17 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Bir gece ansızın uyanıp etrafıma baktım ve kapalı bir kutu gördüm etrafımı saran. Bir duvarı sen, bir duvarı ben, diğer duvarlar boşluk ama varlar, kapalı her yer. Aramıza sımsıkı örülmüş duvarlar…Birbirimizi görecek kadar yakın, dokunamayacak kadar imkansızdık. Boşluklar güneş sızdırmıyordu, yada bir ışık, karanlık sarmıştı tüm duvarları… Sonra yüregimdeki yangın aydınlatmaya başladı duvarlarımızı, seni sadece. Işığım boşluktan geçip gidiyordu diğer tüm duvarladan, sadece sana varıyordu ama ısınmıyordun, yanmıyordun…Duvar olmuştun sen, bakmıyordun… Gözyaşlarım başladı sonra yüreğime doğru aktı, sen gülüyordun….
Deneme…
Berkant 16/06/07-03:08 Ankara
17 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi

İlk defa Marmaris’te otelimin odasında komşularımızın laptopunda dinlemiş ve sonrada bu şarkıya hasta olmuştum. Hala da severim. Sözlerde fena deil. Maaaaaad about you… Oldum mu zaten mad olacaksın yada mad yapacak kadar olacak… Yada en güzeli ikisi birden O komşular bile mad olmuştu… Ama ne hikmetse ben, yorumsuz…..
Burda da sözler ve albüm, Süper yapmışlar ama.
Devamını oku →
16 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi

Sözleri ve yorumu güzel. Levent Bey’i çok sevmesemde bu şarkısı alıp götürüyor insanı, vokalde Sezen’in gücü şarkıya ayrı bir hava katıyor. Eski ama biraz nostaljiden kimseye zarar gelmez.
Burda da sözleri var :
Devamını oku →
16 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Yine bir haftasonuna geldik. Bu hafta neler yaptık. Neler yapamadık. Değerlendirme kriterlerimiz neler olmalı. Ben kendi açımdan baktığımda yoğun bir iş haftası geçridiğimi gördüm. Bir çok alanda, yeni şeyler ögrenmeyi, yeni şeyler üretmeyi içeren.
Enerjimin bitmek üzere olduğu şu saatlerde ise, daha ögrenecek çok şey olduğunu düşünerek uymaya çalışacağım. Muhtemelen de başaramayacağım. Denilen doğru: zaman değerli ve herşeyi yapmaya, öğrenmeye vaktimiz yok. Zamanımızı iyi planlamalı ve iyi değerlendirmeliyiz.
15 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Arabamın ayakabıları eskidi ve yeni ayakkabı istedi. Bizde tuttuk pabuçcunun yollarını. Herneyse ayakkabı satan arkadaşlarla biraz pazarlık edip bilgi alışverişi yaptıktan sonra fiyatları makul seviyede olan Bridgestone GR-80 modelini önerdi. Bende fazlada düşünmeyerek aldım. Daha evvelden Lassa İmpetus-2 Sport modelini kullanıyordum.
205/55/16 ölçülerinde olunca fiyatlar uçuyor biraz. E kızının olması zor pabuçları da pahalı 🙂
Yaklaşık 1200 km yol yaptım, kötü sayılmaz ancak impetus gibi çok yüksek standarta bir lastik değil. Sessiz bir lastik ve yol tutuşu ve reflekslere cevabı idare eder seviyelerde, 1 senede 40 bin km yol yaparak yıpranan ve olur olmaz yerde ABS’yi devreye sokan sport modelden daha uzun km yapacağa benziyor. Ama o lastiğin fren mesafesi ve reflekslere cevabı mükemmeldi. GR-80 ise 150 ytl lik kampanya fiyatı ve eskimiş bir lastiğe göre daha iyi yol tutuşu ile fena da değil. Ama bir daha tercih etmeyeceğimi söyleyebilirim. V sınıfı ve internette yaptıgım araştırmalardan anladığıma göre uzun yolda sürekli gidip gelen yolcu araçları için daha ideal. Ama benim gibi deli kullanan bir adam iseniz daha üst sınıf bir lastik daha iyi olacaktır. Tabi bütçeniz varsa. Benim yoktu şu sıralar 🙂 ama aklım “Adrenalin”de kaldı. 300 ytl civarı bir fiyatı var.
Bundan sonra uçuk fiyatta da olsa Bridgestone Adrenalin düşünüyorum. Daha deliler için üretileni olmazsa tabi o zamana kadar.
Olaki ihtiyacınız olursa tavsiyelerimdir 🙂 paylaşmak istedim.
14 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi

And life, always regenerates, always refreshing, a flower opens stubbornly inside you,
Let this flower, let it for open…
14 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Zaman zaman insan bazı şeylerin farkında olmaz, zaman geçtikçe de anlamaya başlar. Aslında size sürekli sorun yaratan, acı çektiren insanlar vardır hayatınızda. Ama bir an gelir onlar kendileri de farkında olmadan hayatınızdan çıkıverir. Bu çıkış onlar istesede istemesede olur.
Kendileri çıktıkları bu hayata neler kattıklarını bilmez. Siz de yaşarken bilmezsiniz neler kattıklarını. Ama zaman geçince bir bakarsınız beraber geçirilen zamanda onların katkısı: sadece acı, sadece soru işaretleri, sadece yapamadıklarından ibarettir. Hatta daha evvel de benzerlerini size yaşatmış insanlara benzerler. Kendileri bile zaman zaman söyler bu durumu ama bunları o anlarda anlamak imkansızdır. Daha sonradan düşündükçe ortaya çıkar.
Peki bunları biz yaşarken neden görmeyip de süreçleri uzatırız. Bunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz, galiba tecrübe denilen ve hayatta yediğiniz kazıkların toplamı olan şey olsa gerek bu süreçleri yaşamak. Bir dahakine akıllı olalım yeter.
Hiç mi anlaşılmaz, tabiki anlaşılır: hissedersiniz. Ama frene basıp da duramayan bir araba gibi devam eder yürüyüşünüz. E hatasız kul olmaz tabi. İnsanlar evlenir- ayrılır, darılır barışır, sever-nefret eder, üzülür-sevinir vesair. Bence yinede algılayabildiğimiz, kırmızı ışıkları ve diğer bazı işaretleri göz önünde bulundurup kendinize zarar vermeden frene basmak en iyisi. Yani herkesin yaptığı gibi önce “Ben” demeli her zaman olmasa da işaretleri alınca.
Garip olan içinizdeki bazı hisler sizi uyarır ama elinizden gelmez durmak. En iyisi bir ABS li modele geçmek düşünce sisteminde 🙂
Yinede sona geldiyseniz bir şekilde sorgulamayın hayatınızdan bu çıkışları. Unutun geçmişi ve ders alın sadece, sonra diğer şeylerin farkına varın. Farkına varın: iyi olanların, güzel olanların, güçlü yüreklerin, size merhaba diyecek gerçeği söyleyen gözlerin. Herkese yeni bir şans verin…Yargılamadan diğerleriyle. Çünki Onu cezalandırmaya hakkınız yok başkalarının günahlarıyla.
Kendini düşünen ve başkalarınının hayatını kendi hayatlarının konforu için kolayca geri plana atan insanlar, benden, sizden şimdi ve gelecek yaşamınız boyunca uzak olsun.
Değerlerini hakketiği kadar alan ve gerektiği kadar değer veren olmak umuduyla.
Berkant. 14.06.2007
13 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Yorulduğunuz zaman, gökyüzüne bakın ama içtenlikle. Nefes alabilmek, görebilmek mavilikleri yada siyahlığı. Kollarını açabilmek iki yana. Ne güzel, ne kadar değerli, farkına varın.
Sonra arkanıza dönüp bakmadan “merhaba” deyin. Her neye merhaba demek istiyorsanız. Zaman akıp giderken ne bir kalıntı bırakır ne de bir ufak nokta dokunup yeniden yaşayabileceğimiz. Bırakın zaman akarken sadece karelerde donan kağıtlarda kalsın güzellikler, ama yeniden yaşayın bakarken. Sakın izin vermeyin aklınızda donan o kötü izlere, bırakın onları o izleri bırakanlar yaşasın ve donup kalsınlar zamanda.
10 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Bugün müzik yaptık, biraz sevdiklerim
[youtube 0oPk-LwlOBE Royksopp]
10 Haziran 2007 tarihinde Berkant ekledi
Güzel bir ablamızın güzel şarkısı, türküsü vesaire…
Ama dinleyin memmun kalacaksınız, yoksa para yok 🙂