Bugün sabah telefonumda gördüğüm cevapsız çağrılardan biraz şüphelendim. Birilerinin canını sıkan bir durum vardı. Sorunu anlamak için kendilerini aradığımda tahmin ettiğim gibi tatsız bir durum vardı. Yaklaşık 2 ay kadar önce nişanlanan genç çiftlerimizin arası bozulmuştu. Kendilerine sakin olmalarını ve acele karar vermemelerini tavsiye ettikten sonra kendi işlerimle uğraşmaya koyuldum. Vaktim müsait oluncada telefon ederek ziyaretlerine gittim.
Ulaştığımda tesadüfte olsa damat adayı da ordaydı. Bu duruma sevindim aynı anda iki tarafı da dinleme şansım olacaktı. Vaktim kısıtlı olduğundan konuyu ancak ana hatlarıyla dinledim. Sorun bazı maddi anlaşmazlıklardan çıkmış gibi görünüyordu ancak altında yatan daha önemli bir sebep vardı : Güvensizlik.
Karşılıklı birbirlerine verdikleri sözler maddiyat söz konusu olunca uçup gitmişti, onların söyledikleri kadarıyla. Daha fazla açmak istemiyorum bu kısmı her ne olursa olsun. Herkesin benzerlerin farklı objelerle yaşadığı durumlar. Ama yazık diye düşündüm birlikteliğin bu şekilde sonlanmasını. Sonra her iki tarafı ayrı ayrı dinleme sözüyle ordan uzaklaştım.
Benim gördüğüm problem: insan hayatında esasen çok da fazla önem teşkil etmeyecek meblağlar söz konusu olduğunda insanların birdenbire değişmeleri idi. Maddiyat artık, ruhumuza işlemiş, duygularımızı körelmişti. Verilen sözler hayatlarını birleştirmeyi düşünen çiftlerin önünü kesmişti. Ama önemli olan para, yada başka birşey değil verilen sözde durmaktı. Maddiyatın söz konusu olduğu durumda mertlik bozulmuştu. Dolayısıyla bence küçük ve çözülebilir bir problem, insanların bazı yeni yüzlerini keşfetmemize nedendi bu yeni yüzler ise gerçek birer problemdiler, belkide kronik. Bu da geleceğe bakışını değiştiriyordu onların. ( Ve dolayısıyla benzer durumları yaşayan bizlerin). Yansıtmıştı para yüzleri…
Maalesef ne ahde vefa kalmış, ne de değerlerimizin önceliklerini belirleyebilmek. Gölgelemiş, üzerinde simgeler, rakamlar ve yazılar olan özel kağıt parçaları her yanımızı. Kalbimizi bile…
Bu çılgınca süregiden kapitalist yaklaşımlarla ve bu durumun yok ettiği değerlerimizle; 21. yüzyılda yalnızlığın derinleşmesine şaşmamak lazım.
Berkant. 25/09/2007-Ankara 02:26