Kadın Dediğin
Kadın dediğin İstanbul gibi olmalı fethi zor fatihi tek….
Kadın dediğin İstanbul gibi olmalı fethi zor fatihi tek….
Karadır bu bahtım kara sözüm kar etmiyor yara
Yaktım yüreğimi nara eyvah eyvah eyvah
Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum eyvah eyvah eyvah
Bilmez yar gönlümden bilmez akar gözyaşlarım dinmez
Bir kere yüzüme gülmez eyvah eyvah eyvah
Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum eyvah eyvah eyvah
Söylerim sözüm almıyor o yar yüzüme gülmüyor
Garip gönlüm bilmiyor eyvah eyvah eyvah
Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum eyvah eyvah eyvah
Uyumak için çok erken…Uyuyabilmek ise ne mümkün….
Dolan düşüncelerim beynimde dolan dolan. Tecrübe dedikleri bu olsa gerek. Hayatta yediğiniz kazıkların toplamı.
Dişlerlerle ve tırnaklarla devam.
Saygı gösteren herkese…..
Şarkılarımın çalınmadığı saatler..
Beklenmeyen herşey varken
beklenenler gelemiyorken istenen melodilerde
Anlamsız, duydugum garip mırıltılar….
Beklerken ben,
devam ediyorum sevdama dair tüm nefesleri almaya
Kendimin içindeki seni çekmeye içime
Seni sevmeye aşığım ben.
Nefes yerine solumaya seni
Aşığım belkide aşkımızdaki tüm güzel benlere
senin bilmediğin manalarında sana belkide
senden nefret de ediyorum
senin bilmediğin manalarında yine sana
seninle ilgili aslında tüm herşey
kaybetttiğimiz güzelliklerimizde saklı belkide
belkide küçük bir çocuğun gözlerindeki ışıltıda saklı herşeyimiz
Bir parçası senden bir parçası benden bir parçasıda ikimizden olan.
Hayata dair. hayatıma dair.
Gecmeyen bir sızı gibi içimde yaşayan.
dökülen taneleri toplayamadım aniden. geriye kalanlarsa istediklerim değil.
ama işte öyle yakalamak umuduyla bir zaman….
Hiç oldu mu size bilmem. Ben hep savaştım istediklerimi elde etmek için dişlerimle vede tırnaklarımla. Mücadele gücünü nerden aldım ? Çektiğim acılardan belkide, belkide Allah vergisi. Allah a şükür bugüne kadar kopardımda bazı şeyleri. Ne kadar istediğimi bildiğimdem.
Ama siz bugüne kadar yaşamadıysanız ve bilmiyorsanız yöntemleri, yada gerçekten ulaşmak istediklerinize karşı güçlü bir bağ duymuyorsanız o zaman olmaz. Yapamazsınız. Acılar yoksa yada acılara tahammül.
Acı çekmemek uğruna sevdiğinizi bir kere daha görmek istemiyorsanız. Geçer giderse herşey bilirken 1 milyon şeyi o yapmak istediğinizi bilmiyorsanız…
Acılara karşı bebek yaşama karşı büyük gibi davranmak istiyorsanız…
O zaman unutulur, herşey. Zamana karşı yenik düşer edilen yeminler, kendinize verdiğiniz sözler. Ve de güven…
İçimden dökülür herşey duramam, yapamam, uyuyamam ben. Ama sadece ben….
Seviyorum ahdine vefalı beni, ahde vefalı herkesi…..
Sevgiyle…
Bekledim bekledim bekledim. Ama gücü olmayan aşkların adamı değilim ben. Güç isterim ve tutku herşeye rağmen herşeyle birlikte.
Ne zamanki başlar düşünceler, herşey şu bu sen yada ben o zaman anlarım ki zaten yokmuş…
Biliyorum ben yazarım ne okunur yazdıklarım, ne de bir yankı bulacak sözlerim. Ama içimdeki bu acıyı atamadım. Atamayacağım belkide.
Sensizliğe dayanamıyacağım, kalbimde kocaman bir delik orda yatan sen üzerinde ne toprak ne de hiçbirşey, kanaya kanaya pıhtılaşan ve donan damlalar yavaş yavaş üstünü örtecek belkide.
Belkide sen ve ben ve sevgimiz umarım bu güzelliği hiç kaybetmeyiz…
Yine bir sabah.. Klasik Berkant sabahlarından… Fazla yüklenilmiş bir gece ve günün ardından gelen uyuyakalma vakası ve sabah…
Uyandığımda kafamın içinde düşünceler dönmeye başlıyor. Mantığımın bazı zamanlarda benden nasıl gittiğini anlayamıyorum. İçimde bir acı var belkide bir acılar demeti.Belkide bunlar içimde iyi oluduğunu düşündüğüm benden kaynaklanıyor. Yapmak istediklerimi yapamamaktan yada yapmamaktan.
Bakıyorum etrafıma ve dünyaya bir sürü mutsuz insan bir sürü mutlu görünen ama mutsuz olan, insan bir sürü doğru söylediğine inandığımız ancak yalanlar söyleyenler.
Kelimelere anlamlarını yanlış yükleyenler. Anlamlarını yok eden insanlar. Herşeyiyle yalancılar. Tabiki hiç bir zaman umursamayanlar. Bir sessilik oluyor içimde sonra susuyorum. Ruhumdaki bu yansımaları nasıl atacağım derken yazmaya başlıyorum. Belkide ancak bu rahatlatıyor beni.
Evet gelelim şimdi şu bizim meselelere. Ama belki bir başka yazıda. Ruhumdan dökülmek istediğinde yada neden bırakıyoruz erteliyoruz. Deneyelim yazalım.
Kendimiz değiliz biz bu dünyada eksik parçalar varken, eksik parçalarımızı tamamlamak için yaşam boyunca okullardayız, arayıştayız, konuşuyoruz.
Peki ya bulabildik mi. Bulabilecek miyiz ? Ben hiç inanmadım olabileceğine ve nasıl inanıyorsam öyle oldu. Kendi önümde duvarlar koydum belkide başkaları gibi. Bazende inanmak istediklerime inandım. Ama şu bir gerçek her gün her saat birşyeleri sorgulamalıyız yaşamalıyız doğru ve yalan ayrımlarını yapmalıyız. Başkaları için mantık benin için hisler.
Hislerime inanmanın vakti geldi. Şükremenin vakti kurtardığımız diğer gerçek zamanlarımız için ALlah’a.
Sevgiyle ve saygı gösteren herkes için.
Neden bana herkesin yalan söylediğini anlayamıyorum artık. Ancak ben kendim gibi olmaya devam etmek istiyorum. Herneyse bu da böyle bir durum.