Karmaşık Duygular.

Bu gece yine arada sırada yaptığımız arkadaş toplantılarından birindeydim. Sağolsunlar herşey çok güzeldi. Ama nedense bu toplantılardan sonra nedendir bilemiyorum içimde bazı düşünceler gelişiyor. Yazmak istiyorum, anlatmak istiyorum ama bir türlü tarif edemiyorum. Sadece karmaşık diyip geçmekle yetiniyorum.

Çok önceleri de yine aynı grupla yalnız katıldığım toplantılardan sonrada benzeri duygular yaşardım. Sonra bir süre bu toplantılara yanımda bir insanla ama yine yalnız katılmaya devam ettim, düşüncelerim kabuk değiştirdi ama yine vardı bişeyler.

Sonra yine şu sıralar yalnız katılıp yalnız ayrılır oldum. Geldim yine benzer düşünceler, yine bir kendinini kötü hissediş, uyumak istegi ama uyuyamama…

Belkide artık kabullenmeliyim, yada tarif etmeli ve çözmeliyim.. İçimi titreten, aglamaklı yapan, düşündüren, mutsuz eden bu tarz hislerden. Kendime benden başka yardım edecek kimsede yok. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Yine tanınlamadan bitsin…. Her yazımda olduğu gibi…

Joe Cocker Unchain my heart

Efsane, boş bir mekanda çalmaya başlar… Mekan dolar taşar. Biz girdiğimiz yerlerde ne kadar çalabiliyoruz kendi enstrümanlarımızı. Yada mekanları ne kadar mahvedebiliyoruz yaptıklarımızla .

[youtube Wr-XlnZalWQ]

Burda da Sözler:

Devamını oku →

Hasat-The Reaping

İstanbul’a gittiğimde son derece kötü bir şeçim olarak gittiğim bir film. Heleki benim gittiğim o ruh haliyle. Şimdi düşünüyorumda sinemaya gitmek istendiğinde bazen kötü tercihler yaparız. Bu film de en kötülerinden biriydi. Hoş tercih benim değildi. Neyse Film mistik şeyleri araştıran bir ablanın yanına mistik bir kızaran ırmak manzarasını çözmesini isteyen bir adamın gelmesiyle başlıyor. Her yönden sıradan devam eden film. Sonuda tek kalanın haklı olması ve bir devam filmi çekileceği şeklinde imajla amerikanvari gizemle bitiyor. Paranıza yazık olur. Her çıkan filme gitmek gibi bir alışkanlığınız yoksa tabi.

thereaping.jpg

[poll=6]

No Doubt, Dont Speak

dont.jpg

Çıktığı günden beri tüm zamanların en iyi şarkısı olarak düşündüğüm bu şarkı, neden yok dedim sayfamda. Nedendir bilmem :” konuşma, açıklama yapmaktan vazgeç kısmı”aslında ,tamamı hoşuma gidiyor. Defalarca dinlerim. Hatta herkesin her yere yazdığı kelimler vardır ya ben dont speak yazarım 🙂 Bende bilmem nedendir.

Burdada sözler ve albüm: Devamını oku →

Devlet dairesinde bir ögleden sonra…

Bir işveren olarak, yapmamız emredilen çok basit bir iş için. İşverenleri sigortalayan bir kuruma gittik. İçeri girdiğimizde ilk katı görünce şok oldum. Bir hengame bir kalabalık, dedim: burda gitti saatlerimiz iş bitmez. Ofisten çıkarken arkadaşlarıma söylediğim sözler aklıma geldi: “Biz DD’e gidiyoruz hakkınızı helal edin” 🙂 tam dediğim gibi çıktı. Herneyse bizim işimiz ikinci kattaymış, içimde bir heves belki orası daha adamaklıllı çalışıyordur. Ama nerde bir krallık kurulmuş memleketimize istiham yaratmaya çalışam insanlara eziyet neredeyse. Adamlar da haklı, elaman yok , sistemler her ögleden sonra fiks olarak çöküyor. Olan elemanlar fosil.. Ahh ahh  dedim içimden, neyse 45 dk geçtikten ve ayakta bekledikten sonra adamlar bana teee Van daki arkadaşımı çağırmamı söylediler (gerek yok aslında) neyse şefle görüş vs. tamam dediler sen halledebilirsin. Ama felanca kurumdan imzalattır bunu. Çıldırmak üzere ayrıldım. Vay benim memleketim hiç mi sahibi yok acaba. Yapılacak basit bazı düzenlemelerde hayatımız kolaylaşıp verimlilik arttırılabilir ama yapmıyoruz, yapamıyoruz. İnşAllah en kısa zamanda düzeliriz. En azından o yönde adımlar atabiliriz.

Kıyılarımda Bekledim Seni…

dreaming-in-the-pacific.jpg

Kıyılarımda bekledim seni..

Bir balıktı benim sevdam, yüzmeyi bilmeyen.
Uçamayacak kadar kanadı kırılmış, bir kuştu,
Bir kum tanesiydi, ayaklarına dolanan.
Islanan, senin sevginle

Bir kum tanesiydi…
Aşkın bitince ayaklarına dokunamayıp ayrılan,
Bir kum tanesiydim sende ben…
Ufak zorluklarda yıkadığın,

Aslında ben…
Kocaman bir yürektim,
Senin içine sığmayan…

Waiting for you (Hard grammer(for me) cant translated good)

I waited for you near my side
My love was a fish which dont know swim
My love was a bird whose wing was broke soon cant fly
And it was a sand grain which is wound on your foot,
And get wet by your love
It was a sand grain when your love finished, i cant touch your foot and leave from them
I was a sand grain inside you..
When you have in lil bit trouble, washed
I was a huge heart
Which is cant fit on your inside…

Berkant

21.06.07 Ankara 01:59 Hava kapalı

Claude Challe.. Eshebo

Enteresan bir ezgisi var ama hoş sayılır. Arabada giderken sesini açıp dinlemesi de keyif veriyor. Esseebooo..

Değirmenyeri…

Bolu yakınlarında bir yer. Güzel ahşap evler var. Eger bütçeniz elveriyorsa ve İstanbul yakınlarındaysanız nefes almak için ideal olabilir. Yakınlarında benzer başka tesis yok. Biz 1 gece kalmıştık eglenceli bir geziydi…

[poll=5]

Çok çalışmam lazım çok..

Kafamı kaşıyamaz hale geldim. Yazamıyorum canım blogum öksüz kaldı 🙁 . İzleyicilerimizden özür dilerim. Umarım sizlerin işleri güzel gidiyordur.

Empty Streets

empty_strets.jpg

Boş sokaklar… Gizem… Yalnızlık..