Takmatik,Takamamatik…

takmatik3.jpgAnkara’nın yüksek yerlerinden olan Dikmen’de bir iş toplantısındayız. İçeri girerken kar hafif hafif atıştırmaya başlamış. Biz içerden çıktığımızda 1 saat kadar ğeçtiğini farkediyorum 🙂 Sonrada sokakları her yer karla kaplanmış. Sokaklarda arabalar patinaj çekerek yada kayarak ilerliyor. Zeki bir adam olan iş arkadaşımla arabaya biniyoruz. O bana binmeden abi ben giderim sende eve git diyor yollar kötü 🙂 Bende bişi olmaz binelim gideriz arabada kar lastiği var diyorum. Arabaya biniyoruz ve daha otoparktan çıkarken araba kayıyor:) Bir taraftan sinirleniyorum lastiklere nasıl kar lastiği bunlar diye ama anlaşılan kar lastikleri 2 sezondan sonra özelliğini kaybediyor.

Herneyse arabayı iterek yola kadar görürelim sonra nasıl olsa gider diyoruz, başlıyor bir hengame itmeye çalışıyoruz ama nafile arabanın çıkağı yok 🙂 Arada heyacanlı 4 çocuk geliyor yanımıza abi “itelim itelim” diye. Onlar bari eğleniyorlar kardan. Bir taraftan anlatıyorlar biraz önce araba döne döne çarptı adam şoka girdi diye 🙂 Arada da sövüyorlar dolmuşcuya bak nası basıyo …… 🙂 Onlarda fayda etmiyor itme husunda ama bende eğleniyorum onları görünce. Binada oturan iyi niyetli arkadaşımızında yardımlarına rağmen araba çıkmıyor. Allah’tan arkada zincirlerim var. Heyyt diyorum takmatik…

Sol tekere ben takmaya çalışırken, arkadaşımda sağ tekeri deniyor. Sol teker mucizevi bir şekilde cuk diye oluyor. Diyorum takmatik 🙂 Diğer teker biraz eğimli bir yerde kaldığı için burdan çıkartalım arabayı diyoruz ilerde düzeltiriz.

Yola çıkartıyoruz, söküyoruz takamıyoruz, takıyoruz sökemiyoruz , yaklaşık 45 k uğraştık ama ne hikmetse sol tekere cuk diye oturan zinciri sağ tekerimize aynı şekilde monte edemedik 🙂 Takamamatik oluyor oda:) İkisini de takan biz ama biri oldu biri olmadı. Fazla zorlamıyoruz artık soğuktan üşüyüp üst baş çamur olunca…

Herneyse yola kadar çıkıyorum, arkadaşım dolmuşa biniyor bende aşağıda kar buz olmayan bir yere kadar o halde idare edip zincirleri çıkartıyorum.

Maceralı bir akşam 🙂 Ama ne macera… Yolunuz açık olsun,

Bankalar, Kredi borçları, realiteler.

Bankaların nasıl birer kurum odukların son günlerdeki tecrübelerimle iyice netleştirmiştim. Ancak bu haber dikkatimi çekti ve fikrimde haksız olmadığımı ispatladı:) O yüzden bu haberi görmenizi istedim. Ayrıca yazmak istediklerimide üzerinde biraz çalışarak yakında yayınlayacağım.

KREDİ BORCUNU ÖDEMEKTE GEÇ KALIRSANIZ, CEZALANDIRILIRSINIZ. PEKİ YA ERKEN ÖDERSENİZ?

Kanal 7’den MEHMET KIVANÇ’ın haberi şöyle:

Başkent’te meydana gelen bir olay bankaların kredi sözleşmelerinin çok dikkatli okunması gerektiğini ve kredi alırken 40 kere düşünüp bir kere karar verilmesi gerektiğini gözler önüne serdi. Aşağıda size aktaracağımız ilginç olayda, bankanın uygulaması son derece kanunlara uygun ve bankaya sorarsanız kendi mağduriyeti söz konusu… Devamını oku →

Penceremden Gece

Sabaha karşı çektiğim hüzünlü, karmaşık, sessiz 2 resim…

Youtube’de kervana katıldı…

İnternette herşeyi bulmak mümkün, ancak bazen karşınıza bir mahkeme kararı geliyor. …. Mahkemesinin felanca kararı ile bu siteye erişim durdurulmuştur şeklinde. Geçtiğimiz aylarda wordpress.com sayfasında milyonlarca sayfadan bir kaç tanesi için koskoca siteye erişim durdurulmuştu. Orda ücretsiz blogu bulunan birçok arkadaşımız mağdur olmuştu.

Sanıyorum youtube’da da benzer bir vaka yaşandı ve siteye erişim durduruldu. Yakında onuda öğreniriz neden oldu. Ama orana vurmak gerekise milyonda yada milyarda bir , hadi 100 olsun:) , ihtimalden kaynaklanmakta 🙂 Milyonlarca video var. Sadece o videoya erişimi durdurmak varken, hepsini kapadık kurtulduk. Buna uygun atasözü de yok:) Ama yakında bizlerden birinin söylediği gelecek nesillere atasözü olur. Teknoji varken neden yoralım kendimizi, biz kapadımmı hepsini kaparız 🙂

Kapanma vesilesi ne olursa olsun herşeyin daha farklı bir yöntemi olmalı diye düşünüyorum.

Bence sıra facebook’ta.

Hadi hayırlısı

Saat sabaha karşı 4’ken….

the_last_tear.jpg
Gece…
Saat sabaha karşı 4 yine,
Donmuş yollarda herşey,
Su donmuş,
Bayrak donmuş dalgalanırken,
Gökyüzü donmuş,
Donmuş herşey,

Sensizlik donmuş,
Seninle olmakta öyle,
Saat sabaha karşı 4’ken,

Donmuş gölgeler,
Güneşsiz kalmış,
Donmamamış saatler akıp giderken…

Donmuş bir hüzün,
Acı dolu şarkılar çalarken donmuş,
Gözbebekleri donmuş,
Donmamış yalnızlık ,
Süregelmiş ben özlemlerime devam ederekn,

Donmuş özlemeler,
Donmuş tüm kanayan yaralar,
Donmuş gözyaşları,
Dağlanmış bir yunusun gözbebeklerinde,

Beklemek donmuş,
Beklentiler donmuş,

Bir tek Sevgi kalmış,

Herşeye karşı dimdik ayakta,

Manaları adında gizli,gozyasi_donuk.jpg

Yüklenen anlamları kaybetse de,
Gözbebeklerinde aşkına yanan bir aşığın, beklerken,
İçimi eriten, özlenen, beklenen, süregelmeyen
Yok olmaya yüz tutmuşlarından,
Saat sabaha karşı 4’ken….

Berkant, Ankara,20/01/08

The Girl Next Door-2007…

the_girl_nex_d.jpgGerçek bir hikayeden esinlenerek yapılmış bir film. Kurgu fena değil. Eğer ibreti almak için izlemek isterseniz tavsiye ederim. Ama izlerken bazı sahnelerde yok artık bunu yapanlar insan olamaz diye düşüneceğinize eminim. Konusuna gelince: Amerikanın 80’li yıllarında geçiyor . Bir çoçuk:David ve genç bir kız var: Meg. Kız komşunun kızı ve teyzesi ile yaşamakta. Teyzeside insanlıktan nasibini almamış birisi! ve diğer aynı karakterde erkek çoçukları ile yaşıyor. Kıza da türlü bahanelerle olmadık işkenceler yapıyor. David ise Meg’e olanları üzülerek izliyor. Meg’in onunla beraber yaşayan özürlü bir kız kardeşi daha var, o yüzden, o evden kaçamıyor. David ailesine anlatmak istesede olan biteni, bir çözüm bulamıyor kızın o hayattan kurtarmak için. David ile Meg’in birbirine yakınlaşmaları ve David’in çaresizliği izleyicin üzüleceği cinsten bir durum.

Burda aklıma gelen kötülerle savaşmak için güçlü olmak gerekliliği oldu. Eğer David yeterli güce sahip olabilseydi, yardımcı olabilirdi ama ne o ne yapacağını biliyor, ne de çoçuk yaşı itibariyle sözünü dinletebiliyor. Filmin gerçek bir hikayaden alındığı düşünülürse, Amerikalıların her konusa ahkam kesmelerine karşın sosyal yaşamlarında ilerde büyük bir çöküntüye uğrayacakları aşikar.

İzlemeye değer bir film. Aksiyoni görsel efekt vb. gibi şeyler yok filmde sadece konusu itibariyle insan yaşamından bir kesit sunulmuş. Daha doğrusu insanlar ve insandan aşağı yaratıkların hayatından diyelim.

Atasözleri:Elden gelen…

Atasözlerimiz süper, çünkü çok zaman olaylardan sonra diyorun “atalar boşa konuşmaz”. Bugünde aynısını söyledim yeniden. Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz sözünü hatırlayarak.

Bu sözü neden söyledim acaba:) Çünkü kendi elimden gelmeyen bir işi yapmaya kalkıştım, organize ederek katma değer oluşturmaya çalışıyordum, ancak bir işi kendiniz yapamıyorsanız ve de ekibinizdeki insanlar sorumluluk sahibi değilse olay o noktada kopuyor ve “tamam o yapmıyorsa ben yapayım” da rezil bari olmayalım diyerek emeğinizi ortaya koyamıyorsunuz.

Sonuçta birilerine karşı siz sorumluluğunuzu yerine getirememiş oluyorsunuz, sözleri siz vermiş oluyorsunuz. Birçok insan için verdiği sözün değeri olmayabilir ama benim için değerli ve ben sözlerimi tutamadım. Çok basit bir konu ama benim için önemli. Ekibimdeki arkadaşların umrunda olmasada önemli. Şimdi bende karar aldım ve o iş kolundan çekiliyorum taki ben öğrenene yada sorumluluk sahibi ekip arkadaşları bulana kadar.

Öyle işte elden gelene mahmumsanız, durum kötü demektir. Hatta bu stress beni o kadar gerdi ki kolum kasılmaktan acıyor.

Planları gözden geçirme zamanı, ama her durumdan da ders çıkarmayı bilmek lazım. Ben çıkardım ona şükrediyorum.

Sizde eğer başkalarına güvenerek sözler verecekseniz, bir yada birkaç defa düşünün derim ben.

Shoot em up…

shoot_em_up.jpgSadece vakit geçirmek için bir aksiyon filmi arıyorsanız izlenebilir. Amerikadaki silahlanmayı eleştirmeye çalışmış biraz. Ayrıca abartı derecesinde herşey filmde, para vermeden izlemeyi deneyebilirsiniz. Boş vaktiniz varsa. Onun haricinde son derece sıradan. Bende izlemiş bulundum 🙂 Fragmanı devamında Devamını oku →

Alanis Morissette-Ironic…

İroni işte 🙂 melodisi ile güzel ifade etmiş. Her tarafımız bunlarla kaynıyor 🙂 Bende yaptım bir ironi ….

An old man turned ninety-eight
He won the lottery and died the next day
It’s a black fly in your Chardonnay
It’s a death row pardon two minutes too late
And isn’t it ironic… don’t you think Devamını oku →

Beyonce… Green Light…

İşte bu enerjik 🙂 Bana göre. Hızlı piste hızlı figürler için birebir 🙂

Sözler:
Give it to mama
Give it give it
Give it to mama mama (oh)
Give it
Give it to mama mama

Devamını oku →