Anket Arşivi

[page_polls]

Site İstatistikleri

[page_stats]

Ne Seni, Ne Beni, Ne Bizi.

Ne bıraktılar bu yolculukta beni benle beraber,
Ne bıraktılar seni sana yanlız,
Ne de izin verdiler “biz” e
Ne güzellikler, ne aradığımız sesler
Ne de hayaller kaldı.

Acı verdi süresizlikler
zamanla silinip gidecek
belkide bizi de silecek
silinmez lekelerle
iz bırakarak
beyaz bir yaprakta
arkasında kapkara kocaman bir işaret bırakarak

Acı yok, aşk yok, merhamet yok…

Berkant

Beyaz ve Sen..

 
Bu bir yasak aşk öyküsü çokta acıklı
birazdan evleniyor yarim ondan bu acı
birde başımda dönüyorken bizim bu şarkı
mutluluk hediyem şarkımda senin olsun

Ey Tanrım dayanabilirmiyim buna ben
yardım et çıkart onu al aklımdan lütfen
taşıyamıyabilirim düşerim birden
nede güzel olmuşsundur beyazlar içinde sen

sensizliği paylaşırım yalnız evimde
yokmuş böyle bir acı ne yerde ne gökte
attın imzanı kıydın ikimizede
çektim kendimi sen mutlu ol dünya evinde

şarkımızı söylüyorum sakın ağlama
kıyamamki sana benim olamasanda
hani sana o ilk canım değşşim varyaaa
çınlasın kulağımda her bu şarkı çaldığımda

Rober Hatemo

İstanbul Ağlıyor

trende biletsiz sevdalar vardı 
vagonlar kaçaklara göz yumarlardı 
aksada yüreklere kar pınarları 
sevdanın arkası var ardı bahardı
istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun 
hadi git git artık (sevdiğin bekliyor) 
ne duruyorsun 
yolcular 
hep kaçak bizse 
tutuklu 
gözler ağlıyor 
tutkulu çocuksu
yıldız avlarım göğün mavisinde 
her dem bakışlarını gözlerinin deryasında 
pusu duran ellerimi sana tuzaklarım 
her tetik düşürdüğünde gözlerin
ölüme az kalır 
yanlız gördüya 
gelir bende kalır 
yanlızlık uzar geceler 
istanbul a yağmur yağar karla karışık 
karı ayıklar yağmur kokularını alırım 
koynuma ot koyarım 
göz ucuma anlarım 
yine yangın yine hasret
yıkanan istanbul dan düşen payıma 
bide yüzünün giderken ki ıslaklığı 
gül damlası düşmüş ateş yurduydu 
dağlara dil uzatan narlı kuyuydu 
yağsada gönüllere gam geceleri 
ceren yarasında aşk(dert)büyütürdü
istanbul ağlıyor ben ağlıyorum 
hadi kalk gel artık dayanamayıyorum 
yolcular geldiler 
sen yoksun içinde 
yüreğim can veriyor 
acılar içinde
Gülay'dan

Yakan…

sebebsiz yere
sevgini vermek
yakan seni,
güçsüz bir aşka gönül vermek
yakan seni
farkındasız bir insana
farkındasızlıgını anlatamamak
sesini gecelerle paylaşmak
güçsüzlüğünü anlamak
olancasına rağmen..

Berkant…

Hıçkırmalısın… Yoksa ne anlamı var…

Hep birileri, hep yaşamış, aynı şeyler…
Acaba bizde hıçkırıyor muyuz?

Burda sözler: Devamını oku →

Hırçın bir sahil.

Prestige..

Son yıllarda izlediğim iyi filmlerden. Eski zamanlarda geçiyor. Sürükleyici  tahmin edemeyeceğimiz bir biçimde sonuçlanıyor. En azından ben tahmin edemedim. İzlemenizi tavsiye ederim.

Biraz mistik biraz duygusal biraz da kendinizden bulabilirsiniz.

Değer…

You gave the name : “Nostalgia”

nostalgia.jpg

Come again to me…
Come again and take a small flower
Into your hand,
Not from your arms
From your heart
Again give it to me
Want to feel and want to smell it again
Want to keep it in my heart with your soul
Not from flower, from your feelings
Come on again
It must be like returns back to you
Come my love
Come to my heart
Not only love,
It must be founded from us
It must take all my soul
Come again my lover
If you wont,
Send me what I gave youAnd
Again make me breathless
Berkant…