırım. Dolayısıylada bugüne kadar yeni yapılan Ankara Esenboğa Havaalanında problem yaşamadım. Hatta güzel ve yakışan bir havaalanı oldu Ülkemize. Yap-işlet-devret modeli ile yapıldığı için özel sektör de hızlı bir biçimde bititdi. Bu çok doğal ve para kazanmak onların hakkı tabiki. Devamını oku →