Dünyada olanlar…İlginç

Bazı maddeleri okurken üzüldüm… Genelini diyelim
BBC Programcısı Jessica Williams, dünyanın röntgenini çekmiş. Tespitlerini ise “Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek” adını verdiği bir kitapta toplamış.

Seyfi Öngider’in editörlüğündeki Aykırı Yayınevi’nden piyasaya yeni sürülen bu kitap, oldukça ilginç.

“50 gerçek” olarak adlandırılan aykırılıklar, yanlışlıklar veya sorumsuzluklar, ilk bakışta birbiriyle ilintili gözükmeyebilir. Ama her biri, dünyanın çivisinin üzerine bir balyoz gibi iniyor.
İşte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek:
Devamını oku →

Hayata Karşı Refleksler “Biz”i saklayan

Yaşantılarımızın başlangıcından beridir bir refleksi yaşarız bizler. Beslenmek için ağlamakla başlar refleksler. Sonrasında bize ögretilenin haricinde sadece istemsiz kaslarımız tarafından otomatik olarak yönetilmez reflekslerimiz.

Yaşadığımız her olaya tepki verir ruhumuz, vucudumuz ve aklımız. Önceleri ilişkilerimizde saf ve sadece kendimiz olarak başlarız, sonraları ilişkide olduğumuz insanların sayısı gitigide artmaya başlar. İş ilişkileri, duygusal ilişkiler derken bir bakar refleksleriniz gölgelemiş “biz” i.

Peki, nasıl oluyor diyeceksiniz. İş hayatına ilk girdiğinizde temiz duygulara elinizden geleni yapmaya çalışırsınız yetenekleriniz oranında. Ama işten başka şeylere odaklanmış başarınız yada başarısızlıklarınızı hazmedemeyen insanlar vardır: ruhlarını kötülüklerden gelen iplerle işlemeyi meslek edinmişler. Ani olarak karşılaştığınız olaylarıyla onların sizi yoketmek amaclı, refleks verir akıl, beden, ruh. Daha sonra bir kabuk kaplanır üzerinize.. ve sonra birçok diğerleri.

Duygusal ilişkilerinizde de durum farksız değildir, size layık olmayan, denginiz olmayanlara, layık olmayanlara verdiğiniz fazla değerlerle üzeri kaplanacak bir kalbiniz vardır. Tabiki herkes iyi olacak, herkes birbiriyle olabilecek diye bir kural yoktur, ama sorun verilenlere alınan karşılıkların sizde yaptığı reflekslerdir. Önce değer vermekle başlar hayatınıza ilk giren kişiye, sonra onu sevmekle devam eder. Ama sevgiler yalandır genellikle, yaşarsınız. Her yaşadığınız acı, her yaşadığınız yapay mutluluk kaplar kalbinize bir kabuk. Her kabuk yansı bulur ruhunuzda belkide alanı belirli o et parçasına bir kara nokta koyarız kullanmak istemediğimiz kara kalemimizle.

Nihayetinde kabukların altında kendini korumaya almış bir kalp vardır yansılatmaya çalışırşınız korumaya alınmış diğer kalplerde kendi duygularızı. Duygular önce bizim kalbimizde süzülür sonrada karşı tarafınkinden. Orda olan gerçek değil süzülmüş duyguların arınmamış gerçeklikleridir sadece.

Refleksler saklar “ben”i ve “sen”i ve “biz”i korur her yürek kendini… Arayışlar kalır… Yırtmaya gücü olmayan kabuk kaplamış kalpleri….

Berkant 03/08/2007, Ankara

Yanlış Anlama

Düşündüğünüz,
Söylemek istediğiniz,
Söylediğiniz,
Karşınızdakinin duymak istediği,
Duyduğu,
Anlamak istediği,
Ve anladığı arasında faklar vardır.

Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var. Sylviane Herpin söylemiş..

Ankara Su Kesintilerini Nasıl Ögrendi ?

Eğer Ankara’da yaşıyorsanız son günlerde su kesintileri ile duyuru mesajlarını görmüşsünüzdür. Ancak bu durumun bu şekilde lanse edilmesi ne kadar doğru tartışılır, normalde olumsuz bir olay acıklanırken başka bir şekil alınır. Biraz daha üzgünlük ifadeleri suratlarda olur ama maalesef bu duyurularda böyle değildi. Ona bakınca ben şunu görüyordum 🙂

“Heyyooo Yaşasın suyunuzu kesiyoruz… ” Tam Yurdum insanı bir tanıtım. ALlah sabır versin bize.

Memleketimden Temmuzda

[Gallery=10]

Yalın Herşey Sensin

Bir zamanlarımın deli parçası bu da olmalı…

Koydum sevinçlerimi önüme
Baktım hepsi sensin
Duyduğum şiirleri boynu bükük
çözüldü bütün düğümler
Yıpranmış hayatlar, büyük hüzünler bekler,
her işte bir hayır
bu işte hepsi sensin…

Şimdi senden vazmı geçmeliyim?
Masal olup yola devam mı etmeliyim?
Ben kalpten sorumlu,
aşka zorunluydum
anladım herşey sensin

Adı Aşk Sebebimin

Süper slow:) sevdim ben hatırlattı bana birşeyler…

Belki de zamansız açtım içimi
Yüreğim şeffaftı aklımsa deli
Ben geldim sen kaçtın hep bana inat
Bir vardın bir yoktun hep masal gibi

Ne kara kaşına ne kara gözüne
Ben tek bir sözüne tutulup kaldım
Değmedi bir kere ellerin yüzüme
Gel gör ki bin yıldır sanki vardın

Adı aşk sebebimin
Her hata kalbimin
Hep değerinden
Hep gereğinden
Hakettiğimden çok sevdin

Bidon Muhabbeti :)

Evet şu günlerde artık sebebi her ne olursa olsun. Ankara’da su kesintileri başladı. Herkesin gündelik konuşmalarına yeni bir kavram yerleşti “Bidon aldın mı abi” , “Ay kız bizim herif almış 3-4 bidon ne yapacaksak, yetmezde şimdi… ” şeklinde. Daha ne replikler.

Yani biz ülke olarak su açısında çok zengin olmasakda çok da fakir değiliz. Her zamaki gibi kaynaklarımızı etkin ve verimli olarak kullanamıyoruz. Maalesef durum böyle. Ama fırsatçılıkta üstümüze yok 5 milyonluk bidonlar oldu altın, eğer parayı bidona yatırsaydık ne dolar ne avro nede altın deli para kazanırdık 🙂 .

Ankara’nın hemen hemen her yerinde yollarda parklarda bahçelerde araba tamircilerinde, hatta yol üzerlerinde bile bidon satılır oldu. Bizde olduk bir bidon klanı 🙂 Hepinize sabır diliyorum. Vay benim memleketim.

Buyrun burdan bakınız hangi bölgedesiniz, ne zaman sular kesilecek. Gittim mi 48 saat gelmeyecek, susuz hayatta, suların bollaşması ve daha etkin kullanılması dileğiyle. Devamını oku →

Güzel bir gece sabahında eymir kenarında…

Güzel bir gece ve sabahtı, dinlendirici, karışık, karmaşık, felsefi, yalnız. Devamında uyumadan diğer şeylerle uğraştım akşama enerji bitmişti. Sanırım yaşlanıyorum 🙂
[Gallery=9]

İddialı ama :) öyle…

Gülşen abla ne demiş 🙂 şu birkaç gündür favorim

İstemesende dostlar sorar
Benden konuşacaksın
Evde her eşya sana dedil
Alehimemi kullanacaksın

Sevişirken başkasıyla
Benim kokun odanda
Aynalarda yansımam belirir
Geçemezsin Uykulara

Tutulmadı vaatler
Nerde o sözünün eri
Seni vurdun da yeminler
Yıkanırsın elimin kiri

Hangi aşk vazgeçilmez demiştin
Hangi ten unutulmaz
Benimki unutulmaz
Anlayacaksın