Lie to me..

Dont worry chris they did. 🙂  But also still i dont know what is the all song telling.

Suların Geleceği Saat

Ankara’da perşembe günü saat akşam 6 gibi su verilmeye başlandı. Ancak suların her eve ulaşması yaklaşık olarak 24 saat alacakmış .  Çarşamba gününe kadar kesintisiz su verilecek daha sonra da yeni bir açıklama yapılacak . Ancak kesintilerin sürmesi bekleniyor. Yakında elektirik ve telefon içinde aynı şey düşünülüyor 🙂

Biraz sabırlı olunuz ve birkaç gün tasarruflu kullanarak keyfini çıkarın.

Kervan…

desert.jpg

Kervanlar, bir prenses bile barındırmadan yol alan,
Yolcular, yürüdükleri yollarda anlamadan yol alan,
Ufukta batan bir güneş,
Yakınlarımda bir yalnızlık çağrıştıran,
Soğuk bir geceye adım atan,
Kervanlar gibi kalbim,
Sığınacak bir küçük evi bile olmayan…
—
Caravans are travelling without they carry a princess,
Travellers who are travelling without understanding their ways
There is a sun which are sinking,
Remembering me that “being alone” close to me
One step to cold night
My heart like caravans
There is no little home for it for refuge…

Berkant, Ankara, 09/08/2007

Ayak izleri bırakmadan

gunes_sevgili.jpg

İki sevgiliydik, ayak izleri bırakmadan yürüyen,
İki ayrı dünyadan,
Aramızda güneş,
Sıcaktı ayıracak kadar
Birleştirecek kadar soğuk değildi sular…
Ne de güçlüydü bu aşk,
Güneşe rağmen,
Rağmenlerine rağmen güneşle koşacak…

——
We are two little darlings who are walking without making footprints,
From two another world
Sun is in between us,
Powerfull for left us,
Water not cold enough that for make us together
Even sun
for your “even”s even run with sun…

Berkant, Ankara, 09/08/07

Where Does My Heart Beat Now

Sözler ve ismi çok anlamlı… Yıllardan beridir çok severek dinlerim. Ama o da biliyor bu iş zor…

celine_wdhb.jpg

Konser videosu…

[youtube mAlrYwFRass]

So much to believe in – We were lost in time
Everything I needed
I feel in your eyes
Always tought of keepin-
Your heart next to mine
But now that seems so far away
Don’t know how love could leave
Without a trace
Where do silent hearts go?

Sözlerin Devamı Devamını oku →

Uzaklaşmaların

4527362.jpg

Bir ağacın altında bekler ben ve yalnızlığım seni
Bir parça gökyüzünü çekmeyi diler içine,
Bir kuru daldan canlanmak ister aşk
Ufuklar kadar yakın olmak ister
Sanmadığım yakınlaşacak kadar uzaklaşmalarımıza,
Uzaklaşmaların, anlamını kaybedip güneş ışığında,
Yeni bir demet olup gelmesini bekler, birlikteliğin
Yakınlaşmaların anlamsız olduğu yerde…

Berkant, Ankara, 09.08.2007

Tutsak…

Tutsaklıklarımız: kimi zaman bir objeye, kimi zaman ideolojilere, kimi zaman sevgiliye, kimi zaman kendimize.. Herşeyden önce zamana tutsağız. Geceyi ne yırtarsa yırtsın…

İhaneti sende gördüm
Sende şiddeti gördüm aşkı gördüm
Yanarak içinden geçtim aşkın
Kor olmadan küle döndüm

Dokun bana dokun n’olur
Hasretinden oldum
Kopar zincirleri yeniden gel
Durmadan gel hep gel

Ben sana tutsak sen bana yasak
Gel günahlarla korkularla gel
Ben savunmasız çırıl çıplak
Sen hesaplarla sorgularla gel

Geçiyor günler çok üzgünüm
Geçiyor akşamlar sessiz
Geceyi yırtar yalnızlığım
Güneşi yakarım sensiz.

Afrika Yaklaşımı…

Geçen gece yorgun argın eve geldim. Ama eve geldiğimde elektirikler yoktu, sonra biraz uyumak iyi gelir diye düşünüp uyudum. Kalktığımda hala elektirikler yoktu, herneyse 3 saat sonra elektirikler geldi. Sonra işlerimi yapmak üzere bilgisayarımın başına geçtim. Derken elektirikler gitti, teknolojiyi kullanarak laptop ve mobil telefonumun internet bağlantısını kullanmak istedim o da doğru düzgün çalışmadı. Sular zaten kesik, elektirikler yok, telefon sistemi çalışmıyor, halime şükretmekten geri durmadım ama olduk afrika dedim. Ordaki insanları düşündüm onlara acıdım, sonra kendimizi düşündüm, varlık içinde yokluk tamamen.  Elimizdeki imkanları etkin bir biçimde değerlendiremiyoruz. Deli oldum, ama elden gelen birşey yoktu maalesef.

Kurumların açıklamalarına bakıyorum: kimi su kesintisi gereksiz diyor, kimisi suları kesip, birden bire su verince patlayacağını önceden algılayamayıp boruları patlatıyor, kimisi elektirikte sıkıntılı, altyapı zaten dert, her yağmurda berbat heryer. Birde yurdum insanlarına bakıyorum: kalifiye insanlarımız ya süründürecek maaşla çalıştırılıyor yada işsiz. Kalifiye olmayan, ülkesini sevmeyen bir dolu insan olmaması gereken yerlerde. E herşey doğal diyorum. İnşALlah herşey yoluna girer…. Eğitim şart…

Hadi Beni Yine Sev…

Şimdi yeniden sevilir mi bilinmez. Deli sevilirmi o da meçhul. Sevgi bu öle çocuk oyuncağı değil. Yeninden yine 🙂 yeni. Aşk bir defa sonsuza dek. Nasıl olması gerektiği belli… Ama şarkı güzel.

Yüreğimdeki fırtına
Dinmedi hala
Titrerdim isterdim
Seni hep kollarımda

Yine bana gel
Yana yana yine beni sev
Hadi beni yine sev
Beni deli deli sev
Beni yine yeni yeni
Yine yeni yeniden sev

Ben yandıkça bağrımda
Sönmez ateş
Gece yıldız tenimde
Gündüz güneş

Hadi beni yine sev
Beni deli deli sev
Beni yine yeni yeni
Yine yeni yeniden sev

Organizmamız…

Vucudumuzu incelemeye başladığımız ortaokul dönemlerinden beri biliriz ki organizmamız içine giren mikroplarla savaşır. Bazılarını yenebilir, bazılarını yenemez. Yenememesi : bağışıklık sistemi zayıf olduğundan yada tanınmayan bir mikroptandır. Hatta birçok hastalık için aşı yaparlar. Bknz. Aşklara aşı yapılır mı! . AŞıları bir kenara bırakırsak ALlah korusun dermansız dertleride.

Organizmamız yaratılış icabı kendi içine giren herşeyle savaşır, ayakta durmak için sağlıklı olmak için çabalar. Bu hem fiziksel hemde psikolojik açıdan geçerlidir.  

Dolayısıyla önce ben mantığını kavramalıyız. Fıtrat bu.

Devam edecek…