Ne güzel söylemiş….Yorumlarken kendinden de birşeyler katınca süper olmuş…Sözleri okurken o kadar çarpmıyor…E artıkgeceye bir nokta koymanın zamanı, yarın gün tamamen ölmesin… Bu türküde gider…
Sözler ve Video :
Gel saçlarına gözlerine yüzümü süreyim
Gel ağlatma
Gel bu devran ayrılığın devranı değil
Gel yalvartma
Ömrüne ömrümü nefesine nefesimi
Devamını oku →
Issız bir mevsim olmaktan…
Yoruldum,
Issızlaştırılmaktan,
Çarpmasından dalgaların anlamsızca belkide,
Yoruldum,
Anlamsızlaştırımaktan,
Bakmaktan derinlerdeki dalgalara ,
Yoruldum,
Bekleyişsizlerimden,
Kükreyen dalgaya bakarak ağlamaktan,
Yoruldum,
Küktereyen yüregimi susturamamaktan….
Berkant… 07.12.07-04:00 Ankara…
Dürümcünün reklamı, bazı kısımları özellikle hoşuma gitti, eklemeler yapacağım 🙂 ama her zamanki gibi…
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için diş mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta goturen dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitnesi ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Cinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir irk haline getirmektir. Devamını oku →
Hepsi içinde saklı diye birşeyler yazayım dedim. Saklananları bulmak zor, ama bazen bazı olaylar saklı gerçekleri ortaya çıkartmak için tesadüfü bile olsa işe yarıyor. Ama esas olan şey değişmeyen gerçekler ve saklı olanların saklanmaya devam ettiği. Bu böyle olacak hep ve diğerleri gibi mücadele etmek gerekli…
Bir de artık yazılarımı başkalarınında anlayabileceği formatta yazmalıyım diye düşünüyorum. Benim uykusuzluğum beni bağlar…
Bu hikayeyi yazabilmek heyecanı gece saat 3 sularında halen çalışma azmini bana veriyor… Biz işe başladığımızda….. 🙂
Apple ve Pixar markalarının kurucusu Steve Jobs’un 2005 yılında Stanford Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşması. Bir arkadaşım göndermiş ben zevkle izledim, kendimden birşeyler buldum, biraz uzun (14 dakika) ama güzel mutlaka izlemenizi öneririm…
[dailymotion 3D5HZFqKy3hCPoU9G]
Bence engelli olmak ALlah tarafından gelen bir durum ve kesinlikle eleştirilmemeli. İnsanlara bu tarz bir gözle bakabilmek kendilerindeki özürleri görmemekten bence… Hayırlısı Allah’tan….
3’üncü Özürlüler Şûrâsı’nda konuşan AKP’li görme engelli Lokman Ayva, kendi hayatından örnekler vererek toplumda engellilere yönelik önyargıların sıklığına vurgu yaptı.
Yenişafak gazetesinin haberine göre; Ayva, başından nasıl bir evlilik macerası geçtiğini şöyle anlattı:
“Üniversitedeyken bir kızla çıkmıştım. Evlenmeye karar verdim. Kız ailesine durumu anlatmış. Ertesi gün duydum ki, babası kalp spazmı geçirmiş.” Ayva, o kız arkadaşıyla evlenemediğini, sevdiği birkaç kızla daha ailelerinin karşı çıkması nedeniyle evlenemediğini söyledi. Eşinin de ailesini zar zor ikna ettiğini belirten Ayva, “Tabii ki ailesi ‘Ne yapacaksın. Körden başkasını bulamadın mı’ demiş. Bizim hatun masaya yumruğunu vurmuş. ‘Vermezseniz kaçarım’ demiş. Ben kaçıracakmışım yani. Hatunun cesareti sayesinde evlendik” diye konuştu.
‘ABD, İngiliz ve Türk maliye bakanları bir araya gelmiş. Kamu çalışanlarının durumlarını görüşmektedirler. ABD Maliye Bakanı der ki: Bizim araştırmalarımıza göre kamu görevlilerimizin bir aylık geçimi için 1000 dolar gerekiyor. Biz onlara 1500 dolar veriyoruz. Bunun 1000 dolarını çeşitli ihtiyaçlarına harcıyorlar, 500 dolarını nereye harcıyorlar bilemiyoruz.
İngiliz Maliye Bakanı sözü alır: Bizim araştırmalarımıza göre kamu görevlilerimizin bir aylık asgari geçim endeksi 1000 Sterlin. Biz çalışanlarımıza 1400 Sterlin veriyoruz. 1000 Sterlin’ini çeşitli ihtiyaçlarına harcıyorlar. 400’ünü ne yapıyorlar bilmiyoruz.
B izim Maliye Bakanı sözü alır: Bizim kamu çalışanlarının asgari bir aylık geçimi için 1000 YTL gerekiyor. Biz 500 YTL veriyoruz. Gerisini nereden buluyorlar bilemiyoruz.’
Silerken izlerini yeniden sevdim…..Dinlemeye tahammül ettim, nefretlerimiz sevdiklerimizden uzaklaştırmamalı… Kendimize bir şans verelim…. Altı üstü bir türkü ama bende yansıdı…
Ismarlama aşklara tahammülüm yok artık
Ya beni adam gibi sev, ya da çek git yoluna
Bir gülüş, bir salınışsa tek verebildiğin, istemez
Tutku isterim. Ve delice sevmek..
Bir coştu mu dur durak bilmez bir yürek
Yüreğini isterim. Yürek ister benle sevişmek.
Ya adam gibi, ya da çek git
Hergün biraz daha zorlaşarak çıldırtmaksa niyetin,
ama seviyorsan yeter ki, ki zaten yüreği ortaya koyduk,
tamam o zaman.
Ben bi deli çocuk, ama ısmarlama aşlara tahammülüm yok artık
Ya adam gibi, ya da çek git…”
Taş duvarlar kara örtü ağrır kalbim
Dile gelse zalım toprak, söylese derdim
Dile gelse zalım toprak, söylese derdim
Zerda yare bir sevdam var yolunu şaşmış
Şaşmış ama del olmamış, yalan olmamış
Şaşmış ama del olmamış, yalan olmamış
Deli öfkem, kara sevdam hangisi galip
Nerde gerçek nerde yalan bilen söylesin
Yalan diyen yalan olsun yüzü gülmesin
Zerdam yerin yanım olsun, kimse bilmesin