Susmak..

Sustum. Konuşabileceğimiz onca şey varken… Konuştukça, paylaşıldıkça güzelleşeceğine inandığım onca şey varken. Sustum. Sükûtumu bir ikram gibi sunarak. Konuşmayı paylaşamıyorduk, paylaşılan sükût olurdu belki…

Fatma K. Barbarosoğlu/Acı Deniz

Eksik Kalan Şey..

Her saadette eksik bir şey vardır, her saadette bir felâket unsuru vardır; bu mahrum olmak korkusudur. O saadetten mahrum olmak korkusu. Ve sonra biliriz ki, saadet bitecektir.

Bunu bilmek saadetin felâketidir.
Peyami Safa/Bir Akşamdı

Birde mahrumeyete mahkum edilme korkusu.. Yargılanmadan. Ama en iyi yargıç hayatın kendisidir.

Berkant

Gece ve Yollar..

 0 derecede yolculuklar ve derinleşen kimi şeyler, ama güç veren, ama veren ama alan,
paylaşmak istenen. Sabahın ilk ışıklarında kimseler yokken…

Gece 05:22

Dertli şarkılarla dönüşten sonra uyuyakalmadan önce….

hangi şarkıydı bu gece onuda ekleyelim ve uyumaya çalışalım artık..

 türk filmi deyip geçmeyin lütfen hepsi bir yaşam hikayesi…  

Bırakma ellerimi
Bırakma yalnız beni
Son defa seyredeyim
O yaşlı gözlerini

Artık bülbül ötmüyor
Gül dolu pencerede
Yalnız hatıran kaldı
Ah boş kalan çerçevede

Aşkların en güzelini
Yalnız sende bulmustum
Son defa seyredeyım
O yaşlı gözlerini

Artık bülbül ötmüyor
Gül dolu pencerede
Yalnız hatıran kaldı
Ah boş kalan çercevede

Bu sızı…

Yollardan…

 

Yollardan gelen bir ses. ifade zamanı. seslerle…

Kendimiz Yanlız Hissettiğimde..

Hangi yöne bakacağım artık acaba

Etkileşim…

Kısa yazıların bir toplamından ibaret hayat. Etkileşimlerden ibaret. Bir yanlızlıktan ve kalplerin istemesinden ibaret öbür yarılarını. Ben okumaya çalışırken seni. Sen beni aramaya devam et. Bulduğunda haber ver.

Her ne ise : Aşk, Acı, Yanlızlık, Sensizlik, Bensizlik,  Herneyse.

Beni bulmak için acele etme. Aramak için acele et. Beni sevmek için acele etme. Kaybedişinde de sevişlerin kadar kolay olur. Ağır ağır sev beni, sindir içine tüm organlarına ve ruhuna.

Benimle sevişmek için acele etme. Beni anlamaya çalış…

Sen kendinini aramaya çalış bulduğunda bana da haber ver birlikte gidip alalım.

Bizi bulduğunda beni bekleme git ve al. Sakın ola çekinme.. Başkaları almadan bu kısa hikayelerimi kendi yüreğine yaz..

Anlayamasanda beni… Devam et her ne yapıyorsan…  

Okyanusun yüzeyinde bir öpücük…

Denizlerde yüzmek ister insan sessizce,
kimse anlamasın ister denizin tuzlu suyunu öpmeye çalışırken,
tuzlu suları içine çekerken kimse anlamasın ister
anlayamayacaklarını bile bile.
anlatılmak ister.
sular gibi olmak ister,
akmak ister, bir yöreden diğerine
kıskanılmayı ister, rüzgarladan…

Hissetmek ister hissedildiğini bilmeyi
bir ufak öpücük ister belkide okyanustan kendisine
o öpücükle ölecegini bilsede…

Acının Yüzölçümü…

Yıllar oldu, yıllar geçti, sensizliğim geçmedi, aradığım saatler bitmedi. Hep bir arayış hep bir koku duymak istedim. İçinden gelen yüreğindeki seslerin yankılarından bir ses duymak istedim. Cesaret istedim bendekiler kadar. Bende olmadığı kadar belkide.

Asidin içine atılan bir parça metal gibi eridiler içimdekiler, buharları yaktı her yanı…

Yanmak nedir ki, kime yanılır ki,

Ateşi aşkıyla yanmak en güzeli…

Ne demiş: Beni bende demen,  bir ben var bende benden içeri…

Töre Cinayetleri

Dün gece bir Tv kanalında töre cinayetleri konusu tartışılıyordu,ilgimi çekti  izledim. Hep sorumlular, hep eğitimsizlik vb. gibi konulardan bahsedildi. Kimileri olayları dişi tarafından bakıp o yönde erkeleri kötüleri kimileri savundu ama her zamanki gibi net gerçek ortada yoktu… Çıkamazdı da 1 kaç saatte varoluştan beri anlaşılmak istemeyen gerçekler.

Programda konuşulmayanlarda vardı. Cinayet en kötüsü bu durumun, birde istatistiği tutulmayan yokoluşlar… Bunlar adli bir vaka olmadığı için konuşulmuyordu. Doğaldı herhalde böylesi.

Ama kimse içtenlikle kendine dönüp bir baktımı acaba orda bulunanlar, izleyenler. Ben dürüsçe kendime bakmaya çalıştım. Değer yargılarımı kendi egolarıma göre değilde varoluşumuzun kaynağına göre yapmanın gerekliliğini anladım. Yoksa işin içinden çıkılmaz. Ama geniş kapsamlı bu hayat :İnsan ve bazı değerler kapsamında. Herşey gönlüne göre olmuyor. Yaşadıkca ögreniyor, öğrendikçe katılaşıyorsunuz. Neler gördük neler…Sizlerde öyle.

Hoş biz herşeyin en iyisini bilecek kadar yetkin  yaratılmışlar değiliz ama insan genede kendine bazı soruları sormadan edemiyor. 

İnsanın  kendine gelince herşey değişiyor…Ne eğitim kalıyor nede başka bir inanç veya değerler. Kimbilir buna belkide eşyanın kanunu diyebiliriz. Allah korusun hakka geçmekten.

Kimbilir belkide bu yazıyı yazan arkadaşınızın dünya görüşü dardır…Sıkılmış yazmıştır.

Sevgiyle.