Sabah Uyandığımda…..

Yine bir sabah.. Klasik Berkant sabahlarından… Fazla yüklenilmiş bir gece ve günün ardından gelen uyuyakalma vakası ve sabah…

Uyandığımda kafamın içinde düşünceler dönmeye başlıyor. Mantığımın bazı zamanlarda benden nasıl gittiğini anlayamıyorum. İçimde bir acı var belkide bir acılar demeti.Belkide bunlar içimde iyi oluduğunu düşündüğüm benden kaynaklanıyor. Yapmak istediklerimi yapamamaktan yada yapmamaktan.

Bakıyorum etrafıma ve dünyaya bir sürü mutsuz insan bir sürü mutlu görünen ama mutsuz olan, insan bir sürü doğru söylediğine inandığımız ancak yalanlar söyleyenler.

Kelimelere anlamlarını yanlış yükleyenler. Anlamlarını yok eden insanlar. Herşeyiyle yalancılar. Tabiki hiç bir zaman umursamayanlar. Bir sessilik oluyor içimde sonra susuyorum. Ruhumdaki bu yansımaları nasıl atacağım derken yazmaya başlıyorum. Belkide ancak bu rahatlatıyor beni.

Evet gelelim şimdi şu bizim meselelere. Ama belki bir başka yazıda.  Ruhumdan dökülmek istediğinde yada neden bırakıyoruz erteliyoruz. Deneyelim yazalım.

Kendimiz değiliz biz bu dünyada eksik parçalar varken, eksik parçalarımızı tamamlamak için yaşam boyunca okullardayız, arayıştayız, konuşuyoruz.

Peki ya bulabildik mi. Bulabilecek miyiz ? Ben hiç inanmadım olabileceğine ve nasıl inanıyorsam öyle oldu. Kendi önümde duvarlar koydum belkide başkaları gibi. Bazende inanmak istediklerime inandım. Ama şu bir gerçek her gün her saat birşyeleri sorgulamalıyız yaşamalıyız doğru ve yalan ayrımlarını yapmalıyız. Başkaları için mantık benin için hisler.

Hislerime inanmanın vakti geldi. Şükremenin vakti kurtardığımız diğer gerçek zamanlarımız için ALlah’a.

Sevgiyle ve saygı gösteren herkes için.