2 Eylül 2007 tarihinde Berkant ekledi
…and I just can’t sleep. The new day is here and I am waiting the sunlight in few mins. I am thinking that is 1st of September, a new month. I wish it will be a good one. And while I am waiting to see the sun I am thinking the sunrise of my soul. I feel weird. I don’t know what to type or even how to compose a phrase. I don’t know if i will write something bad or good , right or wrong, and I don’t truly care.
In my mind there are words that could describe my current mood. I’m thinking of the word ‘angry’ , ‘mad’ but finally I understand that I am just pissed off. And again I can’t say I am pissed off exactly. Upset ? Maybe… Killing time, mood and myself. Do I ? No, I don’t do favours. Only when God decide this is going to be. Devamını oku →
1 Eylül 2007 tarihinde Berkant ekledi
Konuyu belirlemiştim aslında kafamda, heşey yazmak için müsaitti ama birden farkına vardım, daha doğrusu ellerim klavyenin üzerinde hareketsiz kalınca farkına varmak zorundan kaldım. Bu farkındalık beni rahatsız etti, hiçbirşey yazmadan kapatmak istedim yazma aracını. Ama bir taraftan içimde büyüyen bu şeyi kendi kendimi yazarken anlayabilirim diye düşündüm. Halen daha başarılı olabilmiş değilim anlamak hususunda.
Benim yazmak istediğim açıklamak istediğim şeyler başarması öyle kolayca yapılamayacak bir işti. Yargılamak gerekiyordu tarihi çok eskilerden bugüne kadar. Yargılamakta deil esasında anlamak, farkına varmak, yorumlayabilmek ve herşeyden önemlisi bu nimete sahip olabilmek. Anlayıp uygulamış olabilme nimetine.
Kendimi şanslı olan kulların arasında görüyorum ama bir taraftanda kendimi sorguluyorum, bana verilmiş olam bu nimete ne kadar saygı gösterebiliyorum. Kendi kendini sorgulmaya geldiğinde kafamın içindeki birçok şey daha beliriyor. Bu yazıyı yazarken bile, kendimi yazdığım bu sayfayı kendim okurken bile. Bu zihin kurcalayan düşüncelerimin ne hepsi burda birkaç kelimede açıklanabilir ne de ben o derecede etkili bir şekilde kendimi tanıyarak ifade edebilirim ruhumda fırtınlar estiren o duyguyu.
Melankolik birkaç şarkı eşliğinde yazarım yazımı, gene kalır içimde yazacaklarım gene hüzünlenirim gene neden sorusunu sorarım sormamam gerektiğini bilerek.
Bu kısma kadar sabırlı iseniz, açıklama yapmak istediğim şey nedir diye en azından başlığınu vereyim. Başlık milyarlar arasından karşılaşılan tekilliklerin yanlış-bana göre- bir “milyarlık” grubun içinde oluşu… Ne kadar açıklayıcı olursa artık.
Umarım daha sonra belki bu yazıyı okudukca kendi kendime düşüncelerim durulur…
1 Eylül 2007 tarihinde Berkant ekledi
Şimdi bu blog da her telden çalıyor diyeceksiniz ama, bende öyleyim her türlü tarz ritim vs var içimde burda neden olmasın. Sözler süper 🙂 ezgi de öyle.
I’ll be your dream
I’ll be your wish
I’ll be your fantasy.
I’ll be your hope
I’ll be your love
Be everything that you need.
I love you more with every breath
Truly madly deeply do..
I will be strong I will be faithful
‘Cos I’m counting on a new beginning.
A reason for living.
A deeper meaning. Devamını oku →
1 Eylül 2007 tarihinde Berkant ekledi
Evet sigara sağlığa zararlıdır. Ama bu sigaralı şarkı güzel. Ezginin Günlüğünden ben dinlediğim zaman bir yerlere gidiyorum.
Sözler:
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni Devamını oku →
31 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi
Telekominiskasyon Kurumuna/Ankara
Sayın Yetkili,
Türkiye’den de binlerce kullanıcısı olan WordPress.com sitesine erişim T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereğince engellenmiştir. WordPress.com ücretsiz bir blog servisidir ve isteyen herkes bu ücretsiz servisi kullanarak blog açabilmektedir.
Adı geçen blog servisinden ücretsiz olarak açılan blogların bir kısmı aleyhine dava açılmış ve mahkeme kararıyla sadece ilgili sitelere değil tüm sitelere erişim kapatılmıştır.
Fakat WordPress.com isimli ücretsiz blog açma servisinden 1.400.000′e yakın kişi faydalanmaktadır. Teknik olarak, sadece davalı alt alan adlarının erişime kapatılması mümkünken tüm servisin kapatılmasını son derece anlamsız bir durumdur. Vatandaşlarımızın iletişim hakkını engelleyen bu durumun düzeltilmesi için gerekli girişimlerin acilen yapılmasının gerektiği aşikardır. Türkiye’nin dünyadaki imajının daha fazla zedelenmemesi ve Türk internet kullanıcılarının daha fazla mağdur edilmemesi için bilgilerinizi ve gereğini ve “Bilgi Edinme Kanunu” gereği tarafıma bilgi verilmesini arz ederim.
Saygılarımla.
Bu metni mail olarak btm_tuketici_sikayet@tk.gov.tr adresine gönderdim. Lütfen sizde gönderiniz. Bir tepki olarak. Teşekkürler.
29 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi
Hatıralarımız vardır bizi bağlayan zamanlara. Çogunlukla özlem duyduğumuz zamanlara bizi bağlar. Aynı anları yeniden yaşamak için can atarız. Hatıralarımız vardır canımızı acıtır, silip atmak isteriz zamala beraber. Hatıralarımız vardır ne silebiliriz ne de yeniden yaşayabiliriz. Hatıralarımızda bırakmak istemeyiz bazı zamanlarımızı izin vermezler. Engeller koyalar.
Sevdaysa konusu hatıraların aşka dönüşür. Nefretse derinleşir. Adını koyamıyorsanız kimse bilmez durur yürekte. Kaldırır sizi yataktan, uyutmaz.
Hesap verir sonra, kime neden niye olduğu bilinmeden. Yazarsınız… Okunmaz.
Yazamazsınız. Batar içinize, kanatır…
28 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi
Hep gitmek istediğim ülkelerden biri. Gezinirken buldum, gezilmeye değer dedim yeniden. Kimbilir belki bir gün…

28 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi
Gece kanepeme uzandım ama aklıma gelen şeylerin aklımdan gitmesini istemedim. Yeniden hatırlayamacaktım belki . Doğumgünümün üzerinden neredeyse birbuçuk hafta geçti o günler ve geçtiğimiz seneleri düşündüm. Geçen sene nerdeydim. Ruhum ve bedenim nerdeydi kiminleydim. Şimdi nasıl. Yalanlarla geçmişti belki. Yapay bir çok şey yaşamıştık belkide.
Kimler bana ne mesajlar atmıştı. Yanımdaki insanlar neler yapmıştı. Zaman geçtikçe o an yapılanları ve okuduklarımın manasını ögretti bana zaman…Yada manasızlıklarını…
Zaman oyunlar oynuyordu bize her zaman. Zamanın oyunlar oynadığını yazarken bile zaman diyorduk. Bir şarkı çalıyordu radyoda beni oyaladığın zamanlar diye. Oyalanmaktaydık bir girdabın içinde. O yalan bu yalan var birazda sen oyalan.
Aklımdan atamadıklatım olsada bu senede beni hatırlayan arkadaşlarım vardı. Nice yıllara diyenler. Hepsine sonsuz teşekkürler. Bazı arkadaşlarım bana kemikleşmiş felsefemde değişiklik yapmamı hatırlattılar. Bazı arkadaşlarım kitaplar verdiler acıları anlatan. Ve de muzik beni dinlendiren. Bir grup arkadaşımdan da kitaplar aldım. En kısa sürede okumak istiyorum.
Yazı aslında başka duygularla başladı ama bitti farklı bir şekilde bir kez daha kapalı ifadelerle açık hislerimi yazamadan belkide.
25 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi
Yine gece oldu,yine insanlar uykuda. Artık bu söz bu blog için klasik oldu.Ben yine bazı değerlendirmeler yaptım. İçimde büyüdü yine, yine sığmadı yine küstüm kendime belki. O kadar yorgunluğa rağmen yine uykum kaçtı. Yazmak istedim. Bu yazışlar biraz ürkek biraz kapalı ama içten. Bu yazışlar benle ilgili ama dünyadan okunabilir. Kendimi yazıyorum ama neden burda. Bu soruların cevaplarını bilemiyorum belkide birisi yazılanları anlar diye belkide en az bir kişi vardır diye belki. Bir mutsuzluk hissettim eve geldiğimde bende mutsuz oldum. Sonra bazı şeylerin daha farklı olması gerektiğini düşündüm. Sonra farkına vardım sonradan. Sonradan üzüldüm. Ama artık sonradan’dı. Kendime kızmaktan gönlüme küsmekten başka birşey yapamadım. Ne de yapmak istediklerimi yapmak için cesaret bulamadım. Sonradan’dı artık. Önceden yapılmalıydı… Zaman geriye dönmezdi… Beklemeye başladım sabahı. Hüzünle…
24 Ağustos 2007 tarihinde Berkant ekledi